
40 yıllık baba mesleği fırıncılığa istikrarlı bir şekilde devam eden Muzaffer Bıyık, iş hayatında istikrarın önemine dikkat çekiyor. Aynı zamanda AK Parti Darıca İlçe Başkanı olarak siyasette de istikrarı yakalayan Bıyık, ticarette de siyasette de başarının sırrını işi iyi bilmek olarak açıklıyor.
Muzaffer Bıyık kimdir?
Doğma büyüme Gebzeliyim. Beylikbağı'nda doğdum, ilkokulu Beylikbağı'nda okudum. Çayırova Fevzi Çakmak Lisesi'nden mezun oldum. Lise hayatı bittikten sonra iş hayatım başladı. Baba mesleği oaln unlu mamülleri işini yapıyoruz. 1993'ten beri Darıca'da ikamet ediyorum. Aslen Kastamonuluyum, evli ve üç çocuk babasıyım.
FIRINCILIK BABA MESLEĞİMİZ
Muzaffer Bıyık, fırıncılıpın baba mesleği olduğunu kaydederek şöyle konuşuyor: “Fırıncılık bizim baba mesleğimiz. 1968 yılında buraya gelip Yenimahalle'de ilk işletmeyi açmışlar. Amcamla beraber babam Çayırova'ya gelip fırın kiralamışlar ve 1968'de işe kiralık fırınla başlamışlar. 1972'de de Bayramoğlu'nda kendi yerlerini açmışlar.
İSTİKAR ÖNEMLİ
40 yıldır aynı mesleği yaptıklarını kaydeden Muzaffer Bıyık, iş hayatında istikrarın önemli olduğunu dikkat çekerek şöyle devam ediyor: “İstikrar önemli bir şey. Yaptığımız iş sorumluluk gerektiren bir iş. Gıda sektörü halkın sağlığını doğrudan ilgilendiriyor. Hijyeni ve sorumluluğu ön planda tutmanız gerekiyor. Bunların yanında kaliteyi de ilke edinirseniz iş hayatında 40 yıl geride kalıyor. Bizim sektörümüzde merdiven altı tabiri çok oluyor. Bu da haksız rekabete neden oluyor. Bu durum bizi de etkiliyor. Ama biz yine de kaliteden ödün vermeden çalışmaya devam ediyoruz.”
ASIL İŞİMİZ EKMEKÇİLİK
Bugün tatlıdan pasta çeşitleri ve ekmek çeşitlerine kadar birçok ürün imal ettiklkerini kaydeden Muzaffer Bıyık, “Bizim asıl işimiz ekmekçilik. 1994-95 yıllarında fırıncılık sektörü sıkıntıya girince unlu mamüllere yöneldik. Tatlı, yaş pasta, kurabiye gibi unlu mamülleri de üretiyoruz. Kendi imalathanemiz var ve üretim yapıyoruz.Kapasitemiz dolu bir şekilde çalışıyoruz.” diyor.
ESKİDEN FIRINCILARA SANAYİCİ GÖZÜYLE BAKILIYORDU
Son dönemde fırınlarda büyük bir artış olduğunu ve denetimlerin yetersiz olduğunu da vurgulayan Muzaffer Bıyık, “Eskiden fırıncılara sanayici gözüyle bakılıyordu. Fırınlar fabrika gibi görülüyordu. Ama fırınlar git gide çoğaldı. Ruhsatsız fırınlar türedi. Bir de merdiven altı dediğimiz imalathaneler olunca sektör daraldı. Biz de unlu mamülleri imalatı gibi farklı alanlara yöneldik” diye konuşuyor.
FIRINCILIKTAN BAŞKA İŞ BİLMEM
İşinin hamalı olduğunu da söyleyen Muzaffer Bıyık, şöyle devam ediyor: “Fırıncılıktan başka hiçbir mesleğe ilgi duymadım. Fırıncılık baba mesleğimiz. Biz gözümüzü fırında açtık. İşimin hamalıyım. Ben ve 3 kardeşim ekmeğin un halinden ekmek haline gelene kadar ki her halinden anlarız. Bugün bile bir ustamız rahatsızlandığında gece kalkıp ekmek yapabilirim. Siyasete girmeden önce geceleri kalkar çalışırdım. Ama siyaset yorucu bir iş olduğu için fırını kardeşlerime bıraktım.”
İŞİ İYİ BİLECEKSİN
Fırıncılık sektöründe 40 yılı geride bırakmanın kolay olmadığını ifade eden Muzaffer Bıyık, ticarette başarılı olmanın temel şartının ise yaptığın işi iyi bilmek olduğunu söylüyor. Bıyık, şöyle konuşuyor: “İyi un alacaksın. Kaliteli ekmek yapacaksın. İyi maya kullanacaksın. İşi iyi bilen insanlarla çalışacaksın. En önemlisi de yaptığın işi iyi bileceksin. Bizi sektörün patronluğu olmaz. Ne kadar yükselirsen yüksel işin hamallığı vardır. Eski fırıncı olduğumuz için diyaloglarımız, ilişkilerimiz iyidir. Bütün bunlar birleşince de iş hayatında başarı ve istikrar kendiliğinden geliyor.”
SİYASETE AK PARTİ'DE BAŞLADI
Ticaretteki başarısını siyasette de sürdüren Muzaffer Bıyık, siyasete başladığı AK Parti'de Darıca İlçe Başkanlığı görevini başarıyla yürütüyor. Bıyık, siyasete girişini şöyle açıklıyor: “Siyasetle ticaretin ortak noktaları var. Ticarette işletmenize gelen müşteriyi memnun edebiliyorsanız o size geri dönecektir. Siyasette de beşeri ilişkiler ön planda. İnsanların sizi sevmesi önemli. Kardeşlerimin işin başında olması siyasette olmamdaki en önemli etkendir. Siyasete AK Parti ile başladım. Başbakanımız bu kıvılcımı ateşlediğinde bizim de yüreğimizde kıvılcım yandı. Başbakanımızla aynı partide siyaset yapmak istedim. Beylikbağı'nda mahalle teşkilatı kurulurken maddi manevi destekte bulundum. Darıca Belediyesi Meclisü üyeliği için 19. sıradan aday oldum. Daha sonra ilçe yönetimine girdim. Hakan Höbek'in başkan olduğu dönemde ilçe yönetimindeydim. Hakan Bey rahatsızlanınca ilçe başkanlığına atandım. Teşkilatta bazı sorunlar vardı. Ben teşkilatı belirli seviyeye çekmek için uğraştım. Belediye ile teşkilat uyumuna önem verdik. Bu uyum başarıyı getirdi. Referandum ve genel seçimlerde bunun meyvelerini aldık.”




