Haber Girişi: 02.11.2021 - 10:29, Güncelleme: 02.11.2021 - 10:49

“Bir Dem Yunus” El Sanatları Sergisi

 

“Bir Dem Yunus” El Sanatları Sergisi

Tarihçi Yazar Recep Kankal
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Türk dili ve kültürünün en önemli şahsiyetlerinden Yunus Emre’yi vefatının 700. yıl dönümü olması münasebetiyle anma ve kutlama yıl dönümleri arasına aldı. Türk-İslam kültür ve medeniyetinin en önemli şair ve mutasavvıflarından olan Yunus Emre, XIII. yüzyıldan günümüze değin başta Anadolu olmak üzere İslam coğrafyasının çeşitli bölgelerinde önemli etkiler bırakmıştır. Bu kapsamda, vefatının 700. yıl dönümü olması hasebiyle 2021 yılınının Yunus Emre yılı ilan edilmesinin ardından sempozyumlar, söyleşiler, paneller de ülkemizin farklı şehirlerinde üniversite, valilik, kaymakamlık, müftülük, diğer kamu kurumlarınca da tertip edildi. Dumlupınar Üniversitesi’nde “Yunus Emre ve Türkçe Yılı Sempozyumu”, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde “Vefatının 700. Yılı Münasebetiyle Yunus Emre Sempozyumu”, Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde “Uluslararası Türkçenin Anadolu'da Yazı Dili Oluşu Sempozyumu”, “Türk Dil Kurumu tarafından “Uluslararası Türkçenin Anadolu'da Yazı Dili Oluşu Sempozyumu”, Kocaeli Üniversitesi’nde “I. Uluslararası İslam Kültür ve Medeniyeti Sempozyumu -Yunus Emre”, Atatürk Üniversitesi’nde “Uluslararası Yunus Emre ve Dünden Bugüne Türkçe Sempozyumu”, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı himayelerinde ve Türk Dil Kurumu iş birliği ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi “Yunus Emre Sempozyumu”, Sivas Valiliği İl Müftülüğü'nce “Yunus Emre Oratoryosu” düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi “700. Yılında Yunus Emre ile İnsana ve Kainata Dair Bir Müzik Projesi”ni icra etti. İstiklâl Marşı’nın kabulünün 100. yılı ve Yunus Emre'nin vefatının 700. yılı anısına düzenlenen “13. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu” Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nde yapıldı. Yurtdışında da etkinlikler oldu. Edinburgh Başkonsolosluğu, Londra Yunus Emre Enstitüsü ve ATAS (İskoçya Türk Öğrenci ve Mezunlar Derneği) ortaklığında düzenlenen 3 gün süren bir program icra edildi. Pendik Belediyesi ise farklı bir çalışma ile Yunus Emre’yi andı. Bugüne kadar yüzlerce sergiye ev sahipliği yapan Mehmet Akif Ersoy Sanat Merkezi bu kez “Bir Dem Yunus” El Sanatları Sergisi için kapılarını açtı. Sergide usta ve genç 31 sanatçı kaligrafi, hat, tezhip, minyatür ve kat’ı branşlarındaki eserleriyle Yunus’un şiirlerini dile getirdi. Açılışta konuşan serginin küratörü Hakan Dağlı: “Samimiyetle çalıştık, eserleri içselleştirdik. Güzel bir proje oldu.” diyerek geleneksel sanatlara desteğinden ötürü Pendik Belediyesi’ne teşekkür etti. Sanatseverlerin büyük ilgi gösterdiği “Bir Dem Yunus” El Sanatları Sergisi 15 Kasım'da sona erecek. Sergide eseri bulunan sanatçılar; Abdullah Özdemir, Abdullah Savcı, Aslı Öner Türkmen, Aslıhan Genç, Aynur Kuş Topsakallar, Ayla Aktuyun, Ayşe Karaarslan, Bahare Gençer, Ece Oğuz, Ekrem Ceyhan, Emine Gündoğdu, Erdinç Sezen, Fatma Betül Bağcı, Funda Arı Karakaş, Gökçe Çiçek Erdemir, Gülçin Kanar Şimşek, Hülya Dönmez, İrfan Yardım, Kamuran İşcan, Mehlika Hilal Kırca, Merve Özdeş, Neslihan Kocatürk, Niyazi Ünal, Rümeysa Zeynep Kurtuluş, Selçuk Polat, Selenay Zorlu, Soner Özcan, Ümmü Gülsüm Sevim Gencer, Yakup Öner, Zeynep Bato & Mehmet İşcan. Pendik tren istasyonuna çok yakın olan kültür merkezi, çarşının ortasında iki katlı beyaz renkte hoş bir tarihi konak olarak tasarlanmıştır. Serginin aydınlatması ve mekânın tasarımı güzel düşünülmüş ve sergi sırasında dikkat dağıtan bir unsurla karşılaşmıyoruz. Yunus Emre'nin sevdiğim, en güzel ve beni benden alan "Hak bir gönül verdi bana..." diye başlayan şiiri, Kaligraf Abdullah Özdemir’in maharetiyle kâğıda nakşedilmişti.  Diğer eserlerin her biri hakikaten büyük bir özverili ile hazırlanarak ziyaretçilerin beğenisine sunulmuş. Eser sahiplerinin sanattaki mahareti adeta dile gelmiş, ziyaretçileri etkilemiştir. Ziyaretim sırasında salon hiç boş kalmadı. Eserlerde Yunus’un şiirlerindeki ilahi aşk teması daha ön planda olduğunu gördüm. Zeynep Bato & Mehmet İşcan tarafından kufi formla yapılan eser bence de çok güzel bir çalışma, serginin afişinde de bu kıymetli çalışma kullanılmış. Eserler dışında cam bir vitrin içerisinde bu eserlerin yapımında kullanılan divit, hokka, mürekkep, fırça, cetvel, makas gibi aletler de sergilenmiştir. Farklı bir açıdan bakışla bir araya getirilen eserlerden oluşan bu kıymetli sergi, aslında daha da geniş çaplı bir organizasyon ile Yunus Emre Enstitüsü öncülüğünde uluslararası arenaya taşınabilir. Ebru, filografi, tezhip vs. ağırlıklı sanatsal çalışmalarla daha da zenginleştirilebilir. Yunus Emre’nin benim için kıymetli şiirini de bu vesile ile buraya eklemek isterim. Hak bir gönül verdi bana, ha! demeden hayran olur Bir dem gelir şadan olur, bir dem gelir giryan olur Bir dem sanasın kış gibi, şol zemheri olmuş gibi                               Bir dem beşaretten doğar, hoş bağ ile büstan olur Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez Bir dem dilinden dür döker, dertlilere derman olur Bir dem div olur ya peri, viraneler olur yeri Bir dem uçar Belkıs ile, sultan-ı ins ü can olur Bir dem varır mescidlere, yüz sürer anda yerlere Bir dem varır deyre girer, İncil okur ruhban olur Bir dem gelir İsa gibi, ölmüşleri diri kılur Bir dem girer kibr evine, Fir'avn ile Haman olur Bir dem döner Cebrail’e, rahmet saçar her mahfile Bir dem gelir gümrah olur, miskin Yunus hayran olur.
Tarihçi Yazar Recep Kankal

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Türk dili ve kültürünün en önemli şahsiyetlerinden Yunus Emre’yi vefatının 700. yıl dönümü olması münasebetiyle anma ve kutlama yıl dönümleri arasına aldı.

Türk-İslam kültür ve medeniyetinin en önemli şair ve mutasavvıflarından olan Yunus Emre, XIII. yüzyıldan günümüze değin başta Anadolu olmak üzere İslam coğrafyasının çeşitli bölgelerinde önemli etkiler bırakmıştır. Bu kapsamda, vefatının 700. yıl dönümü olması hasebiyle 2021 yılınının Yunus Emre yılı ilan edilmesinin ardından sempozyumlar, söyleşiler, paneller de ülkemizin farklı şehirlerinde üniversite, valilik, kaymakamlık, müftülük, diğer kamu kurumlarınca da tertip edildi. Dumlupınar Üniversitesi’nde “Yunus Emre ve Türkçe Yılı Sempozyumu”, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde “Vefatının 700. Yılı Münasebetiyle Yunus Emre Sempozyumu”, Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde “Uluslararası Türkçenin Anadolu'da Yazı Dili Oluşu Sempozyumu”, “Türk Dil Kurumu tarafından “Uluslararası Türkçenin Anadolu'da Yazı Dili Oluşu Sempozyumu”, Kocaeli Üniversitesi’nde “I. Uluslararası İslam Kültür ve Medeniyeti Sempozyumu -Yunus Emre”, Atatürk Üniversitesi’nde “Uluslararası Yunus Emre ve Dünden Bugüne Türkçe Sempozyumu”, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı himayelerinde ve Türk Dil Kurumu iş birliği ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi “Yunus Emre Sempozyumu”, Sivas Valiliği İl Müftülüğü'nce “Yunus Emre Oratoryosu” düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi “700. Yılında Yunus Emre ile İnsana ve Kainata Dair Bir Müzik Projesi”ni icra etti. İstiklâl Marşı’nın kabulünün 100. yılı ve Yunus Emre'nin vefatının 700. yılı anısına düzenlenen “13. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu” Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nde yapıldı. Yurtdışında da etkinlikler oldu. Edinburgh Başkonsolosluğu, Londra Yunus Emre Enstitüsü ve ATAS (İskoçya Türk Öğrenci ve Mezunlar Derneği) ortaklığında düzenlenen 3 gün süren bir program icra edildi.

Pendik Belediyesi ise farklı bir çalışma ile Yunus Emre’yi andı. Bugüne kadar yüzlerce sergiye ev sahipliği yapan Mehmet Akif Ersoy Sanat Merkezi bu kez “Bir Dem Yunus” El Sanatları Sergisi için kapılarını açtı. Sergide usta ve genç 31 sanatçı kaligrafi, hat, tezhip, minyatür ve kat’ı branşlarındaki eserleriyle Yunus’un şiirlerini dile getirdi. Açılışta konuşan serginin küratörü Hakan Dağlı: “Samimiyetle çalıştık, eserleri içselleştirdik. Güzel bir proje oldu.” diyerek geleneksel sanatlara desteğinden ötürü Pendik Belediyesi’ne teşekkür etti. Sanatseverlerin büyük ilgi gösterdiği “Bir Dem Yunus” El Sanatları Sergisi 15 Kasım'da sona erecek.

Sergide eseri bulunan sanatçılar; Abdullah Özdemir, Abdullah Savcı, Aslı Öner Türkmen, Aslıhan Genç, Aynur Kuş Topsakallar, Ayla Aktuyun, Ayşe Karaarslan, Bahare Gençer, Ece Oğuz, Ekrem Ceyhan, Emine Gündoğdu, Erdinç Sezen, Fatma Betül Bağcı, Funda Arı Karakaş, Gökçe Çiçek Erdemir, Gülçin Kanar Şimşek, Hülya Dönmez, İrfan Yardım, Kamuran İşcan, Mehlika Hilal Kırca, Merve Özdeş, Neslihan Kocatürk, Niyazi Ünal, Rümeysa Zeynep Kurtuluş, Selçuk Polat, Selenay Zorlu, Soner Özcan, Ümmü Gülsüm Sevim Gencer, Yakup Öner, Zeynep Bato & Mehmet İşcan.

Pendik tren istasyonuna çok yakın olan kültür merkezi, çarşının ortasında iki katlı beyaz renkte hoş bir tarihi konak olarak tasarlanmıştır. Serginin aydınlatması ve mekânın tasarımı güzel düşünülmüş ve sergi sırasında dikkat dağıtan bir unsurla karşılaşmıyoruz. Yunus Emre'nin sevdiğim, en güzel ve beni benden alan "Hak bir gönül verdi bana..." diye başlayan şiiri, Kaligraf Abdullah Özdemir’in maharetiyle kâğıda nakşedilmişti.  Diğer eserlerin her biri hakikaten büyük bir özverili ile hazırlanarak ziyaretçilerin beğenisine sunulmuş. Eser sahiplerinin sanattaki mahareti adeta dile gelmiş, ziyaretçileri etkilemiştir. Ziyaretim sırasında salon hiç boş kalmadı. Eserlerde Yunus’un şiirlerindeki ilahi aşk teması daha ön planda olduğunu gördüm. Zeynep Bato & Mehmet İşcan tarafından kufi formla yapılan eser bence de çok güzel bir çalışma, serginin afişinde de bu kıymetli çalışma kullanılmış. Eserler dışında cam bir vitrin içerisinde bu eserlerin yapımında kullanılan divit, hokka, mürekkep, fırça, cetvel, makas gibi aletler de sergilenmiştir.

Farklı bir açıdan bakışla bir araya getirilen eserlerden oluşan bu kıymetli sergi, aslında daha da geniş çaplı bir organizasyon ile Yunus Emre Enstitüsü öncülüğünde uluslararası arenaya taşınabilir. Ebru, filografi, tezhip vs. ağırlıklı sanatsal çalışmalarla daha da zenginleştirilebilir.

Yunus Emre’nin benim için kıymetli şiirini de bu vesile ile buraya eklemek isterim.

Hak bir gönül verdi bana, ha! demeden hayran olur

Bir dem gelir şadan olur, bir dem gelir giryan olur

Bir dem sanasın kış gibi, şol zemheri olmuş gibi                              

Bir dem beşaretten doğar, hoş bağ ile büstan olur

Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez

Bir dem dilinden dür döker, dertlilere derman olur

Bir dem div olur ya peri, viraneler olur yeri

Bir dem uçar Belkıs ile, sultan-ı ins ü can olur

Bir dem varır mescidlere, yüz sürer anda yerlere

Bir dem varır deyre girer, İncil okur ruhban olur

Bir dem gelir İsa gibi, ölmüşleri diri kılur

Bir dem girer kibr evine, Fir'avn ile Haman olur

Bir dem döner Cebrail’e, rahmet saçar her mahfile

Bir dem gelir gümrah olur, miskin Yunus hayran olur.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.