Haber Girişi: 22.10.2021 - 11:50, Güncelleme: 22.10.2021 - 11:53

DEVA Partisi'nin ekonomi kurmayları iş insanları ile buluştu!

 

DEVA Partisi'nin ekonomi kurmayları iş insanları ile buluştu!

DEVA Partisi'nin ekonomi kurmayları iş insanları ile buluştu!
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcıları Türkiye'nin Ekonomi Sorunları ve Çözüm Önerileri söyleşisinde Kocaeli’de STK’lar ve iş insanları ile bir araya geldi. Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Kocaeli İl Teşkilatı, ekonomi alanında uzman genel başkan yardımcılarını Türkiye'nin Ekonomik Sorunları ve Çözüm Önerileri Söyleşisi programında STK'lar, iş insanları ve parti üyeleriyle bir araya geldi. İlk sözü alan DEVA Partisi İl Başkanı Adem Koç, "2009 yılında 200 TL ile 123 dolar alınıyordu ama şu an 23 dolar alınıyor. Toplumsal huzur ve barış kalmadı artık. Bu önemli bir sorun. Ülkemizin milletimizin huzurunu kaybetmeye asla tahammülümüz yok. İnşallah yakın zamanda bu tip sıkıntılardan kurtulacağız" diye konuştu. "TÜRKİYE EKONOMİ SIRALAMASINDA 16.SİRADAYKEN 21. SIRAYA GERİLEDİ" Türkiye'nin sorunlarında bahseden Ekonomi Finans Politikaları Başkanı İbrahim Çanakçı, "Kocaeli il Başkanı ve teşkilatına teşekkür ediyorum. Bugünün sıcak konusu Merkez Bankasının faiz indirimi. Çünkü meselemiz ondan çok çok büyük. Elbette faiz indirimi çok önemli. Kurlarda yaşanacak sıçramayla birlikte enflasyon artışı çok çok önemli. Bunlar iç içe ve bağlantılı. Türkiye'nin özellikle 5-6 yıllık dönemde ekonomik sistem anlayışında köklü bir sistem gerçekleşti. Daha çok inşaata ve ranta dayalı bir büyüme. Tabi ki yine kredi pompalanmasına dayanan ekonomik bir büyüme. Türkiye şu anda tipik orta gelir tuzağına yakalanmış. Bu eşiği geçen Güney Kore, Malezya bu sınırı geçebilmişler. 2013 yılında biz de bu eşiğe geldik. Önemli olan oraya geçmek değil kalıcı olabilmek. 2013 yılında kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye geldiği ve Milli gelirin 1 milyara dayandığı bir dönem geçirdik. Ondan sonra Türkiye milli gelirinde üst üste gerileme yaşadı. Türkiye ekonomi sıralamasında 16.siradayken 21. sıraya geriledi. Bu gerileme süreci sadece ekonomide yaşanmadı" dedi. "HAZİNENİN BORCU 3 YILDA 2 KAT FAZLA ARTMIŞ" Enflasyonun çok fazla yükseldiğini dile getiren Çanakçı, "Biz 5-6 tane sıkıntı görüyoruz ekonomi ile ilgili. Bir tanesi Türkiye'nin büyüme potansiyeli aşağıya geldi. İkinci sorun işsizlikte kronik bir artış söz konusu. Geniş tabanlı işsizlik yani çalışmaya hazır olan ama ümidi kırıldığı için iş aramayan kesim yüzde 27'ye çıktı. Hayat pahalılığı enflasyon fırladı. TÜİK'E göre yüzde 29. Hayat pahalılığı dayanılmaz seviyeye gelmiş durumda. Türkiye aşırı yoksulluğu sıfırlamıştı ama tekrar çıktı. Mutlak yoksul dediğimiz sayı da artış gösterdi. Bir de makro ve mikro ekonomide bozulma söz konusu. Bütçe bir anlamda tekrar borç faiz şekline geldi. Hazinenin borcu 3 yılda 2 kat fazla artmış. 2019 yılında borç 970 milyon TL'ydi şu anda 2 milyar 181 milyon TL. Faiz ödemeleri 50 milyar civarında seyrediyordu. Şu anda 180 milyar civarında. O sarmaldan çıkmıştık ama tekrar içine girdik. Türk lirası üzerine yapılacak hiçbir işte kalkan yok. Rezerv bu anlama geliyor. Paraya olan güveni sağlam tutmaktır. Bu da kayboldu. Türkiye'nin yatırım yapılabilir notunun 5-6 seviye altına düşmesi. Bunu kazanmak 10 yıl sürdü. Ama kaybetmek 2 yıl sürdü. Avrupa'da en yüksek faizi veriyoruz ama yine insanlar paranıza güvende sıkıntı yaşıyorlar. Varlıklarını döviz ve altından yana tutuyorlar. Buradan çıkmak için 2 çözüm yolu öneriyoruz. Bir kısa süreli. Kurumları güçlendirme gibi. Karadeliklerin kapatılmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye'nin yeni bir büyüme modeline geçmesini hedefliyoruz. Büyümenin yapısını inşaattan yatırıma getirmek. Kredi pompalanmasına dayanan dur kalk modelinde verimli modele geçmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "SON 1 AYDA YÜZDE 100'Ü GEÇTİ" Yükselen gıda fiyatları ile ilgili konuşan DEVA Partisi’nin Sektörel Politikalar Başkanı Birol Aydemir, "Gıda fiyatlarının artış sebebi. Birincisi kuraklıktan dolayı birçok üründe arz sıkıntısı var. Arz sıkıntısı olduğu vakit fiyatları doğal olarak artar. Birde dolar kuru. Dolar kuru arttığında her şeye zam gelir. Geçen yıl 2020 yılında 15.2 milyar dolar gıda ürünü ithal ettik biz. Şu anda da birçok şeyi ithal ediyoruz. Doğal kuru artığı vakit bizim ithal ettiğimiz ürünlerin fiyatları artıyor. Gübredeki artışı takip ediyor musunuz? Son 1 ayda yüzde 100'ü geçti. Son 3 yılda tarımsal üretimdeki elektriğin fiyatı yüzde 168 arttı. Her şeyin fiyatı artarken gıdanın artmasını bekleyemeyiz. Artışların önümüzdeki günlerde böyle giderse daha arttığını göreceğiz. Gübre şu anda yok. Bazı ürünlerde de gübre kullanılması gerekiyor. Ama gübre yok. Gübrenin fiyatı inanılmaz arttı. Böyle olunca gübre az kullanılıyor. Az kullanılınca verim düşüyor. Bizim önümüzdeki dönemde de fiyat artışı sürpriz olmayacak" dedi. "ÖZELLEŞTİRMELERİN FAYDALI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ" Özelleştirme ile ilgili görüşlerini dile getiren Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Çanakçı, "Sosyal politikaların ve sosyal refahın önemine inanan bir partiyiz. Onun için birkaç hafta önce bununla alakalı eylem planı açıkladık. Biz eğer büyümeyi adil ve dengeli biçimde dağıtamazsak büyümenin kendisini ortadan kaldırıyoruz. Biz büyüme istiyorsak adil ve dengeli bir biçimde dağıtmalıyız. Özelleştirmelere de bu çerçevede bakıyoruz ve ülke için faydalı olacağına inanıyoruz. Telekom mesela şunu görelim. Telekom gerçek anlamda özelleştirilmedi. Devlet devlette olduğundan daha fazla müdahale etti. Böyle bir özelleştirme olamaz. Düzenleyici denetleyici tüketicinin haklarını koruyacak çerçeveyi oturttuğumuz zaman buna karşı değiliz biz" dedi. "BİZ DÜNYADA İNTERNET HIZINDA ORTALAMA 100.SİRADAYİZ" İnternet politikalarından bahseden Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Politikaları Başkanı Burak Dalgın, "Borsada işlem gören ne kadar şirket varsa düşünün. Bunların değeri 160 milyar dolar. Netflix şirketi 280 milyar dolar. O aklımıza gelen firmalar 160 milyar dolar. Sadece Netflix 280 milyar dolar. Bu sohbeti 40-50 sene önce yapıyor olsaydık önce elektrik o olmadan sanayileşme olmaz derdik. Şimdi de internet. Biz dünyada internet hızında ortalama 100.siradayiz. Böyle olunca nasıl geliştireceğiz biz teknolojiyi. Siz bu altyapıyı yapacak olan şirketi özelleştirdiniz. Ona da bankalar el koydu. Sözleşmesinin bitmesine 5 yıl var daha. 4 milyon çocuğumuz derslere bağlanmıyor. 5H dediğimiz bir yaklaşımımız var. İktidara geldikten sonra bunu birinci dönem sonunda yukarı çıkaracağız. Türkiye önümüzdeki sene ayda 20 milyar lira faiz ödeyeceğiz diyorlar. Bizim bahsettiğimiz internet altyapısı 10 milyar lira. Ulaşılamayan internete karşı her yerde internet. Şehirlerin bazı yerlerinde internete bağlanamıyoruz. Türkiye'nin yüzde 99'u internete ulaşabilecek. Web sitemizde bunları yayınladık. Oradan da bakabilirsiniz. Türkiye internette özgür değil statüsünde" ifadelerini kullandı.
DEVA Partisi'nin ekonomi kurmayları iş insanları ile buluştu!

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcıları Türkiye'nin Ekonomi Sorunları ve Çözüm Önerileri söyleşisinde Kocaeli’de STK’lar ve iş insanları ile bir araya geldi.

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Kocaeli İl Teşkilatı, ekonomi alanında uzman genel başkan yardımcılarını Türkiye'nin Ekonomik Sorunları ve Çözüm Önerileri Söyleşisi programında STK'lar, iş insanları ve parti üyeleriyle bir araya geldi. İlk sözü alan DEVA Partisi İl Başkanı Adem Koç, "2009 yılında 200 TL ile 123 dolar alınıyordu ama şu an 23 dolar alınıyor. Toplumsal huzur ve barış kalmadı artık. Bu önemli bir sorun. Ülkemizin milletimizin huzurunu kaybetmeye asla tahammülümüz yok. İnşallah yakın zamanda bu tip sıkıntılardan kurtulacağız" diye konuştu.

"TÜRKİYE EKONOMİ SIRALAMASINDA 16.SİRADAYKEN 21. SIRAYA GERİLEDİ"

Türkiye'nin sorunlarında bahseden Ekonomi Finans Politikaları Başkanı İbrahim Çanakçı, "Kocaeli il Başkanı ve teşkilatına teşekkür ediyorum. Bugünün sıcak konusu Merkez Bankasının faiz indirimi. Çünkü meselemiz ondan çok çok büyük. Elbette faiz indirimi çok önemli. Kurlarda yaşanacak sıçramayla birlikte enflasyon artışı çok çok önemli. Bunlar iç içe ve bağlantılı. Türkiye'nin özellikle 5-6 yıllık dönemde ekonomik sistem anlayışında köklü bir sistem gerçekleşti. Daha çok inşaata ve ranta dayalı bir büyüme. Tabi ki yine kredi pompalanmasına dayanan ekonomik bir büyüme. Türkiye şu anda tipik orta gelir tuzağına yakalanmış. Bu eşiği geçen Güney Kore, Malezya bu sınırı geçebilmişler. 2013 yılında biz de bu eşiğe geldik. Önemli olan oraya geçmek değil kalıcı olabilmek. 2013 yılında kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye geldiği ve Milli gelirin 1 milyara dayandığı bir dönem geçirdik. Ondan sonra Türkiye milli gelirinde üst üste gerileme yaşadı. Türkiye ekonomi sıralamasında 16.siradayken 21. sıraya geriledi. Bu gerileme süreci sadece ekonomide yaşanmadı" dedi.

"HAZİNENİN BORCU 3 YILDA 2 KAT FAZLA ARTMIŞ"

Enflasyonun çok fazla yükseldiğini dile getiren Çanakçı, "Biz 5-6 tane sıkıntı görüyoruz ekonomi ile ilgili. Bir tanesi Türkiye'nin büyüme potansiyeli aşağıya geldi. İkinci sorun işsizlikte kronik bir artış söz konusu. Geniş tabanlı işsizlik yani çalışmaya hazır olan ama ümidi kırıldığı için iş aramayan kesim yüzde 27'ye çıktı. Hayat pahalılığı enflasyon fırladı. TÜİK'E göre yüzde 29. Hayat pahalılığı dayanılmaz seviyeye gelmiş durumda. Türkiye aşırı yoksulluğu sıfırlamıştı ama tekrar çıktı. Mutlak yoksul dediğimiz sayı da artış gösterdi. Bir de makro ve mikro ekonomide bozulma söz konusu. Bütçe bir anlamda tekrar borç faiz şekline geldi. Hazinenin borcu 3 yılda 2 kat fazla artmış. 2019 yılında borç 970 milyon TL'ydi şu anda 2 milyar 181 milyon TL. Faiz ödemeleri 50 milyar civarında seyrediyordu. Şu anda 180 milyar civarında. O sarmaldan çıkmıştık ama tekrar içine girdik. Türk lirası üzerine yapılacak hiçbir işte kalkan yok. Rezerv bu anlama geliyor. Paraya olan güveni sağlam tutmaktır. Bu da kayboldu. Türkiye'nin yatırım yapılabilir notunun 5-6 seviye altına düşmesi. Bunu kazanmak 10 yıl sürdü. Ama kaybetmek 2 yıl sürdü. Avrupa'da en yüksek faizi veriyoruz ama yine insanlar paranıza güvende sıkıntı yaşıyorlar. Varlıklarını döviz ve altından yana tutuyorlar. Buradan çıkmak için 2 çözüm yolu öneriyoruz. Bir kısa süreli. Kurumları güçlendirme gibi. Karadeliklerin kapatılmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye'nin yeni bir büyüme modeline geçmesini hedefliyoruz. Büyümenin yapısını inşaattan yatırıma getirmek. Kredi pompalanmasına dayanan dur kalk modelinde verimli modele geçmeyi planlıyoruz" diye konuştu.

"SON 1 AYDA YÜZDE 100'Ü GEÇTİ"

Yükselen gıda fiyatları ile ilgili konuşan DEVA Partisi’nin Sektörel Politikalar Başkanı Birol Aydemir, "Gıda fiyatlarının artış sebebi. Birincisi kuraklıktan dolayı birçok üründe arz sıkıntısı var. Arz sıkıntısı olduğu vakit fiyatları doğal olarak artar. Birde dolar kuru. Dolar kuru arttığında her şeye zam gelir. Geçen yıl 2020 yılında 15.2 milyar dolar gıda ürünü ithal ettik biz. Şu anda da birçok şeyi ithal ediyoruz. Doğal kuru artığı vakit bizim ithal ettiğimiz ürünlerin fiyatları artıyor. Gübredeki artışı takip ediyor musunuz? Son 1 ayda yüzde 100'ü geçti. Son 3 yılda tarımsal üretimdeki elektriğin fiyatı yüzde 168 arttı. Her şeyin fiyatı artarken gıdanın artmasını bekleyemeyiz. Artışların önümüzdeki günlerde böyle giderse daha arttığını göreceğiz. Gübre şu anda yok. Bazı ürünlerde de gübre kullanılması gerekiyor. Ama gübre yok. Gübrenin fiyatı inanılmaz arttı. Böyle olunca gübre az kullanılıyor. Az kullanılınca verim düşüyor. Bizim önümüzdeki dönemde de fiyat artışı sürpriz olmayacak" dedi.

"ÖZELLEŞTİRMELERİN FAYDALI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ"

Özelleştirme ile ilgili görüşlerini dile getiren Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Çanakçı, "Sosyal politikaların ve sosyal refahın önemine inanan bir partiyiz. Onun için birkaç hafta önce bununla alakalı eylem planı açıkladık. Biz eğer büyümeyi adil ve dengeli biçimde dağıtamazsak büyümenin kendisini ortadan kaldırıyoruz. Biz büyüme istiyorsak adil ve dengeli bir biçimde dağıtmalıyız. Özelleştirmelere de bu çerçevede bakıyoruz ve ülke için faydalı olacağına inanıyoruz. Telekom mesela şunu görelim. Telekom gerçek anlamda özelleştirilmedi. Devlet devlette olduğundan daha fazla müdahale etti. Böyle bir özelleştirme olamaz. Düzenleyici denetleyici tüketicinin haklarını koruyacak çerçeveyi oturttuğumuz zaman buna karşı değiliz biz" dedi.

"BİZ DÜNYADA İNTERNET HIZINDA ORTALAMA 100.SİRADAYİZ"

İnternet politikalarından bahseden Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Politikaları Başkanı Burak Dalgın, "Borsada işlem gören ne kadar şirket varsa düşünün. Bunların değeri 160 milyar dolar. Netflix şirketi 280 milyar dolar. O aklımıza gelen firmalar 160 milyar dolar. Sadece Netflix 280 milyar dolar. Bu sohbeti 40-50 sene önce yapıyor olsaydık önce elektrik o olmadan sanayileşme olmaz derdik. Şimdi de internet. Biz dünyada internet hızında ortalama 100.siradayiz. Böyle olunca nasıl geliştireceğiz biz teknolojiyi. Siz bu altyapıyı yapacak olan şirketi özelleştirdiniz. Ona da bankalar el koydu. Sözleşmesinin bitmesine 5 yıl var daha. 4 milyon çocuğumuz derslere bağlanmıyor. 5H dediğimiz bir yaklaşımımız var. İktidara geldikten sonra bunu birinci dönem sonunda yukarı çıkaracağız. Türkiye önümüzdeki sene ayda 20 milyar lira faiz ödeyeceğiz diyorlar. Bizim bahsettiğimiz internet altyapısı 10 milyar lira. Ulaşılamayan internete karşı her yerde internet. Şehirlerin bazı yerlerinde internete bağlanamıyoruz. Türkiye'nin yüzde 99'u internete ulaşabilecek. Web sitemizde bunları yayınladık. Oradan da bakabilirsiniz. Türkiye internette özgür değil statüsünde" ifadelerini kullandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.