Sağlık Haber Girişi: 22.01.2021 - 10:07, Güncelleme: 22.01.2021 - 10:07

HİPERTANSİYON HASTALARI NASIL BESLENMELİDİR?

 

HİPERTANSİYON HASTALARI NASIL BESLENMELİDİR?

Yaprak Yılmaz yazdı...
Hipertansiyon başta kardiyovasküler sistem, beyin ve böbrekler olmak üzere birçok sistemi etkileyen sinsi seyreden ölümcül ama tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tedavisi için beslenme, ilaç tedavisi ve fiziksel aktivitenin birlikte yürütülmesi gerekmektedir. Yüksek tansiyon kontrol altına alınmazsa, kalp hastalığı, felç, boyun ve bacak damarlarında tıkanma, kalp yetmezliği, böbrek hastalığı, görme kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Yüksek Tansiyon Daha Çok Kimlerde Görülür? Yüksek tansiyon riskini arttıran birçok faktör söz konusudur: 1- Yaş: Yüksek tansiyon görülme oranı ilerleyen yaşla birlikte artar. Buna karşın tansiyon yüksekliği genellikle ilk olarak 35-50 yaşlarında saptanır. 2- Cinsiyet: 50 yaşın altındaki grup ele alındığında erkeklerde daha sık görülür. 50-55 yaş grubunda görülme sıklığı eşitlenir. 55 yaşından sonra ise kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır. 3- Kalıtım: Yüksek tansiyonlu kişilerin yaklaşık % 60'ında ailede de tansiyon yüksekliği söz konusudur. 4- Şişmanlık: Şişmanların yaklaşık % 40'ında yüksek tansiyon görülmektedir. Genç hastaların yaklaşık üçte biri şişmandır. 5- Şeker hastalığı: Şeker hastalarında yüksek tansiyona çok sık rastlanır. 6- Aşırı tuz tüketimi: Yüksek tansiyona yol açan nedenlerden biridir. 7- Fiziksel aktivitelerin azlığı: Yüksek tansiyon görülme olasılığı arttırır. 8- Alkol tüketimi: Alkol kullananlarda yüksek tansiyon görülme sıklığı artar. 9- Stres: Yüksek tansiyonun ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Hipertansiyonda ilaç tedavisi çok önemlidir buna ilaveten sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri gerekir. Obezite hipertansiyonu tetikleyen etmenlerden birisidir. Bu nedenler hipertansif hastalarda vücut ağırlığı kaybı sağlanmalıdır. Sigara lipit profilini olumsuz etkiler ve insülin direncini tetikler. Anti- hipertansif ilaç etkinliğini azaltır ve diğer kardiyovasküler hastalıklara yatkınlığı artırır bu yüzden sigara tüketimi sınırlandırılmalıdır. Alkol kullanan bireylerde kullanmayanlara göre hipertansiyon görülme olasılığı daha yüksektir. Ayrıca antihipertansif ilaç etkinliğini azaltır. Haftada en fazla 2-3 kere olmak şartı ile kadınlarda 1 kadeh, erkekler ise 2 kadehin üstüne çıkılmamalıdır. Çünkü alkolün tansiyon üzerine etkisi kadınlarda daha yüksektir. Toplumlarda % 5 oranında alkol alımına bağlı olarak hipertansiyon görülmektedir. Sodyum alımı 1,5-2,5 gr. arasında (4-6 gr. tuz) tutulmalıdır. Bu alımı sağlayabilmek için yemeklere tuz ilave edilmemeli, gerekirse tuzsuz ekmek kullanılmalıdır. Tuzlu ve salamura besinlerden uzak durulmalıdır. Sodyum kısıtlamasına giderken bunlara dikkat edebilirsiniz: 1)Paketli ürünler ve işlenmiş ürünlerden uzak durun. 2)Yemeklerinize ekstradan tuz eklemeyin. 3)Zeytin, peynir,turşu gibi ürünleri tüketmeden önce durulayın. 4)Salatalarınıza tuz eklemeyin. 5) Yemeklerinizi tatlandırmak için baharatlardan faydalanabilirsiniz. 6)Konserve ürünleri tüketmeyin. Günlük beslenmede ; Doymuş yağ alımı sınırlandırılmalı. Bunun yerine çoklu doymamış yağ asitlerinin kullanımı artırılmalıdır. Zeytinyağı tüketimi artırılmalıdır. Kırmızı et yerine omega-3 içeriği yüksek balık tüketimini artırılmalıdır. Haftada 2 gün balık tüketimine özen gösterilmelidir. Tam tahıl tüketimi, yağlı tohum tüketimi artırılmalıdır. Yeşil yapraklı sebzelere soframızda da mutlaka yer almalıdır. Tere, roka,yeşil soğan, maydanoz, dereotu, kekik gibi besinler yemeklerdeki tuz azaltıldığında , yoğun tatları ile bu eksikliği giderirler. Doymuş yağ içermeleri nedeniyle salam, sucuk, sosis gibi şarküteri ürünlerinden, yoğun tuz içeren salamura yiyecek ve soslardan uzak durulmalıdır. Haftada en az 3-4 gün 30-45 dk.lık düzenli egzersiz yapılmalıdır.
Yaprak Yılmaz yazdı...

Hipertansiyon başta kardiyovasküler sistem, beyin ve böbrekler olmak üzere birçok sistemi etkileyen sinsi seyreden ölümcül ama tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tedavisi için beslenme, ilaç tedavisi ve fiziksel aktivitenin birlikte yürütülmesi gerekmektedir.

Yüksek tansiyon kontrol altına alınmazsa, kalp hastalığı, felç, boyun ve bacak damarlarında tıkanma, kalp yetmezliği, böbrek hastalığı, görme kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Yüksek Tansiyon Daha Çok Kimlerde Görülür?
Yüksek tansiyon riskini arttıran birçok faktör söz konusudur:

1- Yaş: Yüksek tansiyon görülme oranı ilerleyen yaşla birlikte artar. Buna karşın tansiyon yüksekliği genellikle ilk olarak 35-50 yaşlarında saptanır.
2- Cinsiyet: 50 yaşın altındaki grup ele alındığında erkeklerde daha sık görülür. 50-55 yaş grubunda görülme sıklığı eşitlenir. 55 yaşından sonra ise kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır.
3- Kalıtım: Yüksek tansiyonlu kişilerin yaklaşık % 60'ında ailede de tansiyon yüksekliği söz konusudur.
4- Şişmanlık: Şişmanların yaklaşık % 40'ında yüksek tansiyon görülmektedir. Genç hastaların yaklaşık üçte biri şişmandır.
5- Şeker hastalığı: Şeker hastalarında yüksek tansiyona çok sık rastlanır.
6- Aşırı tuz tüketimi: Yüksek tansiyona yol açan nedenlerden biridir.
7- Fiziksel aktivitelerin azlığı: Yüksek tansiyon görülme olasılığı arttırır.
8- Alkol tüketimi: Alkol kullananlarda yüksek tansiyon görülme sıklığı artar.
9- Stres: Yüksek tansiyonun ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.

Hipertansiyonda ilaç tedavisi çok önemlidir buna ilaveten sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri gerekir.

Obezite hipertansiyonu tetikleyen etmenlerden birisidir. Bu nedenler hipertansif hastalarda vücut ağırlığı kaybı sağlanmalıdır.

Sigara lipit profilini olumsuz etkiler ve insülin direncini tetikler. Anti- hipertansif ilaç etkinliğini azaltır ve diğer kardiyovasküler hastalıklara yatkınlığı artırır bu yüzden sigara tüketimi sınırlandırılmalıdır.

Alkol kullanan bireylerde kullanmayanlara göre hipertansiyon görülme olasılığı daha yüksektir. Ayrıca antihipertansif ilaç etkinliğini azaltır. Haftada en fazla 2-3 kere olmak şartı ile kadınlarda 1 kadeh, erkekler ise 2 kadehin üstüne çıkılmamalıdır. Çünkü alkolün tansiyon üzerine etkisi kadınlarda daha yüksektir. Toplumlarda % 5 oranında alkol alımına bağlı olarak hipertansiyon görülmektedir.

Sodyum alımı 1,5-2,5 gr. arasında (4-6 gr. tuz) tutulmalıdır. Bu alımı sağlayabilmek için yemeklere tuz ilave edilmemeli, gerekirse tuzsuz ekmek kullanılmalıdır. Tuzlu ve salamura besinlerden uzak durulmalıdır.

Sodyum kısıtlamasına giderken bunlara dikkat edebilirsiniz:

1)Paketli ürünler ve işlenmiş ürünlerden uzak durun.

2)Yemeklerinize ekstradan tuz eklemeyin.

3)Zeytin, peynir,turşu gibi ürünleri tüketmeden önce durulayın.

4)Salatalarınıza tuz eklemeyin.

5) Yemeklerinizi tatlandırmak için baharatlardan faydalanabilirsiniz.

6)Konserve ürünleri tüketmeyin.


Günlük beslenmede ;

Doymuş yağ alımı sınırlandırılmalı. Bunun yerine çoklu doymamış yağ asitlerinin kullanımı artırılmalıdır. Zeytinyağı tüketimi artırılmalıdır.

Kırmızı et yerine omega-3 içeriği yüksek balık tüketimini artırılmalıdır. Haftada 2 gün balık tüketimine özen gösterilmelidir.

Tam tahıl tüketimi, yağlı tohum tüketimi artırılmalıdır.

Yeşil yapraklı sebzelere soframızda da mutlaka yer almalıdır. Tere, roka,yeşil soğan, maydanoz, dereotu, kekik gibi besinler yemeklerdeki tuz azaltıldığında , yoğun tatları ile bu eksikliği giderirler.

Doymuş yağ içermeleri nedeniyle salam, sucuk, sosis gibi şarküteri ürünlerinden, yoğun tuz içeren salamura yiyecek ve soslardan uzak durulmalıdır.

Haftada en az 3-4 gün 30-45 dk.lık düzenli egzersiz yapılmalıdır.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.