Haber Girişi: 09.11.2021 - 10:50, Güncelleme: 09.11.2021 - 10:50

Taksim Camii Kültür Merkezi’nde Sergi ve Atölyeler

 

Taksim Camii Kültür Merkezi’nde Sergi ve Atölyeler

Taksim Camii Kültür Merkezi’nde Sergi ve Atölyeler
Beyoğlu Kültür Yolu Festivali kapsamında; 30 Ekim – 14 Kasım 2021 tarihleri arasında Taksim Camii, Taksim Maksemi ve Atatürk Kültür Merkezi'nde "Mirasın İzinde" temasıyla geleneksel sanatlarımızdan ebru, taş baskı, kaligrafi ve hat branşlarında sergiler, söyleşiler, atölyeler, imza günleri ve belgesel gösterimleri başladı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM)'nin 29 Ekim’de açılışıyla birlikte Beyoğlu'nda 65 noktada 200’den fazla etkinliğin yer aldığı güzel çalışmalar yapılıyor. Yine Yunus Emre'nin vefatının 700. yılı münasebetiyle vilayetlerimizde programlar tertip ediliyor. Belki benim özel takibim olduğu için midir bilmem. 1 haftadır ekranlarda kültürel etkinlikleri görüyorum. Bunları da görünce oldukça mutlu oluyorum. Çünkü kafamız siyasetin içine o kadar girmiş ki hangi kanalı açsak herkes tartışma programı altında birbirine saldırıyor, hakaretler, sataşmalar havada uçuşuyor. İnanın hangi partiden, meşrepten, hizipten olursak olalım bunlarda rahatsız olur hale geldi. O yüzden şahsi instagram sayfamda kültür-sanat sayfalarını takip ederek sergileri kaydetmeye, vakit bulursam bizzat gitmeye ve ardından Hedef Gazetesi’ndeki köşemde yazmaya çalışıyorum. İnsanları kutuplaştırarak daha da azgın bir hale getirmeye değil, eğitmeye ihtiyacımız var. Eğitim hayatın her aşamasında olması gereken bir süreç. Bu anlamda sosyal medya mecralarında eğitsel yönden ne alırsak faydadır düşüncesiyle sürekli aktif kalmaya çalışıyoruz. Beyoğlu Kültür Yolu etkinlikleri kapsamında geçen hafta ilgimi çeken birçok sergiye gittim. Bunları bu köşemde sırayla işlemeye çalışacağım. İlk olarak Taksim Camii’ndeki etkinliklerden bahsedeceğim. Geleneksel Sanatlar Derneği'nin katkıları ile tertip edilen etkinlikler arasında Taksim Camii Kültür Merkezi'nde devam eden Selçuklu Sergisi, Taksim Camii Maksem girişinde gerçekleşecek Hû Heykeli ve İslam Mimarisinde Cami fotoğrafları sergileri yer alıyor. Maksem’in girişindeki Hu Heykeli; Levent Karaduman'ın 230 cm boyunda tamamen el işçiliğiyle, HÛ kelimesi merkezinde ürettiği eser; geleneksel sanat unsurlarını tablo ve levha formundan alıp güncel ve minimalist bir yaklaşımla heykele dönüştürmüştür. Bu heykel çalışmasının hemen yanında ise İslam Mimarisinde Cami fotoğrafları sergileniyor. Burada Aras Neftçi ve İbrahim Yüksel’e ait ülkemizde ve dünyada yer alan tarihi camilere ait fotoğraflar yer alıyor. Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi olarak bilinen Maksem’de ise bu etkinlikten bağımsız olarak “Kültür İnsanı Atatürk” adlı fotoğraf sergisi 29 Ekim’de açıldı ve 21 Kasım’a kadar sürecek. Camiin alt katında ise Selçuklu sergisi ile atölyeler yer alıyor. Sergide, Selçuklu döneminden ilhamla yeniden yorumlanan 74 farklı yeni eser yer alıyor. Emine Kıran, Hüseyin Gündüz, Faruk Taşkale, Özden Aydın, Nezihe Kamacı, Zeliha Yücel ve Suna Koçal, sergide eserleri yer alan sanatçılar arasında. Sergi salonu halı ile döşenmiş ve ayakkabı ile girişe izin verilmiyor. Eserler, özel bir şekilde hazırlanarak montelenmiş. Bazı vazo ve tabaklar ise bilgi notu ile teşhire sunulmuştur. Taksim Camii Kültür Merkezi’nden taşan etkinliğin bir diğer mekânı AKM’de ise Mehmet Koçer, Hikmet Barutçugil, Cahide Erel, Semih Irteş, Şehnaz Biçer, Günseli Kato, Savaş Çevik ve Gürcan Mavili gibi usta isimlerin, geleneksel sanatlardan hat, ebru, tezhip, minyatür, çini, seramik, cilt ve kalem işi kullanılarak biçimlendirdiği eserleri “Geleneğin Küpleri Sergisi”nde sanatseverlerin ilgisine sunuluyor. Beyoğlu Kültür Yolu Festivali süresince, Taksim Camii Kültür Merkezi içerisinde her gün Elmas Altun ile hat, Rıdvan Özalp ile kaligrafi, Gülay Kıran ile taş baskı ve Suna Aygün Akyol ile ebru atölyeleri devam ediyor. Biz de Taksim Camii Kültür Merkezi'ne uğrayarak bu atölyeleri yerinde görme imkânı bulduk. Gülay Kıran hanımefendinin atölyesine uğrayarak taşbaskı tekniğine dair bilgi aldık, kalıpları tek tek inceledim ve bu teknik ile bir bez çanta tasarladık. Taş baskı ya da litografi/litografya, kireç taşı üzerine yağlı mürekkeple çizilmiş şekil ve yazıların basım sanatı. Taşbaskıya el litografyası da denir. Gülay Hanım tahtadan yapılmış baskı kalıplarından çokça getirmiş, isteyene istediği baskı kalıbını kullandırarak güzel çalışmalar ortaya çıkıyor. Ben de Anadolu motiflerinin olduğu, halı ve kilimlerde çokça gördüğümüz 3 kalıbı kullandım. Bunlar arasında çokça bilinen eli belinde ile koçbaşı motifi vardı. Resimlerde de görüldüğü üzere simetrik olarak ortaya ve yanlara bastığım şekillerden bir çanta yapmaya çalıştık. Ama vaktim olmadığı için erken çıktım, kuruması da vakit aldı. Hitit güneş kursu ile bir baskı daha yapmak isterdim. Baskılar arasında çiçekler, hayvan figürleri, Hititlere ait simgeler ve modern şekiller de yer alıyor. Bir hanımefendi torunları için kedi patilerini kullanarak bir baskı yaptı. Bazı hanımlar, renkli yazmalar üzerine şekilleri bir araya getirerek baskılarını yaptılar. Gülay Hanım’ı bu sanatı devam ettirdiği için öncelikle tebrik ediyorum ve bizlere de bu imkânı verdikleri için teşekkürlerimi sunuyorum. Suna Aygün Akyol hanımefendi atölyesinde ise ebru çalışması yapılıyordu. Mavi zemin üzerine yaptığı iki çiçekli ebru çalışması gerçekten enfes, renkler ve çiçekler göz alıcıydı. Maharet budur, hüner budur. Ustadan çırağa geçen sanatın güzelliği. Sanat insana hem göz zevki hem ruha incelik verir. Bu eserleri görünce daha da huzur buluyor insan. Emekleri ve gayretleri bu güzel hediyeleri ve ebru hakkındaki bilgilendirmeleri, sohbetleri için Suna Hanım’a da teşekkür ediyorum. Vaktim olmadığı için hat ve kaligrafi atölyelerine katılamadım, ama ziyaretim sırasında birçok ziyaretçi bu atölyelerdeki çalışmalarla yakından ilgilendiğine şahidim. Sergi ve atölyeler, cuma günleri hariç, festival boyunca burada ücretsiz olarak ziyarete açık.  
Taksim Camii Kültür Merkezi’nde Sergi ve Atölyeler

Beyoğlu Kültür Yolu Festivali kapsamında; 30 Ekim – 14 Kasım 2021 tarihleri arasında Taksim Camii, Taksim Maksemi ve Atatürk Kültür Merkezi'nde "Mirasın İzinde" temasıyla geleneksel sanatlarımızdan ebru, taş baskı, kaligrafi ve hat branşlarında sergiler, söyleşiler, atölyeler, imza günleri ve belgesel gösterimleri başladı.

Atatürk Kültür Merkezi (AKM)'nin 29 Ekim’de açılışıyla birlikte Beyoğlu'nda 65 noktada 200’den fazla etkinliğin yer aldığı güzel çalışmalar yapılıyor. Yine Yunus Emre'nin vefatının 700. yılı münasebetiyle vilayetlerimizde programlar tertip ediliyor. Belki benim özel takibim olduğu için midir bilmem. 1 haftadır ekranlarda kültürel etkinlikleri görüyorum. Bunları da görünce oldukça mutlu oluyorum. Çünkü kafamız siyasetin içine o kadar girmiş ki hangi kanalı açsak herkes tartışma programı altında birbirine saldırıyor, hakaretler, sataşmalar havada uçuşuyor. İnanın hangi partiden, meşrepten, hizipten olursak olalım bunlarda rahatsız olur hale geldi. O yüzden şahsi instagram sayfamda kültür-sanat sayfalarını takip ederek sergileri kaydetmeye, vakit bulursam bizzat gitmeye ve ardından Hedef Gazetesi’ndeki köşemde yazmaya çalışıyorum. İnsanları kutuplaştırarak daha da azgın bir hale getirmeye değil, eğitmeye ihtiyacımız var. Eğitim hayatın her aşamasında olması gereken bir süreç. Bu anlamda sosyal medya mecralarında eğitsel yönden ne alırsak faydadır düşüncesiyle sürekli aktif kalmaya çalışıyoruz.

Beyoğlu Kültür Yolu etkinlikleri kapsamında geçen hafta ilgimi çeken birçok sergiye gittim. Bunları bu köşemde sırayla işlemeye çalışacağım. İlk olarak Taksim Camii’ndeki etkinliklerden bahsedeceğim. Geleneksel Sanatlar Derneği'nin katkıları ile tertip edilen etkinlikler arasında Taksim Camii Kültür Merkezi'nde devam eden Selçuklu Sergisi, Taksim Camii Maksem girişinde gerçekleşecek Hû Heykeli ve İslam Mimarisinde Cami fotoğrafları sergileri yer alıyor.

Maksem’in girişindeki Hu Heykeli; Levent Karaduman'ın 230 cm boyunda tamamen el işçiliğiyle, HÛ kelimesi merkezinde ürettiği eser; geleneksel sanat unsurlarını tablo ve levha formundan alıp güncel ve minimalist bir yaklaşımla heykele dönüştürmüştür. Bu heykel çalışmasının hemen yanında ise İslam Mimarisinde Cami fotoğrafları sergileniyor. Burada Aras Neftçi ve İbrahim Yüksel’e ait ülkemizde ve dünyada yer alan tarihi camilere ait fotoğraflar yer alıyor. Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi olarak bilinen Maksem’de ise bu etkinlikten bağımsız olarak “Kültür İnsanı Atatürk” adlı fotoğraf sergisi 29 Ekim’de açıldı ve 21 Kasım’a kadar sürecek.

Camiin alt katında ise Selçuklu sergisi ile atölyeler yer alıyor. Sergide, Selçuklu döneminden ilhamla yeniden yorumlanan 74 farklı yeni eser yer alıyor. Emine Kıran, Hüseyin Gündüz, Faruk Taşkale, Özden Aydın, Nezihe Kamacı, Zeliha Yücel ve Suna Koçal, sergide eserleri yer alan sanatçılar arasında. Sergi salonu halı ile döşenmiş ve ayakkabı ile girişe izin verilmiyor. Eserler, özel bir şekilde hazırlanarak montelenmiş. Bazı vazo ve tabaklar ise bilgi notu ile teşhire sunulmuştur.

Taksim Camii Kültür Merkezi’nden taşan etkinliğin bir diğer mekânı AKM’de ise Mehmet Koçer, Hikmet Barutçugil, Cahide Erel, Semih Irteş, Şehnaz Biçer, Günseli Kato, Savaş Çevik ve Gürcan Mavili gibi usta isimlerin, geleneksel sanatlardan hat, ebru, tezhip, minyatür, çini, seramik, cilt ve kalem işi kullanılarak biçimlendirdiği eserleri “Geleneğin Küpleri Sergisi”nde sanatseverlerin ilgisine sunuluyor.

Beyoğlu Kültür Yolu Festivali süresince, Taksim Camii Kültür Merkezi içerisinde her gün Elmas Altun ile hat, Rıdvan Özalp ile kaligrafi, Gülay Kıran ile taş baskı ve Suna Aygün Akyol ile ebru atölyeleri devam ediyor.

Biz de Taksim Camii Kültür Merkezi'ne uğrayarak bu atölyeleri yerinde görme imkânı bulduk. Gülay Kıran hanımefendinin atölyesine uğrayarak taşbaskı tekniğine dair bilgi aldık, kalıpları tek tek inceledim ve bu teknik ile bir bez çanta tasarladık. Taş baskı ya da litografi/litografya, kireç taşı üzerine yağlı mürekkeple çizilmiş şekil ve yazıların basım sanatı. Taşbaskıya el litografyası da denir. Gülay Hanım tahtadan yapılmış baskı kalıplarından çokça getirmiş, isteyene istediği baskı kalıbını kullandırarak güzel çalışmalar ortaya çıkıyor. Ben de Anadolu motiflerinin olduğu, halı ve kilimlerde çokça gördüğümüz 3 kalıbı kullandım. Bunlar arasında çokça bilinen eli belinde ile koçbaşı motifi vardı. Resimlerde de görüldüğü üzere simetrik olarak ortaya ve yanlara bastığım şekillerden bir çanta yapmaya çalıştık. Ama vaktim olmadığı için erken çıktım, kuruması da vakit aldı. Hitit güneş kursu ile bir baskı daha yapmak isterdim. Baskılar arasında çiçekler, hayvan figürleri, Hititlere ait simgeler ve modern şekiller de yer alıyor. Bir hanımefendi torunları için kedi patilerini kullanarak bir baskı yaptı. Bazı hanımlar, renkli yazmalar üzerine şekilleri bir araya getirerek baskılarını yaptılar. Gülay Hanım’ı bu sanatı devam ettirdiği için öncelikle tebrik ediyorum ve bizlere de bu imkânı verdikleri için teşekkürlerimi sunuyorum.

Suna Aygün Akyol hanımefendi atölyesinde ise ebru çalışması yapılıyordu. Mavi zemin üzerine yaptığı iki çiçekli ebru çalışması gerçekten enfes, renkler ve çiçekler göz alıcıydı. Maharet budur, hüner budur. Ustadan çırağa geçen sanatın güzelliği. Sanat insana hem göz zevki hem ruha incelik verir. Bu eserleri görünce daha da huzur buluyor insan. Emekleri ve gayretleri bu güzel hediyeleri ve ebru hakkındaki bilgilendirmeleri, sohbetleri için Suna Hanım’a da teşekkür ediyorum.

Vaktim olmadığı için hat ve kaligrafi atölyelerine katılamadım, ama ziyaretim sırasında birçok ziyaretçi bu atölyelerdeki çalışmalarla yakından ilgilendiğine şahidim. Sergi ve atölyeler, cuma günleri hariç, festival boyunca burada ücretsiz olarak ziyarete açık.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.