GAİA
Köşe Yazarı
GAİA
 

Sonsuzun İçindeki Son

Bize hep evrenin sonsuz genişlikte olduğu söylendi öyle değil mi? Peki ya sonsuzluğunun bir kanıtı bulundu mu hayır. Yıldız kümeleri, galaksiler, gökadalar, kara delikler, solucanlar, tozlar, gazlar ve daha bilinmeyen adlandırılamayan bir çok şey kısacası pandoranın kutusu uzay. Albert Einstein’a göre uzay: Elastike bir yapıya sahiptir ve cisimler bu elastike yapıyı büktüklerinden ötürü yer çekimi vardır. Einstein’ın popüler görelilik kuramı ‘da bunu açıklıyor. Uzayda zaman kavramı yoktur zamanı insanlar dünyadaki algılarıyla oluşturduğu bir kavramdır. Ayrıca mutlak bir enerji söz konusu ve bu enerjinin kaynağı ise yıldız doğumlarından geliyor ve doğan yıldız döngüsünü tamamlayıp ölüyor  tekrar ve tekrar bu döngü devam ediyor. Çocukken denk geldiğim bir araştırmaya göre artık yıldız ölümleri doğumlarından fazla ve bu da evrenin tükendiğine işaretmiş birkaç milyon yıl sonra potansiyel olarak Samanyolu'nun  Andromeda ile enerjilerini paylaşmak için birleşmesi muhtemel bir beklentiymiş uzayı koltuğunda yorgun bir ihtiyara benzetmişti... Aslında bu yazıda aklıma gelen şey evrenin ve insanın benzerliği oldu aralarında ki tek fark ise insanın kesin olmayan kanı ve inançlara göre kendini kısıtlaması...
Ekleme Tarihi: 22 Kasım 2021 - Pazartesi

Sonsuzun İçindeki Son

Bize hep evrenin sonsuz genişlikte olduğu söylendi öyle değil mi? Peki ya sonsuzluğunun bir kanıtı bulundu mu hayır. Yıldız kümeleri, galaksiler, gökadalar, kara delikler, solucanlar, tozlar, gazlar ve daha bilinmeyen adlandırılamayan bir çok şey kısacası pandoranın kutusu uzay.

Albert Einstein’a göre uzay: Elastike bir yapıya sahiptir ve cisimler bu elastike yapıyı büktüklerinden ötürü yer çekimi vardır. Einstein’ın popüler görelilik kuramı ‘da bunu açıklıyor. Uzayda zaman kavramı yoktur zamanı insanlar dünyadaki algılarıyla oluşturduğu bir kavramdır.

Ayrıca mutlak bir enerji söz konusu ve bu enerjinin kaynağı ise yıldız doğumlarından geliyor ve doğan yıldız döngüsünü tamamlayıp ölüyor  tekrar ve tekrar bu döngü devam ediyor. Çocukken denk geldiğim bir araştırmaya göre artık yıldız ölümleri doğumlarından fazla ve bu da evrenin tükendiğine işaretmiş birkaç milyon yıl sonra potansiyel olarak Samanyolu'nun  Andromeda ile enerjilerini paylaşmak için birleşmesi muhtemel bir beklentiymiş uzayı koltuğunda yorgun bir ihtiyara benzetmişti...

Aslında bu yazıda aklıma gelen şey evrenin ve insanın benzerliği oldu aralarında ki tek fark ise insanın kesin olmayan kanı ve inançlara göre kendini kısıtlaması...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.