Merve GÜL
Köşe Yazarı
Merve GÜL
 

Anlamak için Hazır mıyız?

ggg Bazen hayata gelişimizi suçlar ‘’Neden hep ben’’ deriz. Bazen bunalır ‘’Nasıl halledeceğim’’ deriz. Bizi biz yapan özümüzden uzaklaşmaya başladıkça her şeyi suçlar hale geliriz. Oysa bu değil midir Şükrümüzü azaltan? İğneyi kendimize ve çoğu kez hiç batırmazken, çuvaldızı çevremize batırır ve her şey hallolacak deriz. Oysa bu değil midir gözümüzü perdeleyen? Kendimizi anlayabilmek için her şeye ve herkese kendi tarafımızdan bakmak bizi bize uzaklaştırdı aslında. Oysa bizi bizden daha iyi anlayan ve bilen varken, kimsenin bizi anlamadığını ve anlamayacağını düşünürken ne kadar bir başkasının derdini dert edinmiştik ki? Ne zaman bir başkasının mutluluğuna ortak olabilmiştik ki? En ufak bir anlaşmazlıkta ise taş kesilip ‘bunu ben hak etmiyorum, kimse bunu bana yapamaz’ deriz. Oysa en yakınlarımıza bile her an hak ettiği gibi mi davranırız? ‘’O’’ verdiğinde ‘’ben’’ yaptım benim sayemde derken, ufak kıtlıkta ‘nasibimiz yokmuş vermedi’ deriz. Oysa o işin aslı öyle midir gerçekten? Veren O, Alan O. Ama harama bulaştığın ticarette battın diye tüm varlığını kaybeden sen değil miydin? Biz insanoğlu her şeyde mükemmeli ararken, hayatımızda her şey eksiksiz olsun isterken bize doğuştan verilen her şeyin zaten bizde olduğunu düşünürken nasıl şükür edebiliriz ki? Bir gün sabah uyandığımızda artık hiç göremeyeceğimizi öğrensek ‘’O’’ aldı deyip üzüldüğümüz kadar, bize verilen gözün o mükemmel mucizenin varlığında kaç kez şükür edebildik. Kaç kez ‘’Neden’’ bize verildiğini düşünebildik? Kaç kez bunu düşünerek etrafımıza bakabildik? Bizi bizden iyi bilen, anlayan ve hiç yalnız bırakmayanla kaç kez gönülden bağ kurabildik. Onun yarattıklarını Onun rızasını alabilmek için kaç kez anlamaya çalışabildik. Yoksa bu dünyaya kendimizi anlatabilmek, kendimizi fark ettirebilmek, başkalarının hayatında merkez haline gelebilmeyi hedef haline getirmek için mi geldik? Sahi ne için geldik? Başkasını sorgulamadan önce sorguladığımız şey ise ‘’bu olayın başıma gelmesine neden olacak ne yaptım’’ olmalı. Önce anlamaya çalıştığımız zaman anlaşılmaya başlayacağımızı, Önce şükretmeye ve O’nun bize bizden yakın olduğuna, yalnız olmadığımıza gönülden inandığımız anda ise derdimizin kendimiz olmayacağını anlayacağız. Başkalarının derdini dert edindikçe, dert edindiklerimizin gerçek olmadığını anlayacağız. Önce anlayacağız ve sonra anlaşıldığımızı anlayacağız.
Ekleme Tarihi: 10 Şubat 2021 - Çarşamba

Anlamak için Hazır mıyız?

Bazen hayata gelişimizi suçlar ‘’Neden hep ben’’ deriz. Bazen bunalır ‘’Nasıl halledeceğim’’ deriz.

Bizi biz yapan özümüzden uzaklaşmaya başladıkça her şeyi suçlar hale geliriz.

Oysa bu değil midir Şükrümüzü azaltan?

İğneyi kendimize ve çoğu kez hiç batırmazken, çuvaldızı çevremize batırır ve her şey hallolacak deriz. Oysa bu değil midir gözümüzü perdeleyen?

Kendimizi anlayabilmek için her şeye ve herkese kendi tarafımızdan bakmak bizi bize uzaklaştırdı aslında.

Oysa bizi bizden daha iyi anlayan ve bilen varken, kimsenin bizi anlamadığını ve anlamayacağını düşünürken ne kadar bir başkasının derdini dert edinmiştik ki? Ne zaman bir başkasının mutluluğuna ortak olabilmiştik ki?

En ufak bir anlaşmazlıkta ise taş kesilip ‘bunu ben hak etmiyorum, kimse bunu bana yapamaz’ deriz.

Oysa en yakınlarımıza bile her an hak ettiği gibi mi davranırız?

‘’O’’ verdiğinde ‘’ben’’ yaptım benim sayemde derken, ufak kıtlıkta ‘nasibimiz yokmuş vermedi’ deriz. Oysa o işin aslı öyle midir gerçekten? Veren O, Alan O.

Ama harama bulaştığın ticarette battın diye tüm varlığını kaybeden sen değil miydin?

Biz insanoğlu her şeyde mükemmeli ararken, hayatımızda her şey eksiksiz olsun isterken bize doğuştan verilen her şeyin zaten bizde olduğunu düşünürken nasıl şükür edebiliriz ki?

Bir gün sabah uyandığımızda artık hiç göremeyeceğimizi öğrensek ‘’O’’ aldı deyip üzüldüğümüz kadar, bize verilen gözün o mükemmel mucizenin varlığında kaç kez şükür edebildik. Kaç kez ‘’Neden’’ bize verildiğini düşünebildik? Kaç kez bunu düşünerek etrafımıza bakabildik?

Bizi bizden iyi bilen, anlayan ve hiç yalnız bırakmayanla kaç kez gönülden bağ kurabildik. Onun yarattıklarını Onun rızasını alabilmek için kaç kez anlamaya çalışabildik.

Yoksa bu dünyaya kendimizi anlatabilmek, kendimizi fark ettirebilmek, başkalarının hayatında merkez haline gelebilmeyi hedef haline getirmek için mi geldik?

Sahi ne için geldik?

Başkasını sorgulamadan önce sorguladığımız şey ise ‘’bu olayın başıma gelmesine neden olacak ne yaptım’’ olmalı.

Önce anlamaya çalıştığımız zaman anlaşılmaya başlayacağımızı, Önce şükretmeye ve O’nun bize bizden yakın olduğuna, yalnız olmadığımıza gönülden inandığımız anda ise derdimizin kendimiz olmayacağını anlayacağız.

Başkalarının derdini dert edindikçe, dert edindiklerimizin gerçek olmadığını anlayacağız.

Önce anlayacağız ve sonra anlaşıldığımızı anlayacağız.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.