Sinem ADİLAK
Köşe Yazarı
Sinem ADİLAK
 

Beslenmede Biyoaktif Maddelerin Yeri Nedir?

Yazı dizimize öncelikle biyoaktif maddelerin ne olduğu ile ilgili bilge vererek başlayalım. Besinler içerisinde besin öğeleri dışında (vitaminler, mineraller gibi) onlara koku, tat ve renk gibi özellikleri katan maddelere ‘biyoaktif maddeler’ diyoruz. Meyve ve sebzelerde bol bulunan bu biyoaktif bileşiklerin tüketimleri ile yaşa bağlı dejeneratif hastalık gelişimi arasında ilişki gösteren çok fazla çalışma yayınlamıştır. Özellikle kronik hastalıkların gelişiminde rol alan serbest radikallerin (reaktif oksijen türleri) yol açtığı oksidatif strese (serbest radikal düzeyinin kandaki antioksidan düzeyinden fazla olması) karşı koruyucu etki yaptıklarına inanılmaktadır. Biz bu etkiyi biyoaktif maddelerin antioksidan olarak görev yapmaları ile ilişkilendirmekteyiz. Vücudumuz çalışırken, özellikle de enerji oluşumunda, metabolik yan ürün olarak serbes radikaller olarak adlandırdığımız reaktif oksijen türleri oluşur. Bu serbest radikaller de neyin nesidir tam olarak anlayamadım derseniz özet olarak size; bedenimizde bazı hasarlara yol açıp kronik hastalıkların zeminini oluşturan ürünlerdir diyebilirim. Ve öyle ki beslenmenizdeki antioksidan öğeleriniz yeterli miktarda ise serbest radikallerin yarattığı hasarı önleyebiliyoruz. Bu tam olarak besinlerin ne kadar da mucizevi olduğunun bir göstergesidir. Ne demiştik? Serbest radikallerin neden olduğu hasarın önlenebilmesi için kan antioksidan düzeyi istediğimiz oranda olmalıdır. Yani; bedenimizde antioksidan kapasitesi yetersiz olduğunda dışarıdan alınan toksin ve patojenlere karşı vücudun savunma sistemi yeterli olamaz. Kişi sağlıksız bir yaşam şekli (yetersiz uyku, aşırı ve yoğun egzersiz, sigara, alkol kullanımı, yaşanılan çevrenin kirli oluşu, stres ve sağlıksız beslenme) sürdürüyorsa, vücutta oluşan antioksidan öğeler de yetersiz kalacaktır. Bu nedenle diyet ile bol miktarda antioksidan öge alımı koruyucu ve hastalık gelişimini önleyici bir etki yapar. Vücutta üretilen bu antioksidanların yeterince üretilebilmesi için besinlerle yeterli miktarda alınması çok önemlidir. Besinlerin antioksidan açısından zengin olup olmadıklarını ORAC diye adlandırdığımız (oksijen radikali emme kapasitesi) bir değer ile ölçülür. ORAC değeri en yüksek besinler ise; kuşburnu, yeşil yapraklı sebzeler, kivi, yeşil ve kırmızı biber, domates, havuç, kayısı, fındık, ceviz gibi sert kabuklu yemişler, özü ayrılmamış tahıllar, kara üzüm, kiraz, kuru baklagiller, ahududu, böğürtlen, erik, çilek, elma, şeftali, bezelye, soğan, turp, nane, fesleğen, dereotu, kereviz, roka, tere ve zeytinyağıdır. Siz siz olun, beslenmenize bu gıdaları dengeli oranda mutlaka dahil edin. Mevsimine uygun, antioksidan içeriği yüksek beslenme tarzı sizi birçok kronik hastalık grubundan koruyacak ve hayatınızı sağlıklı sürdürmenize sebep olacaktır. Sevgi ve sağlıkla kalınız, Diyetisyen& Psikolog SİNEM ADİLAK    
Ekleme Tarihi: 10 Kasım 2021 - Çarşamba

Beslenmede Biyoaktif Maddelerin Yeri Nedir?

Yazı dizimize öncelikle biyoaktif maddelerin ne olduğu ile ilgili bilge vererek başlayalım. Besinler içerisinde besin öğeleri dışında (vitaminler, mineraller gibi) onlara koku, tat ve renk gibi özellikleri katan maddelere ‘biyoaktif maddeler’ diyoruz.

Meyve ve sebzelerde bol bulunan bu biyoaktif bileşiklerin tüketimleri ile yaşa bağlı dejeneratif hastalık gelişimi arasında ilişki gösteren çok fazla çalışma yayınlamıştır. Özellikle kronik hastalıkların gelişiminde rol alan serbest radikallerin (reaktif oksijen türleri) yol açtığı oksidatif strese (serbest radikal düzeyinin kandaki antioksidan düzeyinden fazla olması) karşı koruyucu etki yaptıklarına inanılmaktadır. Biz bu etkiyi biyoaktif maddelerin antioksidan olarak görev yapmaları ile ilişkilendirmekteyiz.

Vücudumuz çalışırken, özellikle de enerji oluşumunda, metabolik yan ürün olarak serbes radikaller olarak adlandırdığımız reaktif oksijen türleri oluşur. Bu serbest radikaller de neyin nesidir tam olarak anlayamadım derseniz özet olarak size; bedenimizde bazı hasarlara yol açıp kronik hastalıkların zeminini oluşturan ürünlerdir diyebilirim. Ve öyle ki beslenmenizdeki antioksidan öğeleriniz yeterli miktarda ise serbest radikallerin yarattığı hasarı önleyebiliyoruz. Bu tam olarak besinlerin ne kadar da mucizevi olduğunun bir göstergesidir.

Ne demiştik? Serbest radikallerin neden olduğu hasarın önlenebilmesi için kan antioksidan düzeyi istediğimiz oranda olmalıdır. Yani; bedenimizde antioksidan kapasitesi yetersiz olduğunda dışarıdan alınan toksin ve patojenlere karşı vücudun savunma sistemi yeterli olamaz. Kişi sağlıksız bir yaşam şekli (yetersiz uyku, aşırı ve yoğun egzersiz, sigara, alkol kullanımı, yaşanılan çevrenin kirli oluşu, stres ve sağlıksız beslenme) sürdürüyorsa, vücutta oluşan antioksidan öğeler de yetersiz kalacaktır.

Bu nedenle diyet ile bol miktarda antioksidan öge alımı koruyucu ve hastalık gelişimini önleyici bir etki yapar. Vücutta üretilen bu antioksidanların yeterince üretilebilmesi için besinlerle yeterli miktarda alınması çok önemlidir.

Besinlerin antioksidan açısından zengin olup olmadıklarını ORAC diye adlandırdığımız (oksijen radikali emme kapasitesi) bir değer ile ölçülür. ORAC değeri en yüksek besinler ise; kuşburnu, yeşil yapraklı sebzeler, kivi, yeşil ve kırmızı biber, domates, havuç, kayısı, fındık, ceviz gibi sert kabuklu yemişler, özü ayrılmamış tahıllar, kara üzüm, kiraz, kuru baklagiller, ahududu, böğürtlen, erik, çilek, elma, şeftali, bezelye, soğan, turp, nane, fesleğen, dereotu, kereviz, roka, tere ve zeytinyağıdır.

Siz siz olun, beslenmenize bu gıdaları dengeli oranda mutlaka dahil edin. Mevsimine uygun, antioksidan içeriği yüksek beslenme tarzı sizi birçok kronik hastalık grubundan koruyacak ve hayatınızı sağlıklı sürdürmenize sebep olacaktır.

Sevgi ve sağlıkla kalınız,

Diyetisyen& Psikolog SİNEM ADİLAK

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.