“Basamakları hızlı çıkarsanız inişiniz de o kadar sert olur”

Hidropaks Gebze Tayfunspor’un isim sponsoru olan başarılı sanayici Maruf Işıkdağ, Hedef Gazetesi ile çok özel bir röportaj gerçekleştirdi. Bordo beyazlı kulüpte başarılı işlere imza atan Asbaşkan Işıkdağ, futbol camiasının ilgisini çekecek samimi açıklamalarda bulundu.

Spor yöneticiliği hayatıma başlarken beni çeken konuların en başında futbolcuların hem çalışıyor, hem de futbol oynuyor olmaları yer aldı. Mesai saatleri dışında boşa vakit geçirmek yerine daha faydalı işlerle uğraşmaları beni cezbeden taraf oldu. Tıpkı sizden bizden biri gibilerdi… Profesyonel değil, amatör ruh ile oldukça samimi bir ortam gördüm. Profesyonel ya da daha üst ligler olsaydı futbol yöneticiliğine soyunmayı düşünmezdim. Amatör ruhu gerçekten sevdim. Çünkü bire bir içindesiniz, gerçeği yansıtıyor. Yapmacıklıktan ve ukalalıktan uzak, kendini beğenmişliğin olmadığı bir platform amatör lig…

KRİTERLERİMİZDEN ÖDÜN VERMEYİZ

Transfer dönemlerinde oyuncu seçerken kulüp olarak özen gösterdiğimiz bazı kriterlerimiz var. Saygılı, efendi, edepli, oyun içinde ya da dışında kimseye kasti bir davranışta bulunmayan, skorun önemli olmadığı, kazananı tebrik etmeyi, kaybedeni teselli etmeyi ilke edinen, Fair-Play ruhunu yansıtan bir düşünce içerisinde olduk.

NAMAĞLUP ŞAMPİYONLUĞU KİMSE BİZDEN BEKLEMİYORDU

İlk sezon namağlup şampiyon olduk. Belki de kimse bu başarıyı bizden beklemiyordu. Süper Amatör Lig’e başlarken bu ligin daha farklı olduğunu bize söylediler. SAL’a başlarken bir tercih yapmamız gerekiyordu. Ya üst lige çıkmayı hedefleyecektik ya da bu ligde kalıcı olarak ligin tecrübesini edinip deyim yerindeyse burada pişmeyi seçecektik. Basamakları hızlı çıkarsanız iniş de o kadar sert olur. Bu nedenle biz ikincisinin tercih ettik.

BAL LİGİNDE EKONOMİK MAKAS ÇOK AÇILIYOR

1.Küme ile SAL arasında ekonomik anlamda çok aman aman bir fark olduğunu düşünmüyorum. Biraz teknik, biraz da kondisyon farkı var. Ama BAL ligine çıkınca makas oldukça geniş bir şekilde açılıyor. En büyük faktör kuşkusuz ekonomik fark. BAL liginde bazı oyuncunun aldığı peşinat rakamıyla SAL’da o paranın 4’te 1’iyle takım kuruluyor.

HEDEFLERİMİZE TAM OLARAK ULAŞAMADIK

Hedeflerimize tam olarak ulaştığımız söylenemez. Sezon içerisinde bazı şanssızlıklar yaşadık. Sezonun ilk maçında farkında olmadan cezası bitmemiş bir oyuncu oynattığımız için kazanmış olduğumuz maçı hükmen mağlup sayıldık. Bizi derinden üzen ve bir konu oldu. Çünkü çok değerli bir 3 puan kaybettik. Buna rağmen elimizden gelen gayreti göstererek takımımızı yeniden motive edip lige tutunmalarını sağladık.

HAKEMLER BİZİ BİÇTİ

Birkaç maçımızda hakemler ile ilgili ciddi sorunlar yaşadık. Rakip takım futbolcuların yapmış olduğu kasti sertlikleri görmezden gelerek, bizim yapmış olduğumuz en ufak hareketlerde kart çıkarmaktan çekinmediler. Hakemler bizi biçti diyebilirim.

OLMAMIZ GEREKEN YERİN 9 PUAN ALTINDAYIZ

Ligin son bölümünde kritik haftalarda üst üste 3 maçta 90+’larda yediğimiz bedava goller bize pahalıya mal oldu. Bu maçlarda 6 puan kaybı yaşadık. 3 puan da sezon başı hükmen yenilgimizi eklersek toplam 9 puan. Olmamız gereken yerin 9 puan altında ligi tamamladık. Bu bir mazeret değil. Sporun içinde böyle şeyler varmış. Üzgün müyüm diye sorarsanız, evet üzgünüm çünkü lig statü gereği çok kısa sürede tamamlandı.

SAL’IN STATÜSÜ MUTLAKA DEĞİŞMELİ

Bir takım aldığı yarayı saramadan sezon bitti. Bu nedenle hiçbir takımın telafi şansı kalmadı. 8 takımlı bir lig olamaz. Bu sezon da aynı şey olacaksa eğer şapkayı önümüze koyup düşünmemiz lazım. Bu çocuklar neden emek harcıyorlar, neyin peşinden gidiyoruz. Mutlaka ve mutlaka federasyon sorumluları bu konuyu gözden geçirip ligin statüsü ile ilgili doğru bir karar vermesi gerekiyor.

FAZLA VAKİT AYIRAMADIĞIM İÇİN PİŞMANIM

Takımımıza çok fazla vakit ayıramadım. Geçen sezon maçların yüzde 95’ine gittim. Antrenmanların yüzde 80’ine katıldım. Bu sezon ise maçların ve antrenmanların yüzde 60’ına anca katılabildim. Daha fazla vakit ayırabilseydim, belki gerekli müdahaleleri yapıp biraz daha iyi noktalarda  tamamlayabilirdik. Benim üzüldüğüm noktalardan bir tanesi bu oldu. Yaşadığım tek pişmanlık bu.

BENDE GERİ ADIM OLMAZ

Geçtiğimiz günlerde yönetim olarak kendi aramızda bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Yola devam edeceğim. Bende geri adım olmaz kolay kolay. Çünkü art niyetin olmadığı bir kulüp ve ortamda hedeflediğimiz yolda yürüyoruz. Sadece bazı şanssızlıklar ve hatalar var. Bunlar bizi yıldırmaz. Bunları görüp düzeltmek bizim işimiz. Bu sene kısmet olursa daha çok kulüp içinde yer alacağım. Transfer sürecinden başlayıp sezon bitinceye kadar her şeyin içinde olup biraz daha fazla mesai harcayacağım.

ÇOK DÜZGÜN BİR EKİP ARKADAŞLARIMIZ VAR

İyi ki takım arkadaşlarımla, oyuncularımla beraberim. İyi ki Serdar(Bulun) kardeşim spor camiasına girmeme vesile olmuş. Çünkü tanıştığım ve beraber çalıştığım insanlar gerçekten düzgün, seviyeli ve saygı duyulacak insanlar. İçlerinde kötü diyeceğim insan yok.

PRENSİPLERİMİZ GEREĞİ UĞUR GÜLER’İ KADRO DIŞI BIRAKTIK

Bizim vizyonumuz belli. İlkelerimizden ve prensiplerimizden asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Bunun en basit örneği elimizde olan tek golcü Uğur Güler’i saha dışında istenmeyen bir davranışta bulunduğu için kadro dışı bıraktık. Bunu yapmak zorundaydık. Biz onu görmezden gelip ‘Elimizde başka golcü yok’ deseydik kendimizden taviz vermiş olacaktık. Böyle bir şey olsaydı, konuştuklarımızın hiçbir anlamı kalmazdı.

İşyerinin üretim bölümüne inen Maruf Işıkdağ incelemelerde bulunurken, oğlu Muhammet Işıkdağ ile böyle görüntülendi.

 

BAZI TAKIMLAR BİRBİRLERİNE DÜŞMAN GİBİ BAKIYORLAR

Gördüğüm kadarıyla bölgesel sorunlar var. Bazı takımlar birbirlerine düşman gibi bakıyorlar. Kulüpleri sadece yöneticileri ve futbolcuları değil, sporun içinde olan ve tribünlerden takımlarını destekleyen taraftarların da takımlarını yönlendirmesi gerekir. İnsanlar aileleriyle maç izlemeye gidemiyor. Bu sadece puan mücadelesi değil. Bu aynı zamanda dostluk mücadelesi. Bu konuları yöneticilerin taraftarlara anlatarak aşılaması gerekiyor. Tribündeki seyirci sayısı ne kadar artarsa müsabaka da bir o kadar heyecanlı ve seyrine doyum olmaz bir hal alır.

DEĞERLİ BİR KULÜPTE İSMİMİN GEÇMESİ HEYECAN VERİCİ

Amatör sporun içinde olmak güzel ve heyecanlı bir duygu.  En heyecanlı anım, spor camiasına girmeye karar verdiğim gün oldu. Değerli bir kulübün başında ismini görmek tatlı bir heyecandı. Çünkü Gebze Tayfunspor köklü bir kulüp. Bugüne kadar centilmen yapısıyla güzel bilinen bir kulüp. Zaman zaman maddi imkansızlıklar yaşamış bir kulüp. Süper Amatör Lig tecrübesini daha önce de yaşamış bir kulüp. Güzel bir yerde olduğumuzu ve doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum.

HİDROPAKS İSMİ BENİMSENMEYE BAŞLADI

Amaçlar niyetlerini taşır. Bu işe reklam yapmak için girmedim. Reklam amacı gütseydim farklı metotlar ile daha çok kitleye ulaşabilirdim. Öncelikle insanların benimsemesi gerekiyor. İlk sezon taraftarlar ‘Hidropaks’ ismini tanımadılar, görmediler. Onlar da haklılar. Bu zamana kadar bu işe girenler bir sezon kalıp reklam yaptıktan sonra kenara çekilmiş insanlar. Ama beni tanımaya başlayan Tayfunsporlular’ın, Hidropaks Tayfunspor’u benimsediklerini ve desteklediklerini bu sezon htim.

GAYEMİZ GENÇLİĞE FAYDA SAĞLAMAK

Gençlerimize katkı ve fayda sağlama adına biz de elimizi taşın altına koyarak böyle bir adım attık. Tek gayemiz gençlerimize faydalı olmak. Gelecek sezon alt yapı ile ilgili adımlar atacağız. Bununla ilgili kendi aramızda yol haritası belirlemeye çalışıyoruz. Kulübümüzü tüm yaş kategorilerinde mücadele edecek bir yapıya kavuşturma adına alt yapıya eğilim göstereceğiz. Bu yüzden alt yapıda nitelikli ve donanımlı bir teknik ekip kuracağız.

AMAÇLAR SANAYİCİLERE DOĞRU ANLATILMALI

Sanayicilerimize amatör spor kulüplerinin amaçlarının detaylı bir şekilde anlatılması gerekiyor. Anlatılsın ki sanayiciler de sporun içine katılma ve fayda sağlama düşünceleri oluşsun. Bugüne kadar sadece para istemek kapılar çalınmış. Hep tek taraflı ilişkiler kurulmuş. Bu durum haliyle sanayicileri spordan uzaklaştırarak, spora sıcak bakmamalarına yol açıyor. Bunu sadece devletten beklemeyi doğru bulmuyorum. Gençliğe sahip çıkmak için sanayicilere de önemli bir iş düşüyor.

SPORA DESTEK TOPLUMSAL SORUMLULUJK PROJESİDİR

Destek istendiği zaman amaçları sıralamak lazım. Kulübü saygın bir hale getirmek.  Futbol oynayan gençlerimizi sağlıklı bir şekilde yetiştirerek diğer gençleri de buna özendirmek. Kahve köşelerinden, meyhanelerden, kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmak gibi amaçlar sıralanabilir. Spora destek aynı zamanda bir toplumsal sorumluluk projesidir. İnsanlara  bu şekilde yaklaşıp anlattıklarınızı hayata geçirdiğiniz taktirde o sanayicinin kapısı size her zaman açıktır.

SİYASETE GİRERSEM SPORTİF EKSİKLERİ GİDERİRİM

Bölgemizdeki sportif eksiklerin farkındayım. Örneği Metin Oktay Stadı’nda bir çok takım sahayı bölerek aynı anda antrenman yapıyor. Yaptığı antrenmanda da kısıtlı bir zamanı oluyor. Bu şartlar altında oyuncuların mental ve fiziksel hazırlık sürecinin sağlıklı geliştiğine inanmıyorum. Eğer bir gün siyasete adım atma kararı alırsam, sportif eksikleri giderme adına yapılması gerekenleri hayata geçiririm. Sadece Hidropaks Tayfunspor’u değil, Gebze bölgesini bağlayan tüm amatör kulüpler ile ilgili ve gençlerimizin rahat antrenman yapabileceği bir tesis yeri bulmaya çalışırım.

BİZİM BİZDEN BAŞKA DOSTUMUZ YOK

Bizim bizden başka dostumuz yok. Gençlerimize asıl aşılamamız gereken faktör budur. Birbirimize sahip çıkacağız, birbirimizin ayıbını kapatacağız. Birbirimize destek olacağız ki, dostluk ve kardeşlik büyüsün. Birbirimizin açığını arayıp bunu ifşa edersek ne insanlığa ne de Müslümanlığa yakışır. Rakip kulüp yöneticilerinden “Hidropaks Tayfunspor beyefendi bir kulüp” sözlerini duymak beni çok mutlu ediyor. İşte bizim tek amacımız bu.