Park ınn

Türkiye'de bulundu tonlarca var

Gündem 20.06.2024 - 18:30, Güncelleme: 20.06.2024 - 18:30
 

Türkiye'de bulundu tonlarca var

TMD Başkanı Mehmet Yılmaz, Türkiye’de yapılmış bir modelleme çalışmasına göre altın madeni potansiyelinin 6.500 ton olduğunu söyleyerek “Bu potansiyelin 1.500 tonunun nerede olduğunu biliyoruz ve hatta üretmeye başladık. Yer altında bekleyen 5 bin ton var ve bunun değeri yaklaşık 300 milyar dolar” dedi.

Türkiye’de 6.500 ton metal altın potansiyeli olduğunu ifade eden Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, bunun 1.500 tonunda üretime başlandığını, yer altında hazırda bekleyen 5 bin ton altının bugünkü değerinin de ortalama olarak 300 milyar dolar olduğunu belirtti. Altında dış ticaret açığı olduğunu söyleyen Yılmaz, “Biz şu anda yıllık 2,5 milyar dolarlık altın üretiyoruz. Üretimde 100 tona çıkacağımız zaman bu rakam yaklaşık 8-9 milyar dolara yükselecek. Bu da altındaki dış ticaret açığının üçte birini kapatmamız anlamına gelir” açıklamasını yaptı.” Dedi Türkiye’de, Bergama’daki altın madeninin 19 Mayıs 2001’de üretime başladığını anımsatan Yılmaz “Takip eden 10 yılda, Türkiye’deki üretimin tamamını yabancılar yapıyordu. Şu anda Türkiye’de üretilen altının yüzde 50’sini, tamamı yerli sermaye olan şirketler üretiyor” ifadelerine yer verdi. ‘BORDA UÇ ÜRÜN ÜRETMELİYİZ’ Yılmaz “Belirli konularda uç ürüne gidersek, dünyada söz sahibi olma ihtimalimiz çok yüksek. Mesela, bor. Borda biz dünya rezervlerinin yaklaşık yüzde 70’ine sahibiz. Borda cevher veya ara ürün hâlinde satmak yerine uç ürünü üretebilirsek, çok büyük bir katma değer oluştururuz.” Dedi. Bir ton ham bor, 300-500 dolar olduğunu söyleyen Yılmaz, bunu ara ürüne çevrildiğinde, bir ton ara ürüne dönüşmüş borun fiyatı 4 bin dolara kadar yükseldiğini söyledi. Yılmaz, cam teknolojisi, zırh teknolojisini bu ülkede yapılırsa bir ton ham borun 300-500 dolar olan değeri, bir tonda 500 bin dolara kadar çıkacağını belirtti.   ÖNCE İNSAN, SONRA ÇEVRE… İliç’te yaşanan maden kazasıyla ilgili de açıklama yapan Yılmaz, “Önce insan, sonra çevre; bunu önlemediğiniz zaman yaptığınız işin bir anlamı kalmıyor ve sizinle beraber yapanlar da bunu yapmadığı zaman sizin de kredibilitenizi götürüyor. Örnek; İliç. Orada ne olup bittiğini, içeride ne yaşandığını gerçekten bilmiyorum. O tesise kaza olduktan bir gün sonra gittim, daha önce hiç gitmemiştim.” dedi. Yığın liçi prosedürünün bugün dünyada 268 madende uygulandığını söyleyen Yılmaz ABD’de, Kanada’da, Avustralya’da Rusya’da, Arabistan’da; birçok yerde uygulandığını ve uygulanmayan bir şey olmadığını belirterek, burada önemli olan şey; kök sebep analizini iyi yapmak olduğunu söyledi.   YEŞİL DÖNÜŞÜM 9 KAT FAZLA MADENCİLİK DEMEK! Uzun süredir ülkelerin gündeminde olan yeşil dönüşüm konusundan madenciliğin nasıl etkileneceğine yönelik değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, yeşil dönüşümün şimdikinden 9 kat daha fazla madencilik yapmak anlamına geldiğini belirtti. Yılmaz “‘Fosil yakıtlardan uzaklaşalım, daha fazla yenilenebilir enerji kullanalım ve daha fazla batarya üretelim, elektriği depolayalım, güneş panelleri ve rüzgâr santralleri üretelim ve böylelikle fosil yakıtlardan uzaklaşalım’ diyoruz; bunun, bugünkü tespitle faturası ‘9 kat daha fazla madencilik’ demek... Daha fazla lityum, kobalt, nikel, bakır, hatta altın bile daha fazla üretilmek zorunda” dedi.
TMD Başkanı Mehmet Yılmaz, Türkiye’de yapılmış bir modelleme çalışmasına göre altın madeni potansiyelinin 6.500 ton olduğunu söyleyerek “Bu potansiyelin 1.500 tonunun nerede olduğunu biliyoruz ve hatta üretmeye başladık. Yer altında bekleyen 5 bin ton var ve bunun değeri yaklaşık 300 milyar dolar” dedi.

Türkiye’de 6.500 ton metal altın potansiyeli olduğunu ifade eden Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, bunun 1.500 tonunda üretime başlandığını, yer altında hazırda bekleyen 5 bin ton altının bugünkü değerinin de ortalama olarak 300 milyar dolar olduğunu belirtti.

Altında dış ticaret açığı olduğunu söyleyen Yılmaz, “Biz şu anda yıllık 2,5 milyar dolarlık altın üretiyoruz. Üretimde 100 tona çıkacağımız zaman bu rakam yaklaşık 8-9 milyar dolara yükselecek. Bu da altındaki dış ticaret açığının üçte birini kapatmamız anlamına gelir” açıklamasını yaptı.” Dedi

Türkiye’de, Bergama’daki altın madeninin 19 Mayıs 2001’de üretime başladığını anımsatan Yılmaz “Takip eden 10 yılda, Türkiye’deki üretimin tamamını yabancılar yapıyordu. Şu anda Türkiye’de üretilen altının yüzde 50’sini, tamamı yerli sermaye olan şirketler üretiyor” ifadelerine yer verdi.

‘BORDA UÇ ÜRÜN ÜRETMELİYİZ’

Yılmaz “Belirli konularda uç ürüne gidersek, dünyada söz sahibi olma ihtimalimiz çok yüksek. Mesela, bor. Borda biz dünya rezervlerinin yaklaşık yüzde 70’ine sahibiz. Borda cevher veya ara ürün hâlinde satmak yerine uç ürünü üretebilirsek, çok büyük bir katma değer oluştururuz.” Dedi.

Bir ton ham bor, 300-500 dolar olduğunu söyleyen Yılmaz, bunu ara ürüne çevrildiğinde, bir ton ara ürüne dönüşmüş borun fiyatı 4 bin dolara kadar yükseldiğini söyledi.

Yılmaz, cam teknolojisi, zırh teknolojisini bu ülkede yapılırsa bir ton ham borun 300-500 dolar olan değeri, bir tonda 500 bin dolara kadar çıkacağını belirtti.

 

ÖNCE İNSAN, SONRA ÇEVRE…

İliç’te yaşanan maden kazasıyla ilgili de açıklama yapan Yılmaz, “Önce insan, sonra çevre; bunu önlemediğiniz zaman yaptığınız işin bir anlamı kalmıyor ve sizinle beraber yapanlar da bunu yapmadığı zaman sizin de kredibilitenizi götürüyor. Örnek; İliç. Orada ne olup bittiğini, içeride ne yaşandığını gerçekten bilmiyorum. O tesise kaza olduktan bir gün sonra gittim, daha önce hiç gitmemiştim.” dedi.

Yığın liçi prosedürünün bugün dünyada 268 madende uygulandığını söyleyen Yılmaz ABD’de, Kanada’da, Avustralya’da Rusya’da, Arabistan’da; birçok yerde uygulandığını ve uygulanmayan bir şey olmadığını belirterek, burada önemli olan şey; kök sebep analizini iyi yapmak olduğunu söyledi.

 

YEŞİL DÖNÜŞÜM 9 KAT FAZLA MADENCİLİK DEMEK!

Uzun süredir ülkelerin gündeminde olan yeşil dönüşüm konusundan madenciliğin nasıl etkileneceğine yönelik değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, yeşil dönüşümün şimdikinden 9 kat daha fazla madencilik yapmak anlamına geldiğini belirtti.

Yılmaz “‘Fosil yakıtlardan uzaklaşalım, daha fazla yenilenebilir enerji kullanalım ve daha fazla batarya üretelim, elektriği depolayalım, güneş panelleri ve rüzgâr santralleri üretelim ve böylelikle fosil yakıtlardan uzaklaşalım’ diyoruz; bunun, bugünkü tespitle faturası ‘9 kat daha fazla madencilik’ demek... Daha fazla lityum, kobalt, nikel, bakır, hatta altın bile daha fazla üretilmek zorunda” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.