1 Litre mazot 25 kuruş...

23.06.2015 - 08:18, Güncelleme: 26.12.2020 - 11:31
 

1 Litre mazot 25 kuruş...

‘Oğlumu gözümün önünde öldürdüler’ Tel Abyad’daki Türkmenler, IŞİD’in kendilerine de büyük acılar çektirdiğini anlatıyor. Hacı Hamit adlı Türkmen, “Oğlum, benim ve torununun gözü önünde IŞİD canileri tarafından öldürüldü, o günü unutamam” dedi

Tel Abyad’da Arap ve Kürtlerin ardından en yoğun nüfusa sahip Türkmenler IŞİD döneminde büyük baskı gördüklerini belirtirken, Hacı Hamit adlı Türkmen, “Oğlum, benim ve torununun gözü önünde IŞİD tarafından öldürüldü, o günü asla unutmayacağım” dedi. Tel Abyad’da IŞİD’e karşı Kürtlerin yanı sıra çok sayıda Arap genci savaşıyor. Kentteki YPG güçlerinin yarısına yakınını Araplar oluşturuyor. Ayrıca Türkiye’den Rojava bölgesine geçen ve burada YPG saflarında çatışmalara katılan az sayıda Türkiye solu mensubu da bulunuyor. Tel Abyad’da YPG Tabur Komutanlığı yapan Ahmet Aşukari, sağındaki Deham Hamit, solundaki Mustafa Muhammed’i göstererek, “Bunlar benim Arap askerlerim. 2 yıldır birlikte IŞİD’e karşı savaşıyoruz. Aramızda yüzde 40-45 oranında Arap savaşçı var. Zaten bizim tabur da Araplardan oluşuyor” dedi. Arap savaşçılar ise IŞİD’in bölgeyi ateş topuna çevirdiğini, ülkede yaşayan herkesin büyük zarar gördüğünü belirterek, “Bu durumda dini kullanan bu örgüte karşı savaşmak farz oldu. Bölgede bunlara karşı sadece YPG direniyordu. Bu nedenle YPG saflarında yerimizi aldık” diye konuştu.        Yakıt kuruşla satılıyor     Güneydeki Siluk kasabasına doğru ilerlerken yol boyunda akaryakıt satan barakalar ve tankerler dikkatimizi çarpıyor. Şoförümüz yakıtın Kürtlerin denetimindeki Rimelan bölgesinden geldiğini, mazotun litresinin Tel Abyad’da Türk parasıyla 75 kuruş. Kobani’de de 25 kuruş olduğunu anlatıyor. Büyük çatışmaların yaşandığı Siluk kasabasına yaklaştığımızda yol kenarında duran IŞİD tabelaları ve karşıdaki binaların üstünde IŞİD flamaları gözümüze çarpıyor. Yolun toprak yığınıyla kapatılması nedeniyle gideceğimiz yol üzerindeki yerleşim yerinin IŞİD tarafından tekrar geri alındığı tereddütü yaşıyoruz. Yolun kenarında bekleyip karşıdan gelen araçtakilerle konuşuyoruz. Yerleşim yerinin IŞİD’in değil YPG’nin denetiminde olduğunu öğrenince rahatlıyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Siluk kasabasına vardığımızda IŞİD’in izlerinin halen tam temizlenmediğine tanıklık ediyoruz. Adını vermek istemeyen bir Arap “IŞİD’in yaptıklarını anlatmak istemiyorum. Gazetecilerle konuşmak istemiyoruz. Resimlerimizin, görüntülerimizin yayınlanmasını istemiyoruz. IŞİD buradan gitti ama yarın gelmeyeceği ne malum. Tekrar dönüp bizi kesebilir” diyerek korkusunu ifade etmeye çalıştı. “Oğlum 27 yaşındaydı” Dönüş yolunda Türkmenler’in yaşadığı Doğu Tel Abyad köyüne gidiyoruz. Köyde yaşayanların bir bölümü Türkmenlerden oluşuyor. Hacı Hamit Şeyho Mahmut adlı bir Türkmen bizi konuk ediyor. 30 yıl önce Azez bölgesinden buraya gelip yerleşmişler. 5 kız, 5 erkek çocuk sahibi olduğunu, geçen yıl nisan ayında bir oğlunun işyerinin önünde IŞİD’liler tarafından öldürüldüğünü söyledi. Mahmut, “Oğlum Şeyho daha 27 yaşındaydı. Evliydi. 8 yaşında bir çocuğu vardı. Oğlumu işyerinin önünden zorla arabaya bindirip götürmek istediler, direnince benim ve  aynı adı taşıyan torunum Hamit’in gözü önünde silahla öldürdüler. Boşu boşuna gitti. Ölene kadar bu olayı unutmayacağım. Daha sonra gelip oğlumun eşine maaş bağlamaya çalıştılar, ancak paralarını kabul etmedim. Şimdi oğlumun eşine ve çocuğuna ben bakıyorum” dedi. IŞİD baskısı artınca ikisi kız dört çocuğunu Türkiye’ye gönderdiğini anlatan Mahmut IŞİD’lileri anlatırken “Onları görünce İsrail’i görmüş gibi oluyorum. Ben 1973 Suriye-İsrail savaşına katıldım. Suriye ordusundaydım. İsrail askerleri Şam’a kadar dayandı. O zaman bile İsrailliler böyle bir vahşet yapmadı” diye konuştu. “PKK öldürecek” dediler Tel Abyad’ın alınması öncesinde IŞİD’li grupların köylerine gelerek “PKK’lılar geliyor, sizi öldürecek” denildiğini aktaran Mahmut, şöyle devam etti: “’Bizi öldürseler de kaçmayız’ dedik. Ancak yine de sınıra gittik. Çünkü uçakların bomba bırakmasından korktuk. Ancak sınırdaki demiryolunu geçemedik. 4 gün tren raylarının üstünde bekledik. Bu sırada YPG’liler geldi yanımızdan geçti, bir ihtiyacımızın olup olmadığını sordular ve bizim köyün girişinden Tel Abyad’a girdiler. Bunun üzerine korkumuz gitti. Türkiye’ye gitmekten vazgeçerek evimize döndük.”   Kesik başları parmaklığa asıyorlardı IŞİD’in tüm Suriye’de olduğu gibi Tel Abyad’da da insanlık dışı uygulamalar yaparak insanlık suçu işlediğini ifade eden Hacı Hamit Şeyho Mahmut, “Her gün şehir merkezinde infazlar yapılıyordu. Şehrin ana caddesinde halkın gözü önünde insanları kesiyorlardı. Kesilen kafaları süs havuzunun demir parmaklıklarına asıyorlardı. Bazen bu kafalar günlerce orada kalıyordu. Bazı insanlar gidip seyrediyordu. Benim kalbim dayanamazdı. Onun için infaz olduğu günler bunları görmemem için Tel Abyad’a inmiyordum. Karısı örtünmeyen erkeklere ya da kızların babalarını kırbaçlayarak cezalandırıyorlardı. Şu anda şehir YPG’nin denetiminde ve herhangi bir zulüm görmedik” dedi.   ‘Evi arayıp gittiler’ Türkmen Mustafa Keçel, IŞİD’liler gidince YPG’lilerin köylerine geldiğini belirterek, “Evleri arıyorlardı. Bize de geldiler. Saklanan IŞİD’lileri bulmak için evimizi arayacaklarını söylediler. Evi arayıp gittiler. Ondan sonra da burada onları görmedik” diye konuştu.   Tel Abyadlılar evlerine dönüyor  Suriye’nin Tel Abyad ilçesinde, IŞİD işgalinin sona ermesiyle yaşam normale dönüyor. 5 gündür güvenlik nedeniyle kapalı olan Akçakale Sınır Kapısı’nın açılmasıyla, binlerce Tel Abyadlı da evlerine dönmeye başladı
‘Oğlumu gözümün önünde öldürdüler’ Tel Abyad’daki Türkmenler, IŞİD’in kendilerine de büyük acılar çektirdiğini anlatıyor. Hacı Hamit adlı Türkmen, “Oğlum, benim ve torununun gözü önünde IŞİD canileri tarafından öldürüldü, o günü unutamam” dedi
Tel Abyad’da Arap ve Kürtlerin ardından en yoğun nüfusa sahip Türkmenler IŞİD döneminde büyük baskı gördüklerini belirtirken, Hacı Hamit adlı Türkmen, “Oğlum, benim ve torununun gözü önünde IŞİD tarafından öldürüldü, o günü asla unutmayacağım” dedi.
Tel Abyad’da IŞİD’e karşı Kürtlerin yanı sıra çok sayıda Arap genci savaşıyor. Kentteki YPG güçlerinin yarısına yakınını Araplar oluşturuyor. Ayrıca Türkiye’den Rojava bölgesine geçen ve burada YPG saflarında çatışmalara katılan az sayıda Türkiye solu mensubu da bulunuyor. Tel Abyad’da YPG Tabur Komutanlığı yapan Ahmet Aşukari, sağındaki Deham Hamit, solundaki Mustafa Muhammed’i göstererek, “Bunlar benim Arap askerlerim. 2 yıldır birlikte IŞİD’e karşı savaşıyoruz. Aramızda yüzde 40-45 oranında Arap savaşçı var. Zaten bizim tabur da Araplardan oluşuyor” dedi. Arap savaşçılar ise IŞİD’in bölgeyi ateş topuna çevirdiğini, ülkede yaşayan herkesin büyük zarar gördüğünü belirterek, “Bu durumda dini kullanan bu örgüte karşı savaşmak farz oldu. Bölgede bunlara karşı sadece YPG direniyordu. Bu nedenle YPG saflarında yerimizi aldık” diye konuştu. 
 
 
 
 
 
Güneydeki Siluk kasabasına doğru ilerlerken yol boyunda akaryakıt satan barakalar ve tankerler dikkatimizi çarpıyor. Şoförümüz yakıtın Kürtlerin denetimindeki Rimelan bölgesinden geldiğini, mazotun litresinin Tel Abyad’da Türk parasıyla 75 kuruş. Kobani’de de 25 kuruş olduğunu anlatıyor.
Büyük çatışmaların yaşandığı Siluk kasabasına yaklaştığımızda yol kenarında duran IŞİD tabelaları ve karşıdaki binaların üstünde IŞİD flamaları gözümüze çarpıyor. Yolun toprak yığınıyla kapatılması nedeniyle gideceğimiz yol üzerindeki yerleşim yerinin IŞİD tarafından tekrar geri alındığı tereddütü yaşıyoruz. Yolun kenarında bekleyip karşıdan gelen araçtakilerle konuşuyoruz. Yerleşim yerinin IŞİD’in değil YPG’nin denetiminde olduğunu öğrenince rahatlıyoruz ve yolumuza devam ediyoruz.
Siluk kasabasına vardığımızda IŞİD’in izlerinin halen tam temizlenmediğine tanıklık ediyoruz. Adını vermek istemeyen bir Arap “IŞİD’in yaptıklarını anlatmak istemiyorum. Gazetecilerle konuşmak istemiyoruz. Resimlerimizin, görüntülerimizin yayınlanmasını istemiyoruz. IŞİD buradan gitti ama yarın gelmeyeceği ne malum. Tekrar dönüp bizi kesebilir” diyerek korkusunu ifade etmeye çalıştı.

“Oğlum 27 yaşındaydı”
Dönüş yolunda Türkmenler’in yaşadığı Doğu Tel Abyad köyüne gidiyoruz. Köyde yaşayanların bir bölümü Türkmenlerden oluşuyor. Hacı Hamit Şeyho Mahmut adlı bir Türkmen bizi konuk ediyor. 30 yıl önce Azez bölgesinden buraya gelip yerleşmişler.
5 kız, 5 erkek çocuk sahibi olduğunu, geçen yıl nisan ayında bir oğlunun işyerinin önünde IŞİD’liler tarafından öldürüldüğünü söyledi. Mahmut, “Oğlum Şeyho daha 27 yaşındaydı. Evliydi. 8 yaşında bir çocuğu vardı. Oğlumu işyerinin önünden zorla arabaya bindirip götürmek istediler, direnince benim ve  aynı adı taşıyan torunum Hamit’in gözü önünde silahla öldürdüler. Boşu boşuna gitti. Ölene kadar bu olayı unutmayacağım. Daha sonra gelip oğlumun eşine maaş bağlamaya çalıştılar, ancak paralarını kabul etmedim. Şimdi oğlumun eşine ve çocuğuna ben bakıyorum” dedi.
IŞİD baskısı artınca ikisi kız dört çocuğunu Türkiye’ye gönderdiğini anlatan Mahmut IŞİD’lileri anlatırken “Onları görünce İsrail’i görmüş gibi oluyorum. Ben 1973 Suriye-İsrail savaşına katıldım. Suriye ordusundaydım. İsrail askerleri Şam’a kadar dayandı. O zaman bile İsrailliler böyle bir vahşet yapmadı” diye konuştu.

“PKK öldürecek” dediler
Tel Abyad’ın alınması öncesinde IŞİD’li grupların köylerine gelerek “PKK’lılar geliyor, sizi öldürecek” denildiğini aktaran Mahmut, şöyle devam etti: “’Bizi öldürseler de kaçmayız’ dedik. Ancak yine de sınıra gittik. Çünkü uçakların bomba bırakmasından korktuk. Ancak sınırdaki demiryolunu geçemedik. 4 gün tren raylarının üstünde bekledik. Bu sırada YPG’liler geldi yanımızdan geçti, bir ihtiyacımızın olup olmadığını sordular ve bizim köyün girişinden Tel Abyad’a girdiler. Bunun üzerine korkumuz gitti. Türkiye’ye gitmekten vazgeçerek evimize döndük.”
 
Kesik başları parmaklığa asıyorlardı
IŞİD’in tüm Suriye’de olduğu gibi Tel Abyad’da da insanlık dışı uygulamalar yaparak insanlık suçu işlediğini ifade eden Hacı Hamit Şeyho Mahmut, “Her gün şehir merkezinde infazlar yapılıyordu. Şehrin ana caddesinde halkın gözü önünde insanları kesiyorlardı. Kesilen kafaları süs havuzunun demir parmaklıklarına asıyorlardı. Bazen bu kafalar günlerce orada kalıyordu. Bazı insanlar gidip seyrediyordu. Benim kalbim dayanamazdı. Onun için infaz olduğu günler bunları görmemem için Tel Abyad’a inmiyordum. Karısı örtünmeyen erkeklere ya da kızların babalarını kırbaçlayarak cezalandırıyorlardı. Şu anda şehir YPG’nin denetiminde ve herhangi bir zulüm görmedik” dedi.
 
‘Evi arayıp gittiler’
Türkmen Mustafa Keçel, IŞİD’liler gidince YPG’lilerin köylerine geldiğini belirterek, “Evleri arıyorlardı. Bize de geldiler. Saklanan IŞİD’lileri bulmak için evimizi arayacaklarını söylediler. Evi arayıp gittiler. Ondan sonra da burada onları görmedik” diye konuştu.
 
Tel Abyadlılar evlerine dönüyor 
Suriye’nin Tel Abyad ilçesinde, IŞİD işgalinin sona ermesiyle yaşam normale dönüyor. 5 gündür güvenlik nedeniyle kapalı olan Akçakale Sınır Kapısı’nın açılmasıyla, binlerce Tel Abyadlı da evlerine dönmeye başladı
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Marka Flower Çiçekçi