Ben yaptım o yapmadı ile olmuyor!

Kocaeli 12.06.2015 - 09:32, Güncelleme: 26.12.2020 - 11:31
 

Ben yaptım o yapmadı ile olmuyor!

Uğur Aydın Aydoğan Yazdı... Okumadan Geçmeyin..

Artık seçim sonuçları belli oldu. Bu saatten sonra ‘ben hangi mevkiiye atanmak için hangi açıklamayı yapsam’ diye düşünmekten ziyade ‘biz nerde yanlış yaptık?’ sorusu daha doğru adım için güzel başlangıç olacak. 7 Haziran seçim sonuçları YSK tarafından değiştirilme ihtimaline karşı da olsa açıklandı. Baştan beri söylediğimiz gibi bu ülke için hayırlısı olsun. Ama görülen o ki seçim sonuçlarının, partiler açısından değerlendirilmesi bazen hatta çoğu zaman yanlış ifade ediliyor. Bu seçim Adalet ve Kalkınma Partisi için bir zafer olmadı. 13 yıldır kimseye birinci partiliği kaptırmamak bir zafer olsa da bunun arkasına sığınmak eleştirdiğin partilerle bir olduğunu gösterir. Niyetim eskiye dönmek değil ama şu sloganı unutmayalım: ‘Sen AK Partisin Büyük Düşün.’ Teşkilat seviyesine indirdiğimizde belli bir plan çerçevesinin dışına çıkmadan, bilindik ailelerin ziyaretlerinden tutunda aynı sokaklarda ve mahallelerde dolaşmalara kadar hep bir standarttaydı. Hatta bazı önemli gün/gecelerde katılması gereken bazı insanların o sorumluluklarını göstermemesi de cabası. Halk kim ne derse desin bunu gördü. Halk artık bazı insanların partiye çalışmak için değil, bir yerde bir işim olsun şiarıyla partide olduğunun farkına vardı. Bazı insanların çalışmadığını, gerçekten dava insanı olmadığının mesajını verdi halk aslında AK Partiye. Nitekim bir kısım AK Partili de böyle düşünüyor. Yaptığımız görüşmeler sonucunda çıkan sonucun teşkilat içerisindeki ‘vurdumduymazlık’ olduğundan yakınan da var, partiye ‘dava’ partisi olarak bakmaktan uzak insanların varlığından şikayet eden de. Hatta kimi yerlerde ‘teşkilatta olanın belediye de görev almayacağı, belediye de olanında teşkilatta görev almayacağı’ maddesinin bile geçersizliğini yitirdiği millet gördü. Milletin kafasında oluşan yargı yapılan imar çalışmalarını göz ardı etti. ‘biz bu partiyi seviyoruz. Evet, birinci parti olsun ama bir ders alsınlar’ mesajını vermek istediler. Kimsenin kalbi kırılmadan, yapılan görüşmeler sonucunda çalışan-çalışmayan insanların da ortaya çıkmasıyla bu mesajın cevaplanması gerek. Bunun sonucunda gerçekleşecek olan bazı değişimlere ‘partimiz için gerekliydi’ anlayışıyla karşılanırsa, izlenim olarak ‘parti içinde tartışma/koltuk kavgası’ gibi başlıklara neden olunmaz. Aslında bu durumda kimin ‘dava’ için partide olduğu, kimin sadece ‘çıkar’ için partide bulunduğu net bir şekilde ortaya çıkarır. Seçim Cumhuriyet Halk Partisi içinde bir başarı değildi. Bölge olarak düşündüğümüzde mahalleler bazında bir yükseliş kimi yerlerde mümkün olsa da, başarı her zaman birinci olmaktan geçmektedir. CHP  gibi büyük bir partinin ikincilikleri başarı olarak sayması halk açısından alay konusu olmaya gebedir. Nitekim kendi tabanı da bu durumdan aslında pek bir memnun değildir.  Seçim meydanlarında verilen sözlerden biri olan ‘başarısızlık durumunda istifa edeceğim’ cümlesi sümen altı edildi. Bir anlık AK Partinin tek başına iktidar olamaması coşkusuna kapılıp bunları görmezden gelmek, tarihi neredeyse yüz yıla dayanacak bir partiye ve sevenlerine yakışmadı açıkçası. Milliyetçi Hareket Partisi için geçmiş dönemlere göre %3’lük artış evet bir başarı sayılabilir. Ama parti içindeki Devlet Bahçeli’nin sevenleri ve sevmeyenleri gerçeğini değiştiren bir artış olmadı. Birçok MHP’li Devlet Bahçeli’nin artık bırakması gerek diye düşünürken, sevenleri ise ‘onun düşüncelerinin parti için gereklilik oluşturacak bir yapıda olduğunu siz anlayamazsınız’ diye eleştiriler yöneltmesine neden oluyor. Yerel bazda değerlendirdiğimizde ise MHP’de aslında çalışmaları pek yoğun olmayan bir parti oldu bölgede. Kendi tabanını korumak ve kendi içindeki kopuşların çağrılarının yanı sıra zaman zaman sadece bildiri dağıtımlarının gerçekleştiği daha çok görüldü. Ulusal yayınlarda da bahsedildiği üzere oy oranları ve hedefi konusunda düşünüldüğünde evet Halkların Demokratik Partisi bir başarı elde etti. HDP bu başarısının altında oy vermeyen bir çok Kürdü partisine seçmen olarak kazandırmasını bildi. Kendisine gelebilme ihtimali olan diğer oyları da iyi sentezleyerek ‘nokta atış’ diye tabir edebileceğimiz milletvekilli adayları sundu. Konunun bizimle ilgili kısmına dönüp yerel bazda değerlendirdiğimiz de ise sokak aralarına inmişti HDP. Kendisine oy vermeyen ama seçmeni olma potansiyelini daha fazla içeren bölge de çalışmalarını da o ciddiyet ile sürdürdü. ‘Gönüllü Olarak’ çalışanların bu proje de yer alması da gerek ülke genelinde gerekse bölge de herhangi bir saldırı durumunda partiyi terk etmemelerine güzel bir neden oldu. Kaybeden ve kazanan partiler var 7  Haziran seçimlerinde ve biz artık bunu görüp şapkayı önümüze koymalıyız biraz. Neden oylar o partiye gitti?  değil  de Neden halk bizden desteğini çekti/neden bizi desteklemiyor? denilebilmeli artık. Kimsenin elinde garanti oy yok. Bunun bilincinde olmak en sağlıklısı olsa gerek.
Uğur Aydın Aydoğan Yazdı... Okumadan Geçmeyin..

Artık seçim sonuçları belli oldu. Bu saatten sonra ‘ben hangi mevkiiye atanmak için hangi açıklamayı yapsam’ diye düşünmekten ziyade ‘biz nerde yanlış yaptık?’ sorusu daha doğru adım için güzel başlangıç olacak.

7 Haziran seçim sonuçları YSK tarafından değiştirilme ihtimaline karşı da olsa açıklandı. Baştan beri söylediğimiz gibi bu ülke için hayırlısı olsun. Ama görülen o ki seçim sonuçlarının, partiler açısından değerlendirilmesi bazen hatta çoğu zaman yanlış ifade ediliyor.

Bu seçim Adalet ve Kalkınma Partisi için bir zafer olmadı. 13 yıldır kimseye birinci partiliği kaptırmamak bir zafer olsa da bunun arkasına sığınmak eleştirdiğin partilerle bir olduğunu gösterir. Niyetim eskiye dönmek değil ama şu sloganı unutmayalım: ‘Sen AK Partisin Büyük Düşün.’ Teşkilat seviyesine indirdiğimizde belli bir plan çerçevesinin dışına çıkmadan, bilindik ailelerin ziyaretlerinden tutunda aynı sokaklarda ve mahallelerde dolaşmalara kadar hep bir standarttaydı. Hatta bazı önemli gün/gecelerde katılması gereken bazı insanların o sorumluluklarını göstermemesi de cabası.

Halk kim ne derse desin bunu gördü. Halk artık bazı insanların partiye çalışmak için değil, bir yerde bir işim olsun şiarıyla partide olduğunun farkına vardı. Bazı insanların çalışmadığını, gerçekten dava insanı olmadığının mesajını verdi halk aslında AK Partiye. Nitekim bir kısım AK Partili de böyle düşünüyor. Yaptığımız görüşmeler sonucunda çıkan sonucun teşkilat içerisindeki ‘vurdumduymazlık’ olduğundan yakınan da var, partiye ‘dava’ partisi olarak bakmaktan uzak insanların varlığından şikayet eden de. Hatta kimi yerlerde ‘teşkilatta olanın belediye de görev almayacağı, belediye de olanında teşkilatta görev almayacağı’ maddesinin bile geçersizliğini yitirdiği millet gördü.

Milletin kafasında oluşan yargı yapılan imar çalışmalarını göz ardı etti. ‘biz bu partiyi seviyoruz. Evet, birinci parti olsun ama bir ders alsınlar’ mesajını vermek istediler. Kimsenin kalbi kırılmadan, yapılan görüşmeler sonucunda çalışan-çalışmayan insanların da ortaya çıkmasıyla bu mesajın cevaplanması gerek. Bunun sonucunda gerçekleşecek olan bazı değişimlere ‘partimiz için gerekliydi’ anlayışıyla karşılanırsa, izlenim olarak ‘parti içinde tartışma/koltuk kavgası’ gibi başlıklara neden olunmaz. Aslında bu durumda kimin ‘dava’ için partide olduğu, kimin sadece ‘çıkar’ için partide bulunduğu net bir şekilde ortaya çıkarır.

Seçim Cumhuriyet Halk Partisi içinde bir başarı değildi. Bölge olarak düşündüğümüzde mahalleler bazında bir yükseliş kimi yerlerde mümkün olsa da, başarı her zaman birinci olmaktan geçmektedir. CHP  gibi büyük bir partinin ikincilikleri başarı olarak sayması halk açısından alay konusu olmaya gebedir. Nitekim kendi tabanı da bu durumdan aslında pek bir memnun değildir.  Seçim meydanlarında verilen sözlerden biri olan ‘başarısızlık durumunda istifa edeceğim’ cümlesi sümen altı edildi. Bir anlık AK Partinin tek başına iktidar olamaması coşkusuna kapılıp bunları görmezden gelmek, tarihi neredeyse yüz yıla dayanacak bir partiye ve sevenlerine yakışmadı açıkçası.

Milliyetçi Hareket Partisi için geçmiş dönemlere göre %3’lük artış evet bir başarı sayılabilir. Ama parti içindeki Devlet Bahçeli’nin sevenleri ve sevmeyenleri gerçeğini değiştiren bir artış olmadı. Birçok MHP’li Devlet Bahçeli’nin artık bırakması gerek diye düşünürken, sevenleri ise ‘onun düşüncelerinin parti için gereklilik oluşturacak bir yapıda olduğunu siz anlayamazsınız’ diye eleştiriler yöneltmesine neden oluyor. Yerel bazda değerlendirdiğimizde ise MHP’de aslında çalışmaları pek yoğun olmayan bir parti oldu bölgede. Kendi tabanını korumak ve kendi içindeki kopuşların çağrılarının yanı sıra zaman zaman sadece bildiri dağıtımlarının gerçekleştiği daha çok görüldü.

Ulusal yayınlarda da bahsedildiği üzere oy oranları ve hedefi konusunda düşünüldüğünde evet Halkların Demokratik Partisi bir başarı elde etti. HDP bu başarısının altında oy vermeyen bir çok Kürdü partisine seçmen olarak kazandırmasını bildi. Kendisine gelebilme ihtimali olan diğer oyları da iyi sentezleyerek ‘nokta atış’ diye tabir edebileceğimiz milletvekilli adayları sundu. Konunun bizimle ilgili kısmına dönüp yerel bazda değerlendirdiğimiz de ise sokak aralarına inmişti HDP. Kendisine oy vermeyen ama seçmeni olma potansiyelini daha fazla içeren bölge de çalışmalarını da o ciddiyet ile sürdürdü. ‘Gönüllü Olarak’ çalışanların bu proje de yer alması da gerek ülke genelinde gerekse bölge de herhangi bir saldırı durumunda partiyi terk etmemelerine güzel bir neden oldu.

Kaybeden ve kazanan partiler var 7  Haziran seçimlerinde ve biz artık bunu görüp şapkayı önümüze koymalıyız biraz. Neden oylar o partiye gitti?  değil  de Neden halk bizden desteğini çekti/neden bizi desteklemiyor? denilebilmeli artık. Kimsenin elinde garanti oy yok. Bunun bilincinde olmak en sağlıklısı olsa gerek.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Marka Flower Çiçekçi