Darıca’da Yeniçeri Hayratı Bir Çeşme
Darıca’da Yeniçeri Hayratı Bir Çeşme
Darıca’da Yeniçeri Hayratı Bir Çeşme
Darıca’da Yeniçeri Hayratı Bir Çeşme
Darıca ilçemizde Osmanlı Türkçesi ile yazılı, günümüze sapasağlam gelebilmiş 236 senelik asırlara meydan okuyan tarihi bir çeşme vardır. Çeşmenin kitabesi küçük ama verdiği bilgileri ile ilçe için tek olma vasfına sahiptir.
Darıca’da çeşmeleri saydığımızda aklımıza ilk gelenlere dair bilgi vermek isterim. Çınaraltı Çeşmesi günümüze gelmedi ancak Rumlar tarafından yapıldığı ve Darıca merkezdeki tarihi çınarın altında olduğu bilinir. Çakıroğlu Çeşmesi ya da Acı Çeşme de Rumlar tarafından yapıldığı söylenir. Tamiri sırasında ön taraftaki kitabe tekrar yerine konmadığından kaybolmuştur. Bu sebeple çeşmenin yapılış tarihi bilinmemektedir. Galip Ağa Çeşmesi, halkın içme suyunu karşılamak için Darıca eşrafından galip Ağa tarafından 1937’de yaptırılmıştır. Çeşme birkaç kez onarım görmüştür. Halen kullanılmaktadır. Çeşmenin banisi Galip Ağa işgal sırasında Yunan zulmüne maruz kalmış ve İstanbul Kartal’a göç etmek zorunda kalmıştır. 3 metre yüksekliğinde, küp şeklindeki çeşme daha sonra restore edilmiştir. Darıcanın en büyük çeşmesi olarak bilinirdi. Cumhuriyet Çeşmesi muhtarlığın duvarında mermerden yapılmış yakın zamana ait bir çeşmedir. Bayramoğlu benzin istasyonu yanında bir çeşme vardı ki günümüze ulaşmadı. Tonga tepe civarındaki Meşeli çeşme halen yerinde hayvanların istifadesi için yalak da yapılmış, etrafındaki meşeler tarihe meydan okuyor. Kaynaklarda Hacı İbrahim Paşa Çeşmesi’nden de bahsediliyor. Ancak detaylı bilgi bulamadım. 1923’te yapıldığı bilinen Kale Çeşmesi de var idi. Mimar Ali Saim Ülgen’in bugün sadece tek burcu kalan Darıca Kalesi önünde çektirdiği fotoğraf günümüze ulaşmıştı. Ama çeşme ulaşmadı. Aslında kalenin duvarına sonradan eklenmesi tarihi yapıya da zarar veriyordu. Ali Saim Bey, 1960larda Gebze ve civarında çokça fotoğraf çekerek şehrin yok olan tarihi eserlerinin kayda geçmesine ciddi katkı sunmuştur. Aldere mevkiinde de bir çeşme yer alıyor. Mermer bir kitabesi olan çeşmenin üzerinde banisi ve tarihi yazmaktadır. Belirtildiği üzere Darıca Cami mahallesinde ikamet eden Hüseyin Hüsnü Odabaşı oğlu tarafından 30 Ağustos 1963 tarihinde yaptırılmıştır.
Çakıl adıyla bilinen çeşmeler de vardı, bunlar 3 tane idi. Darıca'nın asırlık Çakıl Çeşmesi’ne bu senenin Haziran ayında Darıcalı araştırmacı Kâmil Uysal Bey ile gitmiştim. Osmanlı dönemi öncesinde de buralarda Cenevizlilerin yerleşim yeri olduğu biliniyor. Hala daha taş kalıntıları mevcut. Çeşmeye suyun gelmesini sağlayan tuğla künkler kırılmış, burada maalesef defineciler kazı yapmış, burayı talan etmiş. Sahipsizlik, bakımsızlık sebebiyle sadece taş yığını haline gelmiş. Bu topraklardaki her dine, mezhebe, ulusa sahip ne kalmışsa bunların ihya edilip günümüzde koruma altına alınması lazımdır. Bunlar bizim kültürel hazinelerimizdir.
Son olarak üzerinde duracağımız ve yazımıza da konu olan Eski Cami/Yerli Çeşmesi’dir. Eski Cami yakınındaki Yerli adıyla da bilinen çeşme üzerinde kitabe mevcut. Çeşmenin arkasında deposu da var imiş ve deposundan tahliye edilen su hayvanların içmesi için bir yalağa aktarılıyormuş. Ancak bu kısmı yol çalışması sırasında yıkılmış. Çeşme Cami Karşısı Sokağı ile Karaaslan Caddesi’nin birleşiminde şimdilerde Çenesuyu Darıca Bayi olarak kullanılan binanın duvarında yer alıyor. İsmini aldığı cami Sultan II. Abdülhamid döneminde yaptırılmış, ancak sultanın tahtan indirilmesinden sonra Sultan Mehmed Reşad döneminde açılmıştır. Eski Cami adıyla bilinir, belki sultanın iktidarı devam etseydi, diğer Abdülhamid dönemi açılan camiler gibi Hamidiye adıyla anılacaktı.
Genellikle servi ağacı motifli kitabeleri, mimari ögeleri çokça görürüm. Özellikle çeşmelerde ve kadın mezar taşlarında bu motiflerle karşılaştım. Ancak Darıca’daki servi ağacı motifi dikkatimi çekince aklıma acaba burada adı yazılı, hayrat sahibinin bağlı bulunduğu 57.bölüğün simgesi olabilir mi diye düşündüm. Gerçekten de doğru olduğunu tespit ettim. Ayrıca Ahmet Nezih Galitekin hoca tarafından kaleme alınan Kocaeli Su Medeniyeti Tarihinden İzler adlı kitapta da bunun belirtildiğini gördüm. Yeniçeri ortalarının sembolleri ile ilgili önemli bir kaynak olan Mahmud Şevket Paşa’nın “Osmanlı Teşkilât ve Kıyafet-i Askeriyesi” adlı 1907 basım tarihli eserine de hemen baktım. Buradaki Yeniçeri bölük simgeleri tablosunda 57.bölüğün olduğu kısımda iki servi ağacının aynı çeşmedeki gibi olduğunu teyit ettim. Belki bu zamana kadar bir süs ögesi olarak düşünülse de çok önemli bir izdi, benim için. Bölgemizde yaptığım araştırmalarda özellikle mezar taşlarında; yeniçeri ocağının yetmiş beşinci ve elli altıncı cemaate ait remizlerine denk gelmiştim. Bölük simgesinde görüldüğü üzere kırmızı renkli iki servi ağacı tahrif edilerek yeşile boyanmıştır. Kitabeden çeşmenin Hicri 1200, Miladi 1785 tarihinde Tokatlı Ali Usta tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Çeşmenin üzerindeki Osmanlıca kitabenin altında mermer kitabe eklenerek okunuşu da yakın dönemde eklenmiş ve sağ üst köşesine Yerli Çeşmesi yazılarak çeşmenin kenarları laleler ile bezenmiştir.






Kaynaklar:
Said Öztürk, Osmanlı Belgelerinde Darıca, Darıca Belediyesi, 2005, sayfa 20-21 ve 616.
Ahmet Nezih Galitekin, Kocaeli Su Medeniyeti Tarihinden Birkaç Damla, İSU Genel Müdürlüğü, 2006, sayfa 210.
Mutlu Kerem Kolcuoğlu, Karye-i Darıca'dan Darıca İlçesine, Cinius Yayınları, 2013, sayfa 476.
Ali Saim Ülgen fotoğrafı, SALT Araştırma.
Kamil Uysal, söyleşi, 08.06.2021.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

