AS UFUK OTO KİRALAMA

EŞİTTİ İLE “KARMAŞA” ÜZERİNE

Çayırova 27.10.2015 - 08:22, Güncelleme: 26.12.2020 - 11:31
 

EŞİTTİ İLE “KARMAŞA” ÜZERİNE

Bu sayımızda, sıra dışı bir yazarla röportaj yapacağız. Kendisi, istihbaratçı olmak isteyen fakat görme engeli yüzünden bu hayalini KARMAŞA isimli istihbarat romanı yazarak gerçekleştiren bir kişi. Furkan UĞUR EŞİTTİ ile beraberiz.

Furkan Merhaba Merhabalar Adnan Bey Böyle bir roman yazarak azmin ve mücadelenle, bizleri çok şaşırttın. Öykünü çok merak ediyoruz. Neler diyeceksin? Hep bir istihbaratçı olmak ve devlet düşmanlarıyla mücadele etmek istemişimdir. Takdir-i İlahi engelimden dolayı bu mümkün olmayacak gibi duruyor. Ben de bu hayalimi ve mücadelemi, istihbarat romanı yazarak gerçekleştirdim. Kitabında nelerden bahsediyorsun? Devlete ihanet, tarihin her döneminde görülen bir şey. Günümüzde de böyle ihanetleri kimi zaman duyuyor, kimi zamanda tanıklık ediyoruz. KARMAŞA isimli roman dizimin ilk kitabı olan “İhanetle Mücadele” de böyle bir ihanet şebekesinin devlete kurduğu kumpasları okurken, Başbakan  ve ekibinin mücadelesine de tanıklık edeceksiniz. İstihbarat romanı yazmanın kolay olmadığını biliyoruz? Üstelik görme engelli olman da cabası! Bu konuda ne gibi katkılar, destekler ve yardımlar aldığını öğrenebilir miyim? Kolay bir süreç olmadı, bu romanı tamamlamak üç yılımı aldı. Öncelikle emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Özellikle sevgili eşimi, oğlum Ahmet Şamil’i, Fatih Cam Bey ve Sercan Kaya’yı da unutmamalıyım. Onlar beni bu romanı yazmaya hem teşvik ettiler, hem de sık sık okuyup yaptığım tasvirlerde yardımcı oldular. En büyük yardımcılarımdan birisi de sesli betimlenen diziler ve filimler oldu. Onları dinledikçe mekân kavramım gelişti. Teknik olarak da Milli İstihbarat Teşkilatı görevlisi bir istihbaratçıdan aldığım kısmi bilgileri de eklemem sonucunda “Karmaşa Dizisi”nin ilk kitabı olan “İhanetle Mücadele” ortaya çıktı. Furkan bu röportaj gittikçe ilginçleşiyor. Roman yazım aşamasında karşılaştığın ilginç olaylar var mı? Duymayı çok isterim… Elbette birincisi yazı yazmanın ne kadar vakitsiz bir şey olduğunu öğrendim. Aklıma bir sahne geliyor ve bu sahne gecenin saat 4’ünde de olsa kalkıp yazmak gerekiyor, yoksa silinip gidiyor. Yazarların öyle bir iş yapar gibi oturup günün belli saatlerinde çalıştığını düşünüyordum ilk başlarda çok tuhaf geldi. İşin en ilginç tarafı benim kitabı yazmaya başlamam. Görev yaptığım kütüphanede otururken, kendimi kitap yazarken buldum. İlk başlarda şaka gibiydi, birde baktım ciddi, ciddi yazıyorum. Allah’ın hikmeti o sıralarda da, engelli yazarların eserlerini çıkarmasına verdiği destekle bildiğim Vefa Yayın Grubu Genel Koordinatörü Hasan Feyzi Giray Bey’le konuşurken kendisine böyle bir çalışma yapıyorum nasıl olur? Diye sordum. Kendisi de “Engelsiz Kalemler Projesi”nden bahsetti ve beni motive etti. Kitap yazım sürecinde ilham perilerini ve görünmeyen kahramanları merak ediyorum! Neler diyeceksin? Öncelikle TRT’de yayınlanan FİLİNTA dizisinin, romanın bazı bölümlerdeki ilham periliğini inkâr etmiyorum. Lakin bu konudaki görünmeyen en büyük kahramanlardan biri, “Engelsiz Kitaplar Projesi”ni başlatarak bu kitabın meydana çıkmasına imkân veren “Engelsiz Türkiye Platformu” dur. Engelliler genelde kendilerini ifade etme sorunu yaşıyorlar. Toplumda, engellileri anlamakta güçlük yaşıyor.  Engelsiz Kitaplar Projesi; bana göre engellilerin kendilerini daha iyi ifade edebilmelerini, öz güven bulmalarını, ben de yapabilirim diyebilmelerini destekleyen ve onları bu alana iten bir proje. Benim romanımda bu proje kapsamında yayımlanan bir roman. İşte ben kendi hayal dünyamı okuyucularımla paylaşabiliyorum, onlara kurguladığım romanı sunabiliyorum, demek ki görme engellilerde istihbarat romanı yazabiliyor diyorum. O zaman ortada hiçbir fark kalıyor mu? Diye de soruyorum. Engelsiz Kitaplar Projesini başlattığı için, bizler de Engelsiz Türkiye Platformu’na çok teşekkür ediyoruz. Bu röportajdan önce yaptığım araştırmalarda engelli yazarların genellikle kendi hayatlarında yaşadıkları olumsuzlukları ve hayat hikâyelerini yazdıklarını gördüm. Sen neden böyle bir tarz seçtin? Öncelikle istihbaratçı olma hayalimi bir nebze gerçekleştirmiş oldum. Ayrıca engellilerin her alanda başarılı olabileceklerine inanıyorum. Engeli olmayan yazarlar hayatlarını, yaşadıkları olumsuzlukları yazarak mı yazar oldular? Elbette hayır!  Ya bir roman, yahut bir şiir kitabı yazarak kendi eserlerini ortaya çıkarttılar. Ben de kendi tarzımı yansıtan bir roman yazdım hepsi bu. Yenilikler her zaman insanın ufkunu genişleten şeylerdir. Bence benden sonra da engellilerde farklı alanlarda eserler ortaya koyacaklardır, koymalıdırlar da. Biraz da Furkan UĞUR EŞİTTİ’nin kendisini tanıyalım? Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Süngüdere köyünde 1991 yılında doğdum. İlk ve ortaokul eğitimimi Ankara Gören Eller Görme Engelliler ilköğretim okulunda, lise eğitimimi ise Gebze Atatürk Lisesinde tamamladım. Erzurum Atatürk Üniversitesinde  eğitim hayatıma sosyal hizmetler lisans bölümünde devam ediyorum. Çocukluktan beri sevdiğim bir meslek olan radyo programcılığı, gençlik yıllarımın başköşesindeki yerini aldı. Kendim bir radyo kurup yayın yönetmenliğini yaptım. Çeşitli radyolarda metin yazarlığı ve seslendirme işlerinde çalıştım.  3 yıl kesintisiz radyo programcılığı yaptım. Kars Fen Lisesinde Memurluk hayatım başladı. Orada Kütüphaneci olarak kitaplarla başlayan arkadaşlığımız, her geçen gün ilerledi. Memuriyet hayatım başlamadan önce de okumayı ve yazmayı seviyordum. Ancak Kars Fen Lisesinin Müdürü Müseyip Arslanbenzer abimizin beni kütüphanede görevlendirmesi, kitap okuma ve yazma sevgimi daha çok güçlendirdi. Şu anda da Çayırova Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nde Engelli Koordinasyon Merkezi’nde görevime devam ediyorum. Furkan, SOSYAL FAALİYETLERLE ARAN NASIL? Biraz da onlardan bizlere bahsetsen? Sosyal faaliyetlerdeki hakkımı daha çok STK’larda kullandım. Çeşitli STK’larda başkanlık, gençlik kolları başkanlığı ve birim başkanlıkları yaptım. STK’larla olan hukukum hala devam ediyor.  Şu anda daTürkiye Beyazay derneğinin   Kocaeli başkanlığını yapıyorum. Şiir benim aldığım en önemli gıdalardan, şiir yazmak ve okumak ruhuma iyi geliyor. Her gün okurum. Okumayı ve yazmayı seven birisiyim. Kitap yazma hayalim küçük yaşlarda başladı. Yazı hayatım gazetelerde köşe yazarak başladı. hedef gazetesinde  Engelsiz kalem   rumuzuyla engellilerle ilgili olsun güncel konular olsun yazmaya devam ediyorum. bir çok yerel  gazetede  yazım yayımlandı. Furkan keyifli röportajımızın sonuna geldik. Okuyuculara söylemek istediğin neler var? Önemli bir misyon üstlendiğimi düşünüyorum. Sade bir dille, insanların ve insanlığın problemlerini ele alan roman ve hikâyeler yazmak niyetindeyim.  İnsanları kötüden iyiye, çirkinden güzele değiştirmek, barış ve kardeşlik duygularını güçlendirmek istiyorum. Romanlarında gerilimi, heyecanı ve olayı ön plana çıkarmayı düşünüyorum. Okuyucuların Romanı çok beğeneceklerine yüz yüz garanti verebilirim. Lütfen hem okuyup hem de okutarak bu alandaki arkadaşlarımızın sayılarının çoğalmalarına destek olsunlar. Bu keyifli röportaj için çok teşekkür ediyorum Adnan bey.
Bu sayımızda, sıra dışı bir yazarla röportaj yapacağız. Kendisi, istihbaratçı olmak isteyen fakat görme engeli yüzünden bu hayalini KARMAŞA isimli istihbarat romanı yazarak gerçekleştiren bir kişi. Furkan UĞUR EŞİTTİ ile beraberiz.
  • Furkan Merhaba
  • Merhabalar Adnan Bey
  • Böyle bir roman yazarak azmin ve mücadelenle, bizleri çok şaşırttın. Öykünü çok merak ediyoruz. Neler diyeceksin?
  • Hep bir istihbaratçı olmak ve devlet düşmanlarıyla mücadele etmek istemişimdir. Takdir-i İlahi engelimden dolayı bu mümkün olmayacak gibi duruyor. Ben de bu hayalimi ve mücadelemi, istihbarat romanı yazarak gerçekleştirdim.
  • Kitabında nelerden bahsediyorsun?
  • Devlete ihanet, tarihin her döneminde görülen bir şey. Günümüzde de böyle ihanetleri kimi zaman duyuyor, kimi zamanda tanıklık ediyoruz. KARMAŞA isimli roman dizimin ilk kitabı olan “İhanetle Mücadele” de böyle bir ihanet şebekesinin devlete kurduğu kumpasları okurken, Başbakan  ve ekibinin mücadelesine de tanıklık edeceksiniz.
  • İstihbarat romanı yazmanın kolay olmadığını biliyoruz? Üstelik görme engelli olman da cabası! Bu konuda ne gibi katkılar, destekler ve yardımlar aldığını öğrenebilir miyim?
  • Kolay bir süreç olmadı, bu romanı tamamlamak üç yılımı aldı. Öncelikle emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Özellikle sevgili eşimi, oğlum Ahmet Şamil’i, Fatih Cam Bey ve Sercan Kaya’yı da unutmamalıyım. Onlar beni bu romanı yazmaya hem teşvik ettiler, hem de sık sık okuyup yaptığım tasvirlerde yardımcı oldular. En büyük yardımcılarımdan birisi de sesli betimlenen diziler ve filimler oldu. Onları dinledikçe mekân kavramım gelişti. Teknik olarak da Milli İstihbarat Teşkilatı görevlisi bir istihbaratçıdan aldığım kısmi bilgileri de eklemem sonucunda “Karmaşa Dizisi”nin ilk kitabı olan “İhanetle Mücadele” ortaya çıktı.
  • Furkan bu röportaj gittikçe ilginçleşiyor. Roman yazım aşamasında karşılaştığın ilginç olaylar var mı? Duymayı çok isterim…
  • Elbette birincisi yazı yazmanın ne kadar vakitsiz bir şey olduğunu öğrendim. Aklıma bir sahne geliyor ve bu sahne gecenin saat 4’ünde de olsa kalkıp yazmak gerekiyor, yoksa silinip gidiyor. Yazarların öyle bir iş yapar gibi oturup günün belli saatlerinde çalıştığını düşünüyordum ilk başlarda çok tuhaf geldi. İşin en ilginç tarafı benim kitabı yazmaya başlamam. Görev yaptığım kütüphanede otururken, kendimi kitap yazarken buldum. İlk başlarda şaka gibiydi, birde baktım ciddi, ciddi yazıyorum. Allah’ın hikmeti o sıralarda da, engelli yazarların eserlerini çıkarmasına verdiği destekle bildiğim Vefa Yayın Grubu Genel Koordinatörü Hasan Feyzi Giray Bey’le konuşurken kendisine böyle bir çalışma yapıyorum nasıl olur? Diye sordum. Kendisi de “Engelsiz Kalemler Projesi”nden bahsetti ve beni motive etti.
  • Kitap yazım sürecinde ilham perilerini ve görünmeyen kahramanları merak ediyorum! Neler diyeceksin?
  • Öncelikle TRT’de yayınlanan FİLİNTA dizisinin, romanın bazı bölümlerdeki ilham periliğini inkâr etmiyorum. Lakin bu konudaki görünmeyen en büyük kahramanlardan biri, “Engelsiz Kitaplar Projesi”ni başlatarak bu kitabın meydana çıkmasına imkân veren “Engelsiz Türkiye Platformu” dur. Engelliler genelde kendilerini ifade etme sorunu yaşıyorlar. Toplumda, engellileri anlamakta güçlük yaşıyor.  Engelsiz Kitaplar Projesi; bana göre engellilerin kendilerini daha iyi ifade edebilmelerini, öz güven bulmalarını, ben de yapabilirim diyebilmelerini destekleyen ve onları bu alana iten bir proje. Benim romanımda bu proje kapsamında yayımlanan bir roman. İşte ben kendi hayal dünyamı okuyucularımla paylaşabiliyorum, onlara kurguladığım romanı sunabiliyorum, demek ki görme engellilerde istihbarat romanı yazabiliyor diyorum. O zaman ortada hiçbir fark kalıyor mu? Diye de soruyorum.
  • Engelsiz Kitaplar Projesini başlattığı için, bizler de Engelsiz Türkiye Platformu’na çok teşekkür ediyoruz. Bu röportajdan önce yaptığım araştırmalarda engelli yazarların genellikle kendi hayatlarında yaşadıkları olumsuzlukları ve hayat hikâyelerini yazdıklarını gördüm. Sen neden böyle bir tarz seçtin?
  • Öncelikle istihbaratçı olma hayalimi bir nebze gerçekleştirmiş oldum. Ayrıca engellilerin her alanda başarılı olabileceklerine inanıyorum. Engeli olmayan yazarlar hayatlarını, yaşadıkları olumsuzlukları yazarak mı yazar oldular? Elbette hayır!  Ya bir roman, yahut bir şiir kitabı yazarak kendi eserlerini ortaya çıkarttılar. Ben de kendi tarzımı yansıtan bir roman yazdım hepsi bu. Yenilikler her zaman insanın ufkunu genişleten şeylerdir. Bence benden sonra da engellilerde farklı alanlarda eserler ortaya koyacaklardır, koymalıdırlar da.
  • Biraz da Furkan UĞUR EŞİTTİ’nin kendisini tanıyalım?
  • Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Süngüdere köyünde 1991 yılında doğdum. İlk ve ortaokul eğitimimi Ankara Gören Eller Görme Engelliler ilköğretim okulunda, lise eğitimimi ise Gebze Atatürk Lisesinde tamamladım. Erzurum Atatürk Üniversitesinde  eğitim hayatıma sosyal hizmetler lisans bölümünde devam ediyorum. Çocukluktan beri sevdiğim bir meslek olan radyo programcılığı, gençlik yıllarımın başköşesindeki yerini aldı. Kendim bir radyo kurup yayın yönetmenliğini yaptım. Çeşitli radyolarda metin yazarlığı ve seslendirme işlerinde çalıştım.  3 yıl kesintisiz radyo programcılığı yaptım. Kars Fen Lisesinde Memurluk hayatım başladı. Orada Kütüphaneci olarak kitaplarla başlayan arkadaşlığımız, her geçen gün ilerledi. Memuriyet hayatım başlamadan önce de okumayı ve yazmayı seviyordum. Ancak Kars Fen Lisesinin Müdürü Müseyip Arslanbenzer abimizin beni kütüphanede görevlendirmesi, kitap okuma ve yazma sevgimi daha çok güçlendirdi. Şu anda da Çayırova Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nde Engelli Koordinasyon Merkezi’nde görevime devam ediyorum.
  • Furkan, SOSYAL FAALİYETLERLE ARAN NASIL? Biraz da onlardan bizlere bahsetsen?
  • Sosyal faaliyetlerdeki hakkımı daha çok STK’larda kullandım. Çeşitli STK’larda başkanlık, gençlik kolları başkanlığı ve birim başkanlıkları yaptım. STK’larla olan hukukum hala devam ediyor.  Şu anda daTürkiye Beyazay derneğinin   Kocaeli başkanlığını yapıyorum. Şiir benim aldığım en önemli gıdalardan, şiir yazmak ve okumak ruhuma iyi geliyor. Her gün okurum. Okumayı ve yazmayı seven birisiyim. Kitap yazma hayalim küçük yaşlarda başladı. Yazı hayatım gazetelerde köşe yazarak başladı. hedef gazetesinde  Engelsiz kalem   rumuzuyla engellilerle ilgili olsun güncel konular olsun yazmaya devam ediyorum. bir çok yerel  gazetede  yazım yayımlandı.
  • Furkan keyifli röportajımızın sonuna geldik. Okuyuculara söylemek istediğin neler var?
  • Önemli bir misyon üstlendiğimi düşünüyorum. Sade bir dille, insanların ve insanlığın problemlerini ele alan roman ve hikâyeler yazmak niyetindeyim.  İnsanları kötüden iyiye, çirkinden güzele değiştirmek, barış ve kardeşlik duygularını güçlendirmek istiyorum. Romanlarında gerilimi, heyecanı ve olayı ön plana çıkarmayı düşünüyorum. Okuyucuların Romanı çok beğeneceklerine yüz yüz garanti verebilirim. Lütfen hem okuyup hem de okutarak bu alandaki arkadaşlarımızın sayılarının çoğalmalarına destek olsunlar.

Bu keyifli röportaj için çok teşekkür ediyorum Adnan bey.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Marka Flower Çiçekçi