AS UFUK OTO KİRALAMA

"Fenerbahçe'ye beş kuruş faydası yok"

Spor 29.04.2015 - 11:31, Güncelleme: 26.12.2020 - 11:31
 

"Fenerbahçe'ye beş kuruş faydası yok"

Ziraat Türkiye Kupası yarı final ilk maçında Fenerbahçe, deplasmanda Bursaspor'u 2-1 mağlup etti. İşte spor yazarlarının karşılaşmayla ilgili yorumları...

GÜRCAN BİLGİÇ: F.Bahçe yaşlılığını çok iyi kullandı! Ne yaptığını bilmek gibisi yoktu Fenerbahçe için. Böylesine kritik maçları o kadar çok oynamışlardı ki, ortamın gerginliğini kendi lehlerine nasıl çevireceklerinin de farkındaydılar. Sahaya çıkan kadro, ilk yarıdaki Beşiktaş maçının taktiğini ve benzerliğini taşıyordu. Ön tarafta Alper ve Emenike'nin dikine koşularına tabelayı emanet ederek, göbeği tuttular. Bu turu geçmeye, kupayı kazanmaya bu kadar istekli bir takım ve seyirciyi karşılarında bulacaklarını biliyorlardı. Heyecanı ve arzuyu aşağı çekmeleri gerekiyordu, 15. dakikada da bunu başardılar.  Bursa yavaşladıkça, onlar hızlandı. Uzakdoğu dövüş sanatlarındaki gibi rakibin gücünü ona karşı kullanıyorlardı. Bursa beraberlik golünü attığında tazelenmenin peşine düştü ama Alves'in muhteşem frikik golüyle maçın yönü ve hikayesi de belli oldu. İkinci yarıda hamleler yerine topu ayaklarda koşturarak saniyelerin kendi tarafına akmasını sağladı Fenerbahçe. Yaşlı takım olmanın faydaları bunlardı işte. Ekonomik kalarak, enerjilerini sağlıklı kullandılar. Doğru koşular ve kararlar vererek skoru da ellerinde tuttular. Emre'nin yokluğunda, gözüm Diego'nun üstündeydi. Maç eksiği nedeniyle beklenti büyük değildi. Brezilyalı istekli olmasına rağmen yeterli değildi. Çok önemli top kayıpları yaptığı gibi, ikili mücadelelerde sürekli yerdeydi. Yaptığı asist moral getirir. Biraz daha kendine güvenmeye ihtiyacı var. Emenike ise maçı yaşadı. Sorumluluk almaktan çekinmedi ve takım arkadaşlarını da oyunun içine çekti. Yine de, takımın komutanı ve dümeni Mehmet Topal'dı.  Bursaspor'un mükemmele yakın orta saha organizasyonu ve enerjisine rağmen rakip ceza alanına etkili girmeyi başaramaması, maçın baskısını sindirememelerinden kaynaklanıyor. Kendine güvenen taraftar, rakibin otobüsünü taşlamaz, kendine güvenen takım karar anlarında afallamaz ve kendine güvenen teknik adam kenarda o mimiklere sahip olmaz. Bursa'nın bu boşluğu olgun kalarak doldurmayı başarması, bahane edebiyatlarından hızla uzaklaşması gerekiyor. En yüksek not 8 Egemen Korkmaz En düşük not 5 Fernandao RIDVAN DİLMEN: Skoru savunmadaki yardımlaşma getirdi Eskişehir'de kötü oynayan, haftayı üçüncü bitiren bir Fenerbahçe... Bunun getirdiği olumsuzluk ve çok gergin bir ortamda Bursa deplasmanı... Maç öncesi ve başlangıcı olumsuzluklara rağmen oyunun sonuna kadar ayakta kalan, belki dolu dolu oynamayan ancak iki etaplı mücadelede rövanş için yeterli skoru özellikle savunmada yardımlaşarak elde eden bir Fenerbahçe. Hücum yardımlaşması sadece ilk yarıda ve ikinci yarının başında oldu. Deplasmanda 2-1 önde olmanın verdiği psikolojik şartlardan dolayı geriye yaslanan bir Fenerbahçe ve değişiklikleri skora göre yapan bir İsmail Kartal vardı.  Bursa takımı, şehir olarak aşırı derecede konsantre olmuş. Bu oyunculara da yansıdı. Hızlı oynama ile panik halinde oynamayı karıştırdılar. Hızlı oynadılar, daha doğrusu oynamaya çalıştılar. Ama panikten dolayı son paslar ve son vuruşlarda iyi değillerdi.  Bir haftadır dinlendirilen Diego, oyunda kaldığı süre içerisinde ve de özellikle ilk yarıda çok iyiydi. Savunma bekleri Gökhan ve Kadlec hiç çıkmadı. Bunun deplasmanda normal olduğunu söyleyebiliriz. Egemen ve Alves'in önüne Mehmet Topal ve Selçuk'u koyarak merkezi tamamen korumak istemişti İsmail Kartal; bunu da başardı. Rakip savunma arkasına atılacak toplarla tehlike yaratmak istiyordu, bunu da başardı. Bana göre sahanın en iyi oyuncusu olan Emenike hem gol attı, hem pozisyona girdi hem de Şamil ve Serdar Aziz'i çok ama çok yıprattı. Bu galibiyete Fenerbahçe'nin çok ihtiyacı vardı. Savunma yardımlaşmasına, hücum yardımlaşmasını da ekleyecek olursalar bu karşılaşma, son altı haftada lige olumlu olarak yansır.  Cüneyt Çakır, Türkiye'de gördüğüm en iyi Cüneyt Çakır'dı. Çok güvenli, pozisyonlara yakın. Süper bir maç yönetti.   EMRE BOL: Takım olmak Lig yarışında bir anda 3. sıraya düşen Fenerbahçe'nin yeniden ayağa kalkmak için bu önemli karşılaşmayı mutlaka kazanması gerekiyordu. Alınacak galibiyet hem moral olacak hem de kara bulutların biraz olsun dağılmasını sağlayacaktı. Caner Erkin ve Hasan Ali yedek kulübesinde otururken sahaya "çakma sol bek" Kadlec'le çıkan İsmail Kartal'ın ne düşündüğünü açıkçası anlayamadım! Fenerbahçe zaten bireysel olarak kaliteli oyunculardan kurulu bir takım… Bu kaliteli oyuncular, sahaya biraz yeteneklerini yansıttıklarında, "Yani herkes biraz kendisi gibi oynadığında" ortaya yenilmesi zor bir takım çıkıyor. Aslında maça hızlı başlayan Bursa ekibiydi. Ancak ayağa oynayan ve iyi pas yapan Fenerbahçe karşısında çabuk yoruldular.  Böyle oyna, canımı ye  Egemen belki de hayatının futbolunu oynadı. Kendisinden iki kat fizik üstünlüğü bulunan Fernandao'yu adeta sahadan sildi. Uzun bir aradan sonra organize ve "takım gibi" oynayan sarı-lacivertliler, hem rakibe fazla pozisyon vermedi hem de rövanş için önemli bir skor elde etti. Emenike'yi Fenerbahçe'ye transfer olduğundan bu yana ilk kez bu kadar istekli gördüm. Koştu, mücadele etti, güzel bir de gol attı. Güçlü fiziğini çok iyi kullandı, ileride top tutarak takım arkadaşlarını dinlendirdi. Böyle oynasın canımı yesin! Peki ya Diego? O bildiğiniz gibiydi! Yanından rakip geçse rüzgarından yere düşüyor! Hep süre alamadığından şikayet ediyordu ya... Şimdi ona soruyorum, "Yeterince süre aldın mı Diego efendi!"   ERMAN TOROĞLU: Rövanş zor oluyor İlk maç 2-1 olunca genel kanı "Fener turu geçer"... Yalnız şunu unutmayın geçer de işler biraz 'terso' giderse çok zorlanır geçer. İstanbul'daki maçta Bursaspor'un kaybedecek bir şeyi olmayacak. Rahat rahat oynayacaklar. F.Bahçe'nin kaybedecek çok şeyi olacak, onlar gerilecekler. Bursa takımı deplasmanda daha çabuk oyuna giriyor, daha rahat oynuyor. Dün gece F.Bahçe "Berabere de kalsam iyiydi" havasındaydı, haklı da. "Galip gelirsem tereyağ olur" diyordu, o da oldu. Ama kupa maçları sürprizlere gebedir arkadaşlar. Hiçbir zaman rövanş garanti değildir, unutmayın. F.Bahçe bu sezon ligi de kupayı da alabilir. Ama bu Fener kadrosu seneye Avrupa'ya çıkarsa ne yapar? İşleri çok zor. Maçta ne var ne yok mücadele etmeye kalkıyorlar ama antrenmanlarda yeterli çalışmadıkları için 60. dakikadan sonra direnen rakiplere karşı oyundan düşüyorlar. Defansta kalabalık olmazlarsa araya atılan tek toplarda tüm savunma çöküyor ve oyundan düşüyor. Volkan iyi ama nereye kadar? Bursaspor'a bakıyorsunuz iyi mücadele ediyor gözüküyorlar, iyi işler yapıyor gözüküyorlar ama devamını getiremiyorlar. O maçı kazanmaları için belli oyuncularının çok iyi oynaması lazım. Onlar da belli: Fernandao, Belluschi, Ozan Tufan... Diğerleri standart oyuncular aynı tornadan çıkmış gibi. Aslında bu sadece Bursa'nın değil Türk futbolunun sorunu. O yüzden bizim maçlarda göze hoş gelen şeyler fazla olmuyor. Herkes fabrika ayarından çıkmış gibi futbol oynuyor, ne bir fazla ne bir eksik. Zemin karşıdan yeşil gözüküyor ama hem futbolcular alakasız yerlerde kayıyor hem de top zıplaya zıplaya gidiyor. Demek ki herkes yeni stada hazırlık yapmış.  Bursa şimdi tehlikeli  Dünkü skora göre F.Bahçe'nin final için bir avantajı var ama altını çizerek söylüyorum çok fazla değil. İstanbul'da gerilecek taraf sarı-lacivertliler olacak. Çünkü Bursaspor'un kaybedecek şeyi kalmamış. Hayatta da tehlikeli olan o değil mi? Kaybedecek  şeyi kalmamış adamdan korkacaksın. Emenike gelişmiyor  Emenike zor işleri yapıyor, kolayı yapamıyor. Emenike'nin F.Bahçe için bir avantajı var, defanstan uzun top atınca rahatlatıyor. Çünkü rakip defans en az 2-3 kişiyle onu bekliyor. Ama bir dezavantajı var depara çıkmaya başladığında fazla çekiyoritiyor. Emenike karşı karşıya başarılı değil. Demek ki bunlar için özel idman yapmıyor. Kendini geliştirmiyor. Aldığı parayı yeterli görüyor.   SERKAN YETİŞMİŞOĞLU: Tren kaçtı Kupaya 29 senedir hasret olan Bursaspor, evinde hüsrana uğrayınca final şansını Kaf Dağı'nın ardına bıraktı! 25 bin taraftarının muhteşem desteğiyle kapalı gişe oynayan Timsah, oyuna baskılı başladı ve ilk dakikalarda kanatlardan etkili oldu. Ancak savunmada iyi kapanan Fenerbahçe önünde hücumda tıkanan Bursaspor, final paslarını atamadı. Fenerbahçe, 26'da ilk net pozisyonunda golü bulurken, şoku üzerinden çabuk atan yeşil-beyazlılar, Belluschi'nin kafa golüyle umutlandı. Fakat Alves'in sol çaprazdan frikiğinde kaleci Harun fena avlandı. Tur için avantajlı skor ararken 36'da yine geriye düşen Bursaspor, ilk hamlesini 60'ta yaptı. Şenol Güneş, tıpkı Başakşehir maçındaki gibi Emre Taşdemir'i sol açığa koyarken, Josue'yi sağa çekip, 4-4-2 düzenine geçti ve çift forvete döndü. Oyunu rakip yarı alana yıkan Timsah, kenar ortalarda havadan üstünlük kuramadı.  Çok gol kaçırdılar  Enes ve Bekir hamleleriyle iyice geriye yaslanan Fener'in resmen kalesini abluka altına alan Bursaspor; Emre Taşdemir, Enes Ünal ve Fernandao ile inanılmaz goller kaçırdı. Yarı finalin ilk maçını evinde kaybeden yeşil-beyazlılar, beklenen performansından çok uzak kalınca, 3 Haziran'da Bursa'da oynanacak kupa finaline çıkma şansını büyük ölçüde zora soktu. Futbol mucizeler oyunudur ama Kadıköy'de Timsah'ın 2 fark için gerçekten mucizeye ihtiyacı var.   OKTAY DERELİOĞLU: Avantaj Fenerbahçe'de Eskişehir maçı nedeniyle moralsiz gittiği Bursa'da kadro revizyonunu yapan İsmail Kartal, Caner, Sow, Webo, Emre olmadan takımını sahaya çıkardı. Fenerbahçe ilk yarıda Bursaspor'un çok etkili ve baskılı futboluna iyi direndi. Atak organizasyonlarında ayakta kaldı. İlk yarıda bulduğu 2 gol de çok güzeldi. Özellikle haftalardır frikik deneyen Bruno Alves en sonunda çok önemli bir maçta golünü attı. Tabii Bursaspor takımı çok etkili bir takım olduğu için bence dezavantajı avantaa çevirebilecek güçte bir takım. Bu maçta istediğini alan Fenerbahçe, Kadıköy'de bence çok zevkli ve harika bir maç oynayacağına inanıyorum. Kupayı da bu turu geçenin alacağına inanıyorum. Bence bu yarı final eşleşmesi erken final niteliğindeydi. Emmanuel Emenike haftalar sonra gol attı. İyi de oynadı, morali yerine geldi. Diego'nun ilk 11'de oynaması buzları eritti. O maçın iyilerindendi. Egemen'in savunmada her zaman yer alması gerektiğini düşünüyorum. Fenerbanhçe savunması için çok önemli bir isim bence. Bursaspor'da Fernandao'nun çok etkili olamadı. Orta sahada Ozan Tufan ile birlikte Belluschi çok çalıştı. Ama Caner'in de savunmanın solunda yer alması gerektiğini düyünüyorum. Çünkü son Eskişehir maçında orta sahanın sağında oynatılarak ciddi hata yapılmıştı. Maçın kazanan Fenerbahçe çok ciddi bir avantaja sahip. Üstelik sahasında 1-0 kaybetse bile turu geçebilecek durumda. Ama daha önce dediğim gibi Şükrü Saracoğlu Stadı'nda tempolu ve zevkli bir maç bizi bekliyor. Fenerbahçe sadece avantaj değil, lig şampiyonlu yarışında da kendisi için itici bir moral gücüne sahip oldu.   MURAT ÖZBOSTAN: F.Bahçe'nin el freni gibi!.. Eskişehir'de kaleye şut atamayan Fenerbahçe'nin, hem ligin kalan haftaları için hem de kupa için Bursa'da sahaya bir karakter koyması gerekiyordu. Sorunlu golcü Emenike ve sabıkalı stoper Alves ile 2 gol buldular.  Bursa cephesinde geçen hafta İstanbul'da iş yapan orta saha dün vasatı aşamadı. Özellikle de Ozan Tufan.. Gereksiz bir telaş ve sinir harbi içindeydiler.. Fenerbahçe yıllardır üzerine şuursuz gelen takımları cezalandırıyor.. Buna Şenol Güneş'in de katkı yaptığını söylemek lazım.  Moraller dibe vurmuşken Bursa'dan 2-1 ile çıkmak İsmail Kartal için bulunmaz hint kumaşı.. Ama kusura bakmasın ne Eskişehir maçındaki ne de dün akşamki değişikliklerin Fenerbahçe'ye beş kuruş faydası olmadı. Korkunun ecele faydası yok. İsmail Kartal, Fenerbahçe'nin el freni gibi.. Bursaspor bu sonuçtan sonra İstanbul'da şapkadan tavşan çıkarmalı..(SABAH)  
Ziraat Türkiye Kupası yarı final ilk maçında Fenerbahçe, deplasmanda Bursaspor'u 2-1 mağlup etti. İşte spor yazarlarının karşılaşmayla ilgili yorumları...
GÜRCAN BİLGİÇ: F.Bahçe yaşlılığını çok iyi kullandı!

Ne yaptığını bilmek gibisi yoktu Fenerbahçe için. Böylesine kritik maçları o kadar çok oynamışlardı ki, ortamın gerginliğini kendi lehlerine nasıl çevireceklerinin de farkındaydılar. Sahaya çıkan kadro, ilk yarıdaki Beşiktaş maçının taktiğini ve benzerliğini taşıyordu. Ön tarafta Alper ve Emenike'nin dikine koşularına tabelayı emanet ederek, göbeği tuttular. Bu turu geçmeye, kupayı kazanmaya bu kadar istekli bir takım ve seyirciyi karşılarında bulacaklarını biliyorlardı. Heyecanı ve arzuyu aşağı çekmeleri gerekiyordu, 15. dakikada da bunu başardılar. 

Bursa yavaşladıkça, onlar hızlandı. Uzakdoğu dövüş sanatlarındaki gibi rakibin gücünü ona karşı kullanıyorlardı. Bursa beraberlik golünü attığında tazelenmenin peşine düştü ama Alves'in muhteşem frikik golüyle maçın yönü ve hikayesi de belli oldu. İkinci yarıda hamleler yerine topu ayaklarda koşturarak saniyelerin kendi tarafına akmasını sağladı Fenerbahçe. Yaşlı takım olmanın faydaları bunlardı işte. Ekonomik kalarak, enerjilerini sağlıklı kullandılar. Doğru koşular ve kararlar vererek skoru da ellerinde tuttular. Emre'nin yokluğunda, gözüm Diego'nun üstündeydi. Maç eksiği nedeniyle beklenti büyük değildi. Brezilyalı istekli olmasına rağmen yeterli değildi. Çok önemli top kayıpları yaptığı gibi, ikili mücadelelerde sürekli yerdeydi. Yaptığı asist moral getirir. Biraz daha kendine güvenmeye ihtiyacı var. Emenike ise maçı yaşadı. Sorumluluk almaktan çekinmedi ve takım arkadaşlarını da oyunun içine çekti. Yine de, takımın komutanı ve dümeni Mehmet Topal'dı. 

Bursaspor'un mükemmele yakın orta saha organizasyonu ve enerjisine rağmen rakip ceza alanına etkili girmeyi başaramaması, maçın baskısını sindirememelerinden kaynaklanıyor. Kendine güvenen taraftar, rakibin otobüsünü taşlamaz, kendine güvenen takım karar anlarında afallamaz ve kendine güvenen teknik adam kenarda o mimiklere sahip olmaz. Bursa'nın bu boşluğu olgun kalarak doldurmayı başarması, bahane edebiyatlarından hızla uzaklaşması gerekiyor.

En yüksek not 8
Egemen Korkmaz

En düşük not 5
Fernandao
RIDVAN DİLMEN: Skoru savunmadaki yardımlaşma getirdi

Eskişehir'de kötü oynayan, haftayı üçüncü bitiren bir Fenerbahçe... Bunun getirdiği olumsuzluk ve çok gergin bir ortamda Bursa deplasmanı... Maç öncesi ve başlangıcı olumsuzluklara rağmen oyunun sonuna kadar ayakta kalan, belki dolu dolu oynamayan ancak iki etaplı mücadelede rövanş için yeterli skoru özellikle savunmada yardımlaşarak elde eden bir Fenerbahçe. Hücum yardımlaşması sadece ilk yarıda ve ikinci yarının başında oldu. Deplasmanda 2-1 önde olmanın verdiği psikolojik şartlardan dolayı geriye yaslanan bir Fenerbahçe ve değişiklikleri skora göre yapan bir İsmail Kartal vardı. 

Bursa takımı, şehir olarak aşırı derecede konsantre olmuş. Bu oyunculara da yansıdı. Hızlı oynama ile panik halinde oynamayı karıştırdılar. Hızlı oynadılar, daha doğrusu oynamaya çalıştılar. Ama panikten dolayı son paslar ve son vuruşlarda iyi değillerdi. 

Bir haftadır dinlendirilen Diego, oyunda kaldığı süre içerisinde ve de özellikle ilk yarıda çok iyiydi. Savunma bekleri Gökhan ve Kadlec hiç çıkmadı. Bunun deplasmanda normal olduğunu söyleyebiliriz. Egemen ve Alves'in önüne Mehmet Topal ve Selçuk'u koyarak merkezi tamamen korumak istemişti İsmail Kartal; bunu da başardı. Rakip savunma arkasına atılacak toplarla tehlike yaratmak istiyordu, bunu da başardı. Bana göre sahanın en iyi oyuncusu olan Emenike hem gol attı, hem pozisyona girdi hem de Şamil ve Serdar Aziz'i çok ama çok yıprattı.

Bu galibiyete Fenerbahçe'nin çok ihtiyacı vardı. Savunma yardımlaşmasına, hücum yardımlaşmasını da ekleyecek olursalar bu karşılaşma, son altı haftada lige olumlu olarak yansır. 

Cüneyt Çakır, Türkiye'de gördüğüm en iyi Cüneyt Çakır'dı. Çok güvenli, pozisyonlara yakın. Süper bir maç yönetti.
 
EMRE BOL: Takım olmak
Lig yarışında bir anda 3. sıraya düşen Fenerbahçe'nin yeniden ayağa kalkmak için bu önemli karşılaşmayı mutlaka kazanması gerekiyordu.
Alınacak galibiyet hem moral olacak hem de kara bulutların biraz olsun dağılmasını sağlayacaktı.
Caner Erkin ve Hasan Ali yedek kulübesinde otururken sahaya "çakma sol bek" Kadlec'le çıkan İsmail Kartal'ın ne düşündüğünü açıkçası anlayamadım! Fenerbahçe zaten bireysel olarak kaliteli oyunculardan kurulu bir takım… Bu kaliteli oyuncular, sahaya biraz yeteneklerini yansıttıklarında, "Yani herkes biraz kendisi gibi oynadığında" ortaya yenilmesi zor bir takım çıkıyor.
Aslında maça hızlı başlayan Bursa ekibiydi.
Ancak ayağa oynayan ve iyi pas yapan Fenerbahçe karşısında çabuk yoruldular. 

Böyle oyna, canımı ye 
Egemen belki de hayatının futbolunu oynadı. Kendisinden iki kat fizik üstünlüğü bulunan Fernandao'yu adeta sahadan sildi. Uzun bir aradan sonra organize ve "takım gibi" oynayan sarı-lacivertliler, hem rakibe fazla pozisyon vermedi hem de rövanş için önemli bir skor elde etti.
Emenike'yi Fenerbahçe'ye transfer olduğundan bu yana ilk kez bu kadar istekli gördüm. Koştu, mücadele etti, güzel bir de gol attı. Güçlü fiziğini çok iyi kullandı, ileride top tutarak takım arkadaşlarını dinlendirdi. Böyle oynasın canımı yesin!
Peki ya Diego?
O bildiğiniz gibiydi! Yanından rakip geçse rüzgarından yere düşüyor! Hep süre alamadığından şikayet ediyordu ya... Şimdi ona soruyorum, "Yeterince süre aldın mı Diego efendi!"
 
ERMAN TOROĞLU: Rövanş zor oluyor
İlk maç 2-1 olunca genel kanı "Fener turu geçer"... Yalnız şunu unutmayın geçer de işler biraz 'terso' giderse çok zorlanır geçer. İstanbul'daki maçta Bursaspor'un kaybedecek bir şeyi olmayacak. Rahat rahat oynayacaklar. F.Bahçe'nin kaybedecek çok şeyi olacak, onlar gerilecekler.
Bursa takımı deplasmanda daha çabuk oyuna giriyor, daha rahat oynuyor.
Dün gece F.Bahçe "Berabere de kalsam iyiydi" havasındaydı, haklı da. "Galip gelirsem tereyağ olur" diyordu, o da oldu. Ama kupa maçları sürprizlere gebedir arkadaşlar. Hiçbir zaman rövanş garanti değildir, unutmayın.
F.Bahçe bu sezon ligi de kupayı da alabilir. Ama bu Fener kadrosu seneye Avrupa'ya çıkarsa ne yapar? İşleri çok zor. Maçta ne var ne yok mücadele etmeye kalkıyorlar ama antrenmanlarda yeterli çalışmadıkları için 60. dakikadan sonra direnen rakiplere karşı oyundan düşüyorlar. Defansta kalabalık olmazlarsa araya atılan tek toplarda tüm savunma çöküyor ve oyundan düşüyor.
Volkan iyi ama nereye kadar?
Bursaspor'a bakıyorsunuz iyi mücadele ediyor gözüküyorlar, iyi işler yapıyor gözüküyorlar ama devamını getiremiyorlar. O maçı kazanmaları için belli oyuncularının çok iyi oynaması lazım. Onlar da belli: Fernandao, Belluschi, Ozan Tufan... Diğerleri standart oyuncular aynı tornadan çıkmış gibi. Aslında bu sadece Bursa'nın değil Türk futbolunun sorunu. O yüzden bizim maçlarda göze hoş gelen şeyler fazla olmuyor. Herkes fabrika ayarından çıkmış gibi futbol oynuyor, ne bir fazla ne bir eksik.
Zemin karşıdan yeşil gözüküyor ama hem futbolcular alakasız yerlerde kayıyor hem de top zıplaya zıplaya gidiyor.
Demek ki herkes yeni stada hazırlık yapmış. 

Bursa şimdi tehlikeli 
Dünkü skora göre F.Bahçe'nin final için bir avantajı var ama altını çizerek söylüyorum çok fazla değil. İstanbul'da gerilecek taraf sarı-lacivertliler olacak. Çünkü Bursaspor'un kaybedecek şeyi kalmamış. Hayatta da tehlikeli olan o değil mi? Kaybedecek 
şeyi kalmamış adamdan korkacaksın.

Emenike gelişmiyor 
Emenike zor işleri yapıyor, kolayı yapamıyor. Emenike'nin F.Bahçe için bir avantajı var, defanstan uzun top atınca rahatlatıyor. Çünkü rakip defans en az 2-3 kişiyle onu bekliyor.
Ama bir dezavantajı var depara çıkmaya başladığında fazla çekiyoritiyor.
Emenike karşı karşıya başarılı değil. Demek ki bunlar için özel idman yapmıyor. Kendini geliştirmiyor.
Aldığı parayı yeterli görüyor.
 
SERKAN YETİŞMİŞOĞLU: Tren kaçtı
Kupaya 29 senedir hasret olan Bursaspor, evinde hüsrana uğrayınca final şansını Kaf Dağı'nın ardına bıraktı!
25 bin taraftarının muhteşem desteğiyle kapalı gişe oynayan Timsah, oyuna baskılı başladı ve ilk dakikalarda kanatlardan etkili oldu.
Ancak savunmada iyi kapanan Fenerbahçe önünde hücumda tıkanan Bursaspor, final paslarını atamadı.
Fenerbahçe, 26'da ilk net pozisyonunda golü bulurken, şoku üzerinden çabuk atan yeşil-beyazlılar, Belluschi'nin kafa golüyle umutlandı.
Fakat Alves'in sol çaprazdan frikiğinde kaleci Harun fena avlandı.
Tur için avantajlı skor ararken 36'da yine geriye düşen Bursaspor, ilk hamlesini 60'ta yaptı. Şenol Güneş, tıpkı Başakşehir maçındaki gibi Emre Taşdemir'i sol açığa koyarken, Josue'yi sağa çekip, 4-4-2 düzenine geçti ve çift forvete döndü.
Oyunu rakip yarı alana yıkan Timsah, kenar ortalarda havadan üstünlük kuramadı. 

Çok gol kaçırdılar 
Enes ve Bekir hamleleriyle iyice geriye yaslanan Fener'in resmen kalesini abluka altına alan Bursaspor; Emre Taşdemir, Enes Ünal ve Fernandao ile inanılmaz goller kaçırdı.
Yarı finalin ilk maçını evinde kaybeden yeşil-beyazlılar, beklenen performansından çok uzak kalınca, 3 Haziran'da Bursa'da oynanacak kupa finaline çıkma şansını büyük ölçüde zora soktu.
Futbol mucizeler oyunudur ama Kadıköy'de Timsah'ın 2 fark için gerçekten mucizeye ihtiyacı var.
 
OKTAY DERELİOĞLU: Avantaj Fenerbahçe'de

Eskişehir maçı nedeniyle moralsiz gittiği Bursa'da kadro revizyonunu yapan İsmail Kartal, Caner, Sow, Webo, Emre olmadan takımını sahaya çıkardı. Fenerbahçe ilk yarıda Bursaspor'un çok etkili ve baskılı futboluna iyi direndi.
Atak organizasyonlarında ayakta kaldı.
İlk yarıda bulduğu 2 gol de çok güzeldi.
Özellikle haftalardır frikik deneyen Bruno Alves en sonunda çok önemli bir maçta golünü attı.
Tabii Bursaspor takımı çok etkili bir takım olduğu için bence dezavantajı avantaa çevirebilecek güçte bir takım. Bu maçta istediğini alan Fenerbahçe, Kadıköy'de bence çok zevkli ve harika bir maç oynayacağına inanıyorum.
Kupayı da bu turu geçenin alacağına inanıyorum. Bence bu yarı final eşleşmesi erken final niteliğindeydi. Emmanuel Emenike haftalar sonra gol attı. İyi de oynadı, morali yerine geldi. Diego'nun ilk 11'de oynaması buzları eritti. O maçın iyilerindendi. Egemen'in savunmada her zaman yer alması gerektiğini düşünüyorum. Fenerbanhçe savunması için çok önemli bir isim bence. Bursaspor'da Fernandao'nun çok etkili olamadı. Orta sahada Ozan Tufan ile birlikte Belluschi çok çalıştı. Ama Caner'in de savunmanın solunda yer alması gerektiğini düyünüyorum.
Çünkü son Eskişehir maçında orta sahanın sağında oynatılarak ciddi hata yapılmıştı. Maçın kazanan Fenerbahçe çok ciddi bir avantaja sahip.
Üstelik sahasında 1-0 kaybetse bile turu geçebilecek durumda. Ama daha önce dediğim gibi Şükrü Saracoğlu Stadı'nda tempolu ve zevkli bir maç bizi bekliyor. Fenerbahçe sadece avantaj değil, lig şampiyonlu yarışında da kendisi için itici bir moral gücüne sahip oldu.
 
MURAT ÖZBOSTAN: F.Bahçe'nin el freni gibi!..

Eskişehir'de kaleye şut atamayan Fenerbahçe'nin, hem ligin kalan haftaları için hem de kupa için Bursa'da sahaya bir karakter koyması gerekiyordu. Sorunlu golcü Emenike ve sabıkalı stoper Alves ile 2 gol buldular. 

Bursa cephesinde geçen hafta İstanbul'da iş yapan orta saha dün vasatı aşamadı. Özellikle de Ozan Tufan.. Gereksiz bir telaş ve sinir harbi içindeydiler.. Fenerbahçe yıllardır üzerine şuursuz gelen takımları cezalandırıyor.. Buna Şenol Güneş'in de katkı yaptığını söylemek lazım. 

Moraller dibe vurmuşken Bursa'dan 2-1 ile çıkmak İsmail Kartal için bulunmaz hint kumaşı.. Ama kusura bakmasın ne Eskişehir maçındaki ne de dün akşamki değişikliklerin Fenerbahçe'ye beş kuruş faydası olmadı. Korkunun ecele faydası yok. İsmail Kartal, Fenerbahçe'nin el freni gibi.. Bursaspor bu sonuçtan sonra İstanbul'da şapkadan tavşan çıkarmalı..(SABAH)

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Marka Flower Çiçekçi