Gebze’de İstanbul Sözleşmesi bilgilendirmesi
Gebze’de İstanbul Sözleşmesi bilgilendirmesi
Gebze’de kadınlar ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır, Vazgeçmiyoruz’ kampanyası kapsamında bir bilgilendirmede bulunarak broşür dağıttı.
Türkiye’nin, imzacısı olduğu, kadına yönelik şiddetle ilgili devlete önemli yükümlülükler getiren İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi gündemde. Gebzeli kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin kadınların pek çok hakkını tartışmaya açan önemli bir tartışma olduğunu, buna izin vermemekte kararlı olduklarını söylüyor. “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır, Vazgeçmiyoruz” diyerek haklarını ve hayatlarını korumak, kamuoyunu bilgilendirip herkesin kadınların taleplerine kulak vermesini sağlamak için Gebze’de bilgilendirmede yapılarak broşür dağıtıldı.
GELİN HEP BİRLİKTE OLALIM
Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmaması, acilen uygulanması talebi için ve en geniş kadın birliğini oluşturmak için Gebzelileri bilgilendirdi. Kadınlar, bu birlikteliğin yeni katılımlara açık olduğunu vurgularken “Şiddete karşı mücadelede devlete ve ilgili kurumlara yükümlülükler getiren İstanbul Sözleşmesi'ni korumak, hayatlarımıza sahip çıkmak için, bir kişi daha eksilmemek için gelin hep birlikte olalım” diyerek Gebze kamuoyuna çağrı yaptı.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR?
2014’ten bu yana yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesi'nin tam adı, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesidir. Kadınları her türlü şiddete karşı korumayı, kadına karşı şiddeti ve hane içi şiddeti önlemeyi amaçlayan sözleşme, Türkiye dahil 40’ın üzerinde devlet tarafından imzalanmış bir uluslararası sözleşmedir. Sözleşme taraf devletlere getirdiği yükümlülükler bakımından 4 ana eksende incelenir. Buna göre şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, faillere yönelik etkili soruşturma ve kovuşturma yürütülmesi ve kadına yönelik şiddeti engellemeye dönük politikalar izlenmesi için taraf devletler gerekli yasal ve diğer tedbirleri almakla yükümlüdür. Sözleşme, şiddeti her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet eylemleri olarak tanımlaması, toplumsal cinsiyeti tanıması, hane içi şiddeti “özel”den çıkararak müdahale edilebilir kılması, kadın kuruluşları ile işbirliği öngörmesi, uzlaştırma gibi alternatif hukuk yollarını yasaklaması bakımından önemli bir dayanak oluşturuyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

