GEBZE BL. İLAN HAZİRAN 2926

Gebzeli İşadamı Kral Oldu

Dilovası 24.05.2016 - 08:55, Güncelleme: 26.12.2020 - 11:31
 

Gebzeli İşadamı Kral Oldu

Nazım İmamoğlu, 2010'da keşif için gittiği Dominik Cumhuriyeti'nde, suya, neme, demirden daha dayanıklı tik ağacını keşfetti. Şimdi dünyaya satıyor.

Türkiye'nin en büyük sermayesi girişimcileridir sözü öyle boş bir laf değil. Bu sözün içini en iyi dolduran girişimciler de tabii ki Kayserililer. Kayserili Nazım  İmamoğlu'nun  Türkiye'de yetişmeyen tik ağacı ile ilgili ticaret ve imalat macerasından bu yıl 50 milyon dolarlık bir ciro çıkabilir. Ortakları  Mehmet Çınarve Tanju Şeber ile birlikte kurduğu şirketiyle (Çınardan Orman Ürünleri)  Dominik'te 22 milyon metrekare yani 22 kilometrekare tik ağacı ormanı işletmeye başlayan Nasım  İmamoğlu, bu ormandan temin ettiği tik ağaçlarını ham halde  Dilovası'ndaki fabrikasına getiriyor ve orada işliyor. Geçen yıl başlayan ticaret şimdilik 10 milyon dolara ulaşmış. Nazım  İmamoğluşöyle anlatıyor öyküsünü: İKTİSAT MEZUNU KAYSERİLİ "Kayseriliyim. Babam avukattı. Dededen ticaretimiz de vardı.  Kayseri'de zaten ticaretin içine doğuyorsun. 12 yaşımdayken 1977'de  İstanbul'a geldik. Benzin kuyrukları vardı o yıllarda ve ben de kuyrukta bekleyenlere su satarak ticarete başladım.  Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari İlimler Akademisi mezunuyum. Üniversite okurken de 1986'da dayılarıma ait  Bayrampaşa'daki dükkanda mobilya imalathanesi kurdum. Firmamın adı Dekorno'ydu ve sadece kontrat mobilya üretirdim. Yani otel odaları gece kulüpleri, gazinoların tefrişat işini yapardım. Sonra koltuk takımları üretmeye de başladık.  İtalya'dan koltuk takımı getiriyordum ve onları çok sayıda üretip satmaya başladık ve imalatımız da 300 metrekareden 3.000 metrekareye kadar çıktı. İmalat malum zordur. 1999 depreminden sonra imalatı bıraktık ve 2009'a kadar kereste ve mobilya ticaretine yöneldik. Bu arada ihtiyacımız olan mobilyayı fason yaptırdık ama yine dekorasyon ile yürüdük. 2010'da ise  Dominik'ten ham tik tomruk ithalatına başladık ve yeniden  Dilovası'da kendi fabrikamızı kurduk. DOMİNİK NERDEN ÇIKTI? 2010'da, ABD'ye,  Los Angeles'e gitmiştim orada  Dominik ile iş yapan arkadaşlarım vardı ve bana 'sen mobilyacısın bu ülkede çok iyi kerestelik orman var' dediler. Benim için referans olanlar da oldu ve  Dominik'te ülkenin ileri gelenleriyle, tüccarlarıyla ilişkiler kurdum. Kendimizi de iyi anlattık. İlgilendiğim ürün, o bölgede teka denilen bizim 'tik' dediğimiz özel bir ağaçtan kereste. Orada ağaçlar devletin. 22 KİLOMETREKARE ORMAN Bana  Dominik'in 'ilk ormancılık işletme izni' verildi. 22 milyon metrekare yani 22 kilometrekare bir alanı tahsis ettiler. Biz de önce ağaçtan numune getirdik ve TABİTAK dahil bazı bilimsel kuruluşlara araştırma için sunduk. Sonuç çk olumlu çıktı. Özelliği dış mekanlarda çok dayanıklı, suya karşı demirden daha dayanıklı. Bataklıkta çok zorlu bir tabiatta yetişir. 6 yıldır uğraşıyoruz, son 3 yıldır kesim yapabiliyoruz. Geçen yıl da satışa başladık, üç gemi mal çıkardık 10 milyon dolarlık mal çıkardık. Hedefimiz dünyaya, her ay bir gemi çıkarmak; bu da yılda 60 milyon doları bulacak. İlk etapta  İsrail ve  İspanya'ya ağaç gönderdik ama asıl amacımız tamamını  Türkiye'ye getirmek ve burada ürüne dönüştürüp katma değeri ülkemize kazandırmak ve öyle iç pazara ve ihracata vermek. 2015'de bu işe dayalı olarak  Dilovası'nda fabrika yatırımımızı da tamamladık. Çınar Ailesi ile ortağız ki onlar da Kayserili. Bizde 50 kişi çalışıyor ama fason üretim de yaptırıyoruz. Bu yıl hedefimiz 30 milyon dolar ciro yakalamak. HAİTİLİ KÖYLÜLERLE MANGAL KÖMÜRÜ Nazım  İmamoğlu,  Dominik'te tik ağacı ormanı işletirken, ağaçlardan geriye kalan kabuk ve diğer kalıntıları da değerlendirdiklerini belirtiyor ve şu bilgileri aktarıyor: "Bu atıklardan mangal kömürü üretiyoruz. Bu imalatı Haitili köylüler yapıyor, onlar işin ustası. Yılda 10 ton mangal kömürü imalatı yapılıyor ki bunun da yaklaşık 2.500 tonunu  Türkiye'ye ithal ettik. Geri kalanını ise  İngiltere ve  İspanya'ya sattık." DOMİNİK'TE 10'U TÜRK150 KİŞİ İSTİHDAM ETTİK Nazım  İmamoğlu, tik ağacından ıslak zemin malzemesi de üretmeye başladıklarını belirtiyor ve şöyle konuşuyor: "Ham olarak kütük-tomruk olarak getiriyoruz, parke ve mobilya yapıyoruz. yatlarda, saunalarda, havuz kenarlarında zemin malzemesi olarak kullanılıyor. bizim bu hammadde operasyonumuzla  Türkiye'de tik ağacının hammadde fiyatı üçte bire indi. Şu anda  Dominik'te 10'u Türk 150 kişi çalışıyor. Her üç ya da altı ayda işlettiğimiz ormanda imalat yeri değişiyor. kestiğimizin yerine yerine dikim yapıyoruz.  Dominik'te ormancılık yasaları çok katı. 15 yıllık kontratımız var."
Nazım İmamoğlu, 2010'da keşif için gittiği Dominik Cumhuriyeti'nde, suya, neme, demirden daha dayanıklı tik ağacını keşfetti. Şimdi dünyaya satıyor.

Türkiye'nin en büyük sermayesi girişimcileridir sözü öyle boş bir laf değil. Bu sözün içini en iyi dolduran girişimciler de tabii ki Kayserililer. Kayserili Nazım  İmamoğlu'nun  Türkiye'de yetişmeyen tik ağacı ile ilgili ticaret ve imalat macerasından bu yıl 50 milyon dolarlık bir ciro çıkabilir. Ortakları  Mehmet Çınarve Tanju Şeber ile birlikte kurduğu şirketiyle (Çınardan Orman Ürünleri)  Dominik'te 22 milyon metrekare yani 22 kilometrekare tik ağacı ormanı işletmeye başlayan Nasım  İmamoğlu, bu ormandan temin ettiği tik ağaçlarını ham halde  Dilovası'ndaki fabrikasına getiriyor ve orada işliyor.

Geçen yıl başlayan ticaret şimdilik 10 milyon dolara ulaşmış. Nazım  İmamoğluşöyle anlatıyor öyküsünü:

İKTİSAT MEZUNU KAYSERİLİ

"Kayseriliyim. Babam avukattı. Dededen ticaretimiz de vardı.  Kayseri'de zaten ticaretin içine doğuyorsun. 12 yaşımdayken 1977'de  İstanbul'a geldik. Benzin kuyrukları vardı o yıllarda ve ben de kuyrukta bekleyenlere su satarak ticarete başladım.  Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari İlimler Akademisi mezunuyum. Üniversite okurken de 1986'da dayılarıma ait  Bayrampaşa'daki dükkanda mobilya imalathanesi kurdum. Firmamın adı Dekorno'ydu ve sadece kontrat mobilya üretirdim. Yani otel odaları gece kulüpleri, gazinoların tefrişat işini yapardım. Sonra koltuk takımları üretmeye de başladık.  İtalya'dan koltuk takımı getiriyordum ve onları çok sayıda üretip satmaya başladık ve imalatımız da 300 metrekareden 3.000 metrekareye kadar çıktı.
İmalat malum zordur. 1999 depreminden sonra imalatı bıraktık ve 2009'a kadar kereste ve mobilya ticaretine yöneldik. Bu arada ihtiyacımız olan mobilyayı fason yaptırdık ama yine dekorasyon ile yürüdük. 2010'da ise  Dominik'ten ham tik tomruk ithalatına başladık ve yeniden  Dilovası'da kendi fabrikamızı kurduk.

DOMİNİK NERDEN ÇIKTI?

2010'da, ABD'ye,  Los Angeles'e gitmiştim orada  Dominik ile iş yapan arkadaşlarım vardı ve bana 'sen mobilyacısın bu ülkede çok iyi kerestelik orman var' dediler.

Benim için referans olanlar da oldu ve  Dominik'te ülkenin ileri gelenleriyle, tüccarlarıyla ilişkiler kurdum. Kendimizi de iyi anlattık. İlgilendiğim ürün, o bölgede teka denilen bizim 'tik' dediğimiz özel bir ağaçtan kereste. Orada ağaçlar devletin.

22 KİLOMETREKARE ORMAN

Bana  Dominik'in 'ilk ormancılık işletme izni' verildi. 22 milyon metrekare yani 22 kilometrekare bir alanı tahsis ettiler. Biz de önce ağaçtan numune getirdik ve TABİTAK dahil bazı bilimsel kuruluşlara araştırma için sunduk. Sonuç çk olumlu çıktı. Özelliği dış mekanlarda çok dayanıklı, suya karşı demirden daha dayanıklı. Bataklıkta çok zorlu bir tabiatta yetişir. 6 yıldır uğraşıyoruz, son 3 yıldır kesim yapabiliyoruz. Geçen yıl da satışa başladık, üç gemi mal çıkardık 10 milyon dolarlık mal çıkardık. Hedefimiz dünyaya, her ay bir gemi çıkarmak; bu da yılda 60 milyon doları bulacak.

İlk etapta  İsrail ve  İspanya'ya ağaç gönderdik ama asıl amacımız tamamını  Türkiye'ye getirmek ve burada ürüne dönüştürüp katma değeri ülkemize kazandırmak ve öyle iç pazara ve ihracata vermek. 2015'de bu işe dayalı olarak  Dilovası'nda fabrika yatırımımızı da tamamladık. Çınar Ailesi ile ortağız ki onlar da Kayserili. Bizde 50 kişi çalışıyor ama fason üretim de yaptırıyoruz. Bu yıl hedefimiz 30 milyon dolar ciro yakalamak.

HAİTİLİ KÖYLÜLERLE MANGAL KÖMÜRÜ

Nazım  İmamoğlu,  Dominik'te tik ağacı ormanı işletirken, ağaçlardan geriye kalan kabuk ve diğer kalıntıları da değerlendirdiklerini belirtiyor ve şu bilgileri aktarıyor: "Bu atıklardan mangal kömürü üretiyoruz. Bu imalatı Haitili köylüler yapıyor, onlar işin ustası. Yılda 10 ton mangal kömürü imalatı yapılıyor ki bunun da yaklaşık 2.500 tonunu  Türkiye'ye ithal ettik. Geri kalanını ise  İngiltere ve  İspanya'ya sattık."

DOMİNİK'TE 10'U TÜRK150 KİŞİ İSTİHDAM ETTİK

Nazım  İmamoğlu, tik ağacından ıslak zemin malzemesi de üretmeye başladıklarını belirtiyor ve şöyle konuşuyor: "Ham olarak kütük-tomruk olarak getiriyoruz, parke ve mobilya yapıyoruz. yatlarda, saunalarda, havuz kenarlarında zemin malzemesi olarak kullanılıyor. bizim bu hammadde operasyonumuzla  Türkiye'de tik ağacının hammadde fiyatı üçte bire indi. Şu anda  Dominik'te 10'u Türk 150 kişi çalışıyor. Her üç ya da altı ayda işlettiğimiz ormanda imalat yeri değişiyor. kestiğimizin yerine yerine dikim yapıyoruz.  Dominik'te ormancılık yasaları çok katı. 15 yıllık kontratımız var."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Marka Flower Çiçekçi