GTO’DA “Gebze’de Sağlık Turizmi” KOMEDİSİ
GTO’DA “Gebze’de Sağlık Turizmi” KOMEDİSİ
Gebze Ticaret Odası Meclis Salonu’nda “Sağlık Turizmi” başlıklı bir seminer yapıldı…
Bölgemizde neredeyse her oluşumdan medet uman otellerimiz bu toplantıya katılım gösterdi. Ne yapsınlar? Bölgemizde ki turizm ve otelcilik noktasındaki sıkıntılar apaçık ortada. Zar zor dönen oteller “Belki bir umut olur” diye çıkıp geldiler bu seminere…
Darıca Kaymakamı tarafından oluşumu ve kuruluşu gerçekleşen Turizm Birliği’nin tüm süreçte ki toplantılarını takip ettim. Her zaman otel sahipleri aynı şeyi haykırdılar… “Gebze gibi sanayinin merkezi olan bir bölgede bu sanayi kuruluşlarının misafirleri konaklama noktasında bizleri tercih etse ayakta kalmayı başarabiliriz.” Dediler. Neden tercih etmiyorlar peki bizim bölgenin otellerini? Çünkü alışveriş yapacakları tercih sayısı İstanbul’da fazla… Yemek ve içmek noktasında yine restoran tercihlerinde İstanbul ilk sırada. Gebze’yi cazip kılacak yatırım ve tesisleşme maalesef bu noktada yetersiz. Zaten ne Turizm Birliği nede sanayiden bu yönlendirmeyi sağlaması için Gebze Ticaret Odası’nı bu toplantılarda temsil eden Genel Sekreter Mustafa Yaşar Sekin’den bir kıpırdama olmadı. Birlik amatör bir oluşum olarak değerlendirildi.
Şimdi binlerce sanayi kuruluşundan tek bir misafirin bile tercih etmediği Gebze, Darıca, Bayramoğlu ve Şekerpınar Otelleri henüz açılışı gerçekleşmeyen Fatih Devlet Hastanesi, bölge hastalarının şikayetlerini sonlandıramayan Darıca Farabi Devlet Hastanesi ve diğer özel hastanelerin yurtdışından gelmesi beklenen hastaları ve yakınlarını misafir etmeyi umut ediyorlar.
Karnımızda çıkan bir benin iyi yada kötü huylu olduğunu öğrenmemiz için Umuttepe ve diğer araştırma hastanelerine gitmemizi söyleyen bölgemiz hastaneleri, global anlamda hangi hastalık branşlarını tedavi etmek üzere Gebze’ye çekecek. Azerbaycan başta olmak üzere Asya ve Avrupa’daki hangi hasta, “Ben ancak Gebze’de bu hastalıktan kurtulabilirmişim. Hadi tedavimi yaptırmak için Gebze’de bir otel rezervasyonu yaptırayım. Hem gitmişken Gebze’nin tarihi ve kültürel noktalarını da gezeriz.” Diyecek.
Astım hastası olduğumu bilenler bilir… Geçenlerde internette Romanya’da 3 hafta bir mağara içindeki havayı soluyarak bu tedavisi zor hastalıktan kurtulmanın mümkün olduğunu yazıyordu. Astın ilaçlarına yıllardır verdiğim paradan sonra “Acaba Romanya’ya gitsem, 3 hafta bir oetele yerleşip günlük düzenli olarak bu mağarada tedavi görsem.” Dedim. Olmadı… Ama niyetlenmiştim.
Avrupalı’da para var. Onlar sağlıklarına çok düşkün. Sağlık adına tüm servetlerini harcayacak bilince sahipler. Avrupa ülkelerinin sağlık noktasında ki sosyal güvence imkanları daha geniş. Hastayı ambulans helikopterlerle taşıyan bir imkan sahibiler.
Otel sahipleri sağlık turizmi noktasında organizasyon firmasının yurtdışı tanıtım çalışmalarında Gebze’ye de yer vermek üzere belirli bir destek bekliyor. Yani para istiyor. Otellerin mali durumlarını konuşmaya gerek yok. Ölü yatırıma tahammülleri yok. Önce Avrupa’dan ve orta Asya’dan hangi hastalık branşlarında tedavi yaparız, hastanelerimiz bu dersine çalışsın. Otellerimiz zaten her açıdan olumlu koşullara sahip. Kaplıca, termal gibi imkanlarımız yok… Her hastaya serum verip iğne yapan bir hastane anlayışı içindeyiz. Hasta adama Eskihisar Kalesi’nin, Osman Hamdi Bey’in resmini çektirmeye çalışırsakta hiç şaşırmam.
Şimdi diyeceksiniz ki bu soruları o seminerde sunumu yapan kişiye neden sormadın? Vallahi sormaya çalıştım… Söz almak için elimi hiç indirmedim. Kimse söz vermedi…. Ben de onları hayalleri ile başbaşa bırakıp çıktım gittim…
Saygılarımla
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.