İMO Gebze Temsilciliği'nden bina hasar ve bina durum tespitine ilişkin açıklama
İMO Gebze Temsilciliği'nden bina hasar ve bina durum tespitine ilişkin açıklama
İMO Gebze Temsilcisi Ahmet Kadı, bina hasar tespiti ile bina durum tespitinin birbirinden ayrı ele alınması gerektiğine dikkat çekerek,"1999 depreminden önce yapılan binaların belli teşviklerle yıkılması, 99 sonrası yapılan binaların ise durum tespiti yapılarak güçlendirilmesi gerekiyor" dedi.
İMO Gebze Temsilcisi Ahmet Kadı, bina hasar tespiti ile bina durum tespitinin birbirinden ayrı ele alınması gerektiğine dikkat çekerek,"1999 depreminden önce yapılan binaların belli teşviklerle yıkılması, 99 sonrası yapılan binaların ise durum tespiti yapılarak güçlendirilmesi gerekiyor" dedi.
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Gebze Temsilciliği, Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 10 ilde büyük yıkıma neden olan depremlerden sonra, bina hasar tespiti ve mevcut bina durum tespitine ilişkin Gebze İMO binasında bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İMO Gebze Temsilcisi Ahmed Kadı, yardımcıları Nuran Gökdemir, Çağdaş Kara, Eda Nur Güneş ve İsmail Keskin katıldı.
MÜHENDİSLİĞİN YANINDA SOSYAL BOYUTTA TARTIŞILMALI
Deprem bölgesindeki izlenimlerini aktaran İMO Gebze Temsilcisi Ahmet Kadı, yaşanan depremde mühendislik boyutunun tartışılmasının yanında sosyal boyutununda tartışılması gerektiğini belirterek, "Yeni binaların yıkıldığı noktada mühendisleri eleştirirken, yıkılan binalara gerekli yardımları zamanında yetiştiremeyen kurumları eleştirmeyecek miyiz? Deprem bölgesinde neden çadır bulunmadığını eleştirmeyecek miyiz?" diye sordu.
1999 öncesi binaların kentsel dönüşüm kapsamında yıkılıp yeniden yapılması taraftarafı olduklarını belirten Kadı, 1999 sonra binaların ise lokal güçlendirme yapılması gerektiğini ifade etti. Kadı, "Teknik kurumların yapması gerek şey bu durumu ortadan kaldırmasıdır. Bölgeye 10 teknik ekip gönderdik. Bölgedeki herkes depremzede olduğu için kısa zamanda hasar tespit çalışmalarla ve psikolojik destekle hasar almayan evlere göndermeye çalışmaktır" dedi.

BİNA HASAR TESPİTİ NEDİR?
Bina hasar tespitinin, bina hızlı kullanım kodlaması ve bina hasar tespiti olarak ikiye ayrıldığını ifade eden Nuran Gökdemir, "İlk edapta depremin hemen sonrasında binaya veren hasarı görsel olarak yapıyoruz. Bunu yapan yetkili kurumlar, çevre şehircilik bakanlığı ve İMO yetkilileri yapabiliyor. İlk başta gözlemsel olarak inceleniyor. Kolonun, kirişleri, tabliyesi ve temelinin bir hasar almadığını tespit ettiğimiz binalar hasarsız ve hafif hasarlıdır" dedi.

BİNA DURUM TESPİTİ NEDİR?
İkinci aşamanın deprem öncesi ya da deprem sonrasındaki binaların taşıyıcı sistem durumunu anlayabilmek adına ilk etapta bina durum ön değerlendirmesi ve ikinci aşamada ise bina performans değerlendirmesi yapıldığını kaydeden Gökdemir, "Kentsel Dönüşüm Kanunu olarak bilinen 6306 sayılı 'Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkın Kanun' kapsamında yapılır. Binanın riskli olduğu sonucu çıktığında ve rapor resmiyet kazandığında binaya 3 ay içerisinde müdahale etmek zorunludur" diye konuştu.

SAĞLAM ZEMİNDEKİ KÖTÜ BİNALAR BİLE YIKILMAMIŞ
Doğru güçlendirilmiş binaların depremde ayakta kaldığını gördüklerini kaydeden Kadı, "Masanın dört ayağı olan tasarım, imalat, denetim ve işletmeden bahsettim. Birine ihale etmek tehlikelidir. 99 depreminde birine ihale ettik. Burada çözümün o olmadığını gördük. sistemsel anlamda tartışmamız gerekiyor. Sağlam zemine yapılan binalar bile ayakta kaldı. kötü zemine yapılan sağlam binalar ise yıkıldı. Toki binaları güçlü zeminler yapılmış binalardır. Yine Toki binalarıyla aynı düzlemde olan ve deprem bölgesine yakın olan binalarda ayakta kaldı" diye belirtti.
DEPREMİN YAŞANDIĞI 8 İLDE YAPI DENETİM 2011 YILINDA BAŞLAMIŞ
Kadı şöyle devam etti: "AFAD'ın verileri üzerinde projelerimizi tasarlıyoruz. Tasarım aşamasında bunu konuşmazsak baştan kaybettik. Denetim zaafiyetleri var mı? Vardır. Piyasalarda ne kadar eksiklik varsa denetimde de vardır. İnşaat sistemi içende ne kadar sorun varsa yapı denetimde de sorun vardır. 10 ilin 7 ya da 8 ilinde yapı denetim uygulaması 2011'de başladı. 9 saat arayla 2 büyük depremde yaşandı. Yıkılan binalar ilk depremde yıkıldıysa farklı şekilde tartışacağız ama ilk depremden sonra bu yapılar hasar alarak ikinci depremde yıkılmışa şaşırılacak bir durum değildir" diye konuştu.
Son olarak 1999 depreminden sonra çıkarılan deprem yönetmeliğine göre binalarda asmolen tavan yapıldığını ancak 2018'de çıkan deprem yönetmeliğinde asmolen tavanın sert bir şekilde kullanımdan çıkarıldığını belirtildi.
Kocaeli HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.