Kocaeli Barosu Adli yılın açılışını gerçekleştirdi!

Gündem 01.09.2025 - 12:19, Güncelleme: 01.09.2025 - 12:19
 

Kocaeli Barosu Adli yılın açılışını gerçekleştirdi!

Kocaeli Barosu, adli yılın başlaması sebebiyle Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Törende konuşan Baro Başkanı Caner Karakadılar, yargı bağımsızlığına vurgu yapmasının yanı sıra yeni hizmet binası ilişkin de önemli bilgiler verdi.

Kocaeli Barosu 1 Eylül adli yıl açılışı nedeniyle bir dizi etkinlik düzenledi. Program İzmit Kent Meydan’ında çelenk sunumu ile başladı. Çelenk sunumun ardından basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya; Kocaeli Baro Başkanı Caner Karakadılar, önceki dönem baro başkanı Mehmet Gül, Derince Belediyesi Başkanı Sertif Gökçe ve avukatlar katıldı.   BASKI ALTINA ALINMAYA ÇALIŞILDIĞI BİR TABLO İLE KARŞI KARŞIYAYIZ Basın açıklamasında bulunan Kocaeli Baro Başkanı Caner Karakadılar açıklamasında şunları söyledi, “2025 adli yılı açılışında hepinizi baromuz adına saygı ile selamlıyorum. Adalet, yalnızca mahkemelerin değil toplumun ortak vicdanıdır. Yeni adli yılın başlangıcında, yargının kurucu unsurlarından biri olan savunmanın temsilcileri olarak; mesleğimizin onurunu, hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerini ve adil yargılanma hakkının yaşamsal önemini, toplumun ortak vicdanına katkı sunmak amacıyla bir kez daha kamuoyuna hatırlatma sorumluluğundayız. Hukuk devleti, ancak bağımsız bir yargı ve özgür bir savunma makamıyla var olabilir. Bugün ise yargının bağımsızlığının zedelendiği, savunmanın yani avukatlık mesleğinin sistematik biçimde baskı altına alınmaya çalışıldığı bir tablo ile karşı karşıyayız.   KEYFİ UYGULAMALARIN HALİNE GELMİŞTİR Yürütmenin yargı süreçlerine doğrudan müdahale ettiği duygusunu güçlendiren tasarrufları, mahkeme kararlarının uygulanmaması ve keyfî tutuklama pratikleri yurttaşların hukuka ve adalete olan güvenini derinden sarsmaktadır. Tutuklama tedbiri bir ceza aracına dönüştürülmüş; yalnızca avukatlar değil, gazeteciler, seçilmiş belediye başkanları, demokratik ve Anayasal haklarını kullanan geleceğimiz olan öğrenciler gözaltına alınıp tutuklanarak keyfî uygulamaların hedefi hâline getirilmiştir. Bu durum yalnızca bireylerin özgürlüğünü değil, doğrudan toplumsal barışı ve hukuk devletinin temelini tehdit etmektedir. Savunmanın ve toplumsal muhalefetin cezalandırılması, aslında adaletin yargılanmasıdır.   DEMOKRATİK MEŞRUİYETİ ZEDELEMEKTEDİR Bununla birlikte yıllarca süren yargılamalar yurttaşların adalet arayışını sürüncemede bırakmaktadır. Kocaeli özelinde bir işçilik alacağı davası yerelde ortalama bir, istinaf mahkemesinde ise en erken 2 yıl içinde sonuçlanmaktadır. Bu süre zarfındaki gecikme nedeniyle paranın değer kaybetmesi bir yana işverenlerin ödeme gücünü kaybetmeleri nedeniyle çoğu zaman işçiler alacaklarına kavuşamamaktadır. Vatandaşlarımız hem ekonomik hem psikolojik olarak yıpranmakta, hak arama özgürlüğü fiilen kısıtlanmaktadır. Bu nedenle yargı hizmetlerini hızlandıracak yapısal reformların zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi elzemdir. Baroların bağımsızlığına yönelik yargı müdahaleleri de, yalnızca yönetimsel bir tasarruf değil, doğrudan hukukun üstünlüğüne yöneltilmiş ağır bir saldırıdır. Baroların ifade özgürlüğünü savundukları ve kullandıkları için hedef alınması ve hatta yönetimlerine müdahale edilmesi, demokratik meşruiyeti zedelemektedir.   MESLEĞİN NİTELİĞİNİ VE GELECEĞİNİ TEHDİT ETMEKTEDİR Meslektaşlarımız yalnızca mesleklerini icra ederken karşılaştıkları baskılarla değil, ağırlaşan ekonomik koşullar ve saldırılar nedeniyle de ciddi bir varoluş mücadelesi vermektedir. Avukatların ekonomik ve mesleki güvenceden yoksun bırakılması, savunmayı işlevsiz hâle getirmekte; bu da doğrudan adil yargılanma hakkını imkânsızlaştırmaktadır. Son 15 yıl içinde öngörüsüzce açılan hukuk fakülteleri, mesleğin niteliğini ve geleceğini uzun süredir tehdit etmektedir. TBB siciline kayıtlı avukat sayısı 200 bini çoktan aşmıştır.   EĞİTİM KALİTESİ YÜKSELMELİ Bu sene itibarıyla devlet üniversitelerinin kontenjanlarının azaltılması ve başarı sıralamasıyla ilgili yapılan düzenlemeler olumlu birer adım olsa da tek başına yeterli değildir; vakıf üniversitelerinin de kontenjanlarının aynı şekilde azaltılması, başarı sıralamasının kademeli olarak 50.000’e yükseltilmesi ve son olarak Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavından, hiç bir siyasi baskıya boyun eğmeden taviz verilmemesi son derece önemlidir. Öyle ki; 2024-2025 yıllarında yapılan iki sınav, hukuk eğitimi kalitesinin de denli yetersiz kaldığını açıkça ortaya koymuştur. Hekim hata yaparsa hasta ancak hakim hata yaparsa toplumun tamamı zarar görür. Hal böyleyken toplumun bütünü için hayati öneme sahip hukuk eğitiminin kalitesini yükseltmek iradesi bütüncül bir yaklaşım gerekmektedir.   YASALAR EKSİKSİZ UYGULANMALI 23 Ocak 2025’te açıklanan 2025–2029 yılları Yargı Reformu Strateji belgesinde avukatlara ilişkin hedefler dikkat çekicidir. Serbest çalışan avukatların iş alanlarının genişletilmesi, bağlı çalışan avukatlar için mesleğin onuruna uygun bir ücret rejimi oluşturulması, stajyer avukatlara destek sağlanması, kamu avukatlarının özlük haklarının düzenlenmesi, zorunlu müdafilik ödemelerinin artırılması ve adli yardım ödeneğinin yükseltilmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye Barolar Birliği’nin ve baroların ısrarlı taleplerini içeren bu düzenlemelerin yalnızca meslek için değil, toplumun adalete erişim hakkı için de kritik önemde olduğunu hatırlatıyoruz. Ancak, bu hedeflerin hayata geçebilmesi için toplumda hukuka güvenin yeniden tesis edilmesi zorunludur. Bu yalnızca yeni yasaların çıkarılmasıyla değil, Anayasa ve mevcut yasaların eksiksiz uygulanmasıyla mümkündür. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı güvence altına alınmadıkça, adalet duygusu ne yazık ki onarılamaz.   YÖNETİCİLERİN ÖZGÜR OLMADIĞI BİR ÜLKEDE ADALETTEN BAHSEDİLEMEZ Bağımsız yargının ve güçlü bir savunmanın teminatlarından biri de, ekonomik ve mesleki açıdan güvenceye sahip avukatlardır. Salt avukatlık yaptığı için gözaltına alınan ve hatta tutuklanan meslektaşlarımızla dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. Avukatların, gazetecilerin, öğrencilerin ve seçilmiş yöneticilerin özgür olmadığı bir ülkede adaletten söz edilemez. Bizler, bağımsız savunmayı, meslek örgütlerimizin özerkliğini ve hukukun üstünlüğünü koruma kararlılığımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz. Yeni adli yıl, yalnızca yargının kurucu unsurları olan avukat, hakim ve savcıların değil, bütün yurttaşların adalet mücadelesinin yılı olmalıdır. Bizler Kocaeli Barosu ailesi olarak, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyetimizin temel değerlerine bağlı kalarak; hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ile kişi hak ve özgürlüklerini savunmaya devam edeceğimizin sözünü veriyoruz.   ADLİYE BİNASININ YERİ İÇİN RUHSAT VERİLDİ Konuşmamı sonlandırırken kentimiz için güzel bir haberi de sizlerle paylaşmak isterim. Kocaeli'nin yıllardır yetersizliği arşa çıkan ve halen 3 binada hizmet veren adliyesi binası için belirlenen yerle ilgili olarak Kartepe Belediyesince inşaat ruhsatı verilmiştir. Her ne kadar yeni adliye binası için planlanan kapalı alanın ihtiyacı çok uzun vadeli karşılamayacağı eleştirimizi bir şerh olarak tarihe not olarak geçsek de, bu olumlu gelişmeye katkı veren herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Yeni adli yılın; bağımsız yargının güçlendiği, baroların özerkliğinin güvence altına alındığı, yargı mensuplarının ve toplumun tüm kesimlerinin adaletle buluştuğu bir yıl olmasını diliyoruz”  
Kocaeli Barosu, adli yılın başlaması sebebiyle Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Törende konuşan Baro Başkanı Caner Karakadılar, yargı bağımsızlığına vurgu yapmasının yanı sıra yeni hizmet binası ilişkin de önemli bilgiler verdi.

Kocaeli Barosu 1 Eylül adli yıl açılışı nedeniyle bir dizi etkinlik düzenledi. Program İzmit Kent Meydan’ında çelenk sunumu ile başladı. Çelenk sunumun ardından basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya; Kocaeli Baro Başkanı Caner Karakadılar, önceki dönem baro başkanı Mehmet Gül, Derince Belediyesi Başkanı Sertif Gökçe ve avukatlar katıldı.

 

BASKI ALTINA ALINMAYA ÇALIŞILDIĞI BİR TABLO İLE KARŞI KARŞIYAYIZ

Basın açıklamasında bulunan Kocaeli Baro Başkanı Caner Karakadılar açıklamasında şunları söyledi, “2025 adli yılı açılışında hepinizi baromuz adına saygı ile selamlıyorum. Adalet, yalnızca mahkemelerin değil toplumun ortak vicdanıdır. Yeni adli yılın başlangıcında, yargının kurucu unsurlarından biri olan savunmanın temsilcileri olarak; mesleğimizin onurunu, hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerini ve adil yargılanma hakkının yaşamsal önemini, toplumun ortak vicdanına katkı sunmak amacıyla bir kez daha kamuoyuna hatırlatma sorumluluğundayız. Hukuk devleti, ancak bağımsız bir yargı ve özgür bir savunma makamıyla var olabilir. Bugün ise yargının bağımsızlığının zedelendiği, savunmanın yani avukatlık mesleğinin sistematik biçimde baskı altına alınmaya çalışıldığı bir tablo ile karşı karşıyayız.

 

KEYFİ UYGULAMALARIN HALİNE GELMİŞTİR

Yürütmenin yargı süreçlerine doğrudan müdahale ettiği duygusunu güçlendiren tasarrufları, mahkeme kararlarının uygulanmaması ve keyfî tutuklama pratikleri yurttaşların hukuka ve adalete olan güvenini derinden sarsmaktadır. Tutuklama tedbiri bir ceza aracına dönüştürülmüş; yalnızca avukatlar değil, gazeteciler, seçilmiş belediye başkanları, demokratik ve Anayasal haklarını kullanan geleceğimiz olan öğrenciler gözaltına alınıp tutuklanarak keyfî uygulamaların hedefi hâline getirilmiştir. Bu durum yalnızca bireylerin özgürlüğünü değil, doğrudan toplumsal barışı ve hukuk devletinin temelini tehdit etmektedir. Savunmanın ve toplumsal muhalefetin cezalandırılması, aslında adaletin yargılanmasıdır.

 

DEMOKRATİK MEŞRUİYETİ ZEDELEMEKTEDİR

Bununla birlikte yıllarca süren yargılamalar yurttaşların adalet arayışını sürüncemede bırakmaktadır. Kocaeli özelinde bir işçilik alacağı davası yerelde ortalama bir, istinaf mahkemesinde ise en erken 2 yıl içinde sonuçlanmaktadır. Bu süre zarfındaki gecikme nedeniyle paranın değer kaybetmesi bir yana işverenlerin ödeme gücünü kaybetmeleri nedeniyle çoğu zaman işçiler alacaklarına kavuşamamaktadır. Vatandaşlarımız hem ekonomik hem psikolojik olarak yıpranmakta, hak arama özgürlüğü fiilen kısıtlanmaktadır. Bu nedenle yargı hizmetlerini hızlandıracak yapısal reformların zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi elzemdir. Baroların bağımsızlığına yönelik yargı müdahaleleri de, yalnızca yönetimsel bir tasarruf değil, doğrudan hukukun üstünlüğüne yöneltilmiş ağır bir saldırıdır. Baroların ifade özgürlüğünü savundukları ve kullandıkları için hedef alınması ve hatta yönetimlerine müdahale edilmesi, demokratik meşruiyeti zedelemektedir.

 

MESLEĞİN NİTELİĞİNİ VE GELECEĞİNİ TEHDİT ETMEKTEDİR

Meslektaşlarımız yalnızca mesleklerini icra ederken karşılaştıkları baskılarla değil, ağırlaşan ekonomik koşullar ve saldırılar nedeniyle de ciddi bir varoluş mücadelesi vermektedir. Avukatların ekonomik ve mesleki güvenceden yoksun bırakılması, savunmayı işlevsiz hâle getirmekte; bu da doğrudan adil yargılanma hakkını imkânsızlaştırmaktadır.
Son 15 yıl içinde öngörüsüzce açılan hukuk fakülteleri, mesleğin niteliğini ve geleceğini uzun süredir tehdit etmektedir. TBB siciline kayıtlı avukat sayısı 200 bini çoktan aşmıştır.

 

EĞİTİM KALİTESİ YÜKSELMELİ

Bu sene itibarıyla devlet üniversitelerinin kontenjanlarının azaltılması ve başarı sıralamasıyla ilgili yapılan düzenlemeler olumlu birer adım olsa da tek başına yeterli değildir; vakıf üniversitelerinin de kontenjanlarının aynı şekilde azaltılması, başarı sıralamasının kademeli olarak 50.000’e yükseltilmesi ve son olarak Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavından, hiç bir siyasi baskıya boyun eğmeden taviz verilmemesi son derece önemlidir. Öyle ki; 2024-2025 yıllarında yapılan iki sınav, hukuk eğitimi kalitesinin de denli yetersiz kaldığını açıkça ortaya koymuştur. Hekim hata yaparsa hasta ancak hakim hata yaparsa toplumun tamamı zarar görür. Hal böyleyken toplumun bütünü için hayati öneme sahip hukuk eğitiminin kalitesini yükseltmek iradesi bütüncül bir yaklaşım gerekmektedir.

 

YASALAR EKSİKSİZ UYGULANMALI

23 Ocak 2025’te açıklanan 2025–2029 yılları Yargı Reformu Strateji belgesinde avukatlara ilişkin hedefler dikkat çekicidir. Serbest çalışan avukatların iş alanlarının genişletilmesi, bağlı çalışan avukatlar için mesleğin onuruna uygun bir ücret rejimi oluşturulması, stajyer avukatlara destek sağlanması, kamu avukatlarının özlük haklarının düzenlenmesi, zorunlu müdafilik ödemelerinin artırılması ve adli yardım ödeneğinin yükseltilmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye Barolar Birliği’nin ve baroların ısrarlı taleplerini içeren bu düzenlemelerin yalnızca meslek için değil, toplumun adalete erişim hakkı için de kritik önemde olduğunu hatırlatıyoruz. Ancak, bu hedeflerin hayata geçebilmesi için toplumda hukuka güvenin yeniden tesis edilmesi zorunludur. Bu yalnızca yeni yasaların çıkarılmasıyla değil, Anayasa ve mevcut yasaların eksiksiz uygulanmasıyla mümkündür. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı güvence altına alınmadıkça, adalet duygusu ne yazık ki onarılamaz.

 

YÖNETİCİLERİN ÖZGÜR OLMADIĞI BİR ÜLKEDE ADALETTEN BAHSEDİLEMEZ

Bağımsız yargının ve güçlü bir savunmanın teminatlarından biri de, ekonomik ve mesleki açıdan güvenceye sahip avukatlardır. Salt avukatlık yaptığı için gözaltına alınan ve hatta tutuklanan meslektaşlarımızla dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. Avukatların, gazetecilerin, öğrencilerin ve seçilmiş yöneticilerin özgür olmadığı bir ülkede adaletten söz edilemez. Bizler, bağımsız savunmayı, meslek örgütlerimizin özerkliğini ve hukukun üstünlüğünü koruma kararlılığımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz. Yeni adli yıl, yalnızca yargının kurucu unsurları olan avukat, hakim ve savcıların değil, bütün yurttaşların adalet mücadelesinin yılı olmalıdır. Bizler Kocaeli Barosu ailesi olarak, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyetimizin temel değerlerine bağlı kalarak; hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ile kişi hak ve özgürlüklerini savunmaya devam edeceğimizin sözünü veriyoruz.

 

ADLİYE BİNASININ YERİ İÇİN RUHSAT VERİLDİ

Konuşmamı sonlandırırken kentimiz için güzel bir haberi de sizlerle paylaşmak isterim. Kocaeli'nin yıllardır yetersizliği arşa çıkan ve halen 3 binada hizmet veren adliyesi binası için belirlenen yerle ilgili olarak Kartepe Belediyesince inşaat ruhsatı verilmiştir. Her ne kadar yeni adliye binası için planlanan kapalı alanın ihtiyacı çok uzun vadeli karşılamayacağı eleştirimizi bir şerh olarak tarihe not olarak geçsek de, bu olumlu gelişmeye katkı veren herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Yeni adli yılın; bağımsız yargının güçlendiği, baroların özerkliğinin güvence altına alındığı, yargı mensuplarının ve toplumun tüm kesimlerinin adaletle buluştuğu bir yıl olmasını diliyoruz”

 

Kocaeli HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.