Gebze Haber Girişi: 18.01.2021 - 16:03, Güncelleme: 18.01.2021 - 16:03

Onat Metal işçilerinden açıklama

 

Onat Metal işçilerinden açıklama

Onat Metal işçilerinden açıklama
Onat Metal’de ücretsiz izne çıkartılan işçiler basın açıklamasında bulundu. Yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; “Bizler, Onat Alüminyum işçileri olarak, çalışma koşullarımızın, ücret ve diğer haklarımızın iyileştirilmesi için başlattığımız ve Temmuz ayında yoğunlaşan sendikal örgütlenme çalışmalarımız nedeni ile bu durum işveren tarafından öğrenildiği andan itibaren oldukça yoğun baskılara ve yıldırma politikalarına maruz kaldık. Bu bağlamda, öncelikle sendika üyesi işçilere, iş yeri müdür ve amirlerince uygulanan, sendika üyeliğinden istifa baskısı, diğer işçilerden tecrit uygulaması, haksız yere tutanak baskısı, görev tanımı dışında işler yaptırmak gibi sistematik baskılar sıradan uygulamalar haline gelmiştir. CEZALANDIRMA UYGULAMASI BAŞLATILDI Buna rağmen Türk Metal Sendikası’nda örgütlenerek, iş yerinde çoğunluğu sağladık. Nitekim 25.08.2020 tarihi itibariyle Çalışma Bakanlığı’ndan yetki tespiti kararı da alınmıştır. Ancak buna rağmen işveren sendikamızın yetkisi tanınmayarak toplu iş sözleşmesi görüşmelerinden kaçınmış, dahası, bir yandan yetki tespitine itiraz davası açılmış, diğer yandan ise sendikal örgütlülüğümüzün tasfiyesi için çok yönlü bir baskı politikası ile sendikal örgütlülüğümüzün tasfiyesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda son olarak özellikle sendikal faaliyetlerde öncülük yapmamız ve sendika üyeliğinden istifa etmememiz nedeni ile istem ve onayımız olmaksızın, ücretsiz izin dayatması şeklinde bir cezalandırma uygulaması başlatılmıştır. PSİKOLOJİK ŞİDDETE VARAN BASKILAR İşverene bağlı iki ayrı iş yerinde 300 civarında işçi tam zamanlı olarak ve vardiya düzenlerinde hiç bir değişiklik olmadan, hatta sürekli fazla mesailer de yaparak çalışmaya devam ederken, son dört aylık süreçte şimdilik 18 kişilik sendikalı öncü işçi sözde “COVİD19” gerekçesi ile ücretsiz izne çıkarılmıştır. Bizlere, “siz neden ücretsiz izne çıkarıldığınızı biliyorsunuz”, “çoluk çocuğun var, bırak bu işleri, bu yaştan sonra iş bulamazsın,..”  gibi açık psikolojik şiddete varan baskılar da uygulanmıştır. Esasen ücretsiz izin uygulamasının, iş yerinden kaynanlanan haklı ve objektif bir nedeni veya bizlerden kaynaklanan öznel bir nedeni bulunmadığı gibi; ücretsiz izne çıkarılan işçilerin tümünün sendikal faaliyetlerde öne çıkan işçiler ve üyelerden oluşmasından, keza sendikadan istifa eden 3 işçinin ücretsiz izin uygulamasına son verilerek işe başlatılmasından da anlaşılacağı üzere, zincirleme şekilde sürüdürülen bu ücretsiz izin uygulaması tümden sendikal örgütlülüğün tasfiyesine yönelik bir caydırma ve cezalandırma polikasının sonucudur. COVİD BAHANESİ Kaldı ki, işveren vekilleri tarafından da, açık veya örtülü ifadelerle, ücretsiz izin uygulamasının sendikal örgütlenmeyi tasfiyeye yönelik bir uygulama olduğu ikrar edilmiştir. Bizler bu haksız ve hukuka aykırı zincirleme ücretsiz izin uygulamaları ile bu güne kadar fiilen işsiz ve güvencesiz duruma düşürülmüş bulunuyoruz.  Bizlerin mevcut işlerimizde çalışmamıza engel olacak hiç bir sağlık sorunumuz ve engelimiz bulunmadığı halde, yine iş yerinde vardiya düzeninde değişiklik olmadan tam kapasite çalışmaya devam edildiği halde, işveren tüm talep ve ihtarlarımıza rağmen bizleri çalıştırmaktan kaçınmakta, zincirleme ücretsiz izin uygulaması dayatılmaktadır. Bu durum iyi niyet kurallarına aykırı olup, işveren tarafından COVİD bahanesi ile, hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu süreçte, ücret ve diğer hak edişlerimiz ödenmediği gibi sigorta primlerimiz de ödenmemektedir. Ayrıca sigorta kaydımız prim ödemeden devam ettirildiği için, başka bir iş bulma imkanımız da bulunmamaktadır. Bu sebeple deyim yerindeyse fiilen işsizliğe, açlığa ve geleceksizliğe mahkum edilmiş bulunuyoruz. HİÇBİR DENETİM VE YAPTIRIM UYGULANMADI Bu uygulamalar ve sendikal baskılar nedeniyle ilgili kurumlar nezdinde kamusal denetim yapılması ve bu hukuksuzluğa son verilmesi için yazılı başvurular da yapmış olduğumuz halde, bugüne kadar hiç bir denetim ve yaptırım uygulanmamıştır. İşveren bu denetimsizlikten de güç alarak, keyfi ve haksız tavrında ısrar etmektedir. Tüm bu nedenlerle, gelinen noktada, sesimizi duyurmak için, adalet, iş ve ekmek talebimizi vurgulamak için, bir kez daha kamusal denetim yapılması gereğine dikkat çekmek için, siz değerli basın emekçileri vasıtası ile tüm sendikalı işçi kardeşlerimiz adına bu basın açıklaması zorunlu hale gelmiştir. Yasal ve meşru hak arayışımız her yerde ve her koşulda devam edecektir.  Hepinize gösterdiğiniz duyarlılık için teşekkür ederiz. Kurtuluş yok ya hep beraber ya hiç birimiz! Dayanışma kazanacak, biz kazanacağız!”
Onat Metal işçilerinden açıklama

Onat Metal’de ücretsiz izne çıkartılan işçiler basın açıklamasında bulundu. Yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; “Bizler, Onat Alüminyum işçileri olarak, çalışma koşullarımızın, ücret ve diğer haklarımızın iyileştirilmesi için başlattığımız ve Temmuz ayında yoğunlaşan sendikal örgütlenme çalışmalarımız nedeni ile bu durum işveren tarafından öğrenildiği andan itibaren oldukça yoğun baskılara ve yıldırma politikalarına maruz kaldık. Bu bağlamda, öncelikle sendika üyesi işçilere, iş yeri müdür ve amirlerince uygulanan, sendika üyeliğinden istifa baskısı, diğer işçilerden tecrit uygulaması, haksız yere tutanak baskısı, görev tanımı dışında işler yaptırmak gibi sistematik baskılar sıradan uygulamalar haline gelmiştir.

CEZALANDIRMA UYGULAMASI BAŞLATILDI

Buna rağmen Türk Metal Sendikası’nda örgütlenerek, iş yerinde çoğunluğu sağladık. Nitekim 25.08.2020 tarihi itibariyle Çalışma Bakanlığı’ndan yetki tespiti kararı da alınmıştır. Ancak buna rağmen işveren sendikamızın yetkisi tanınmayarak toplu iş sözleşmesi görüşmelerinden kaçınmış, dahası, bir yandan yetki tespitine itiraz davası açılmış, diğer yandan ise sendikal örgütlülüğümüzün tasfiyesi için çok yönlü bir baskı politikası ile sendikal örgütlülüğümüzün tasfiyesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda son olarak özellikle sendikal faaliyetlerde öncülük yapmamız ve sendika üyeliğinden istifa etmememiz nedeni ile istem ve onayımız olmaksızın, ücretsiz izin dayatması şeklinde bir cezalandırma uygulaması başlatılmıştır.

PSİKOLOJİK ŞİDDETE VARAN BASKILAR

İşverene bağlı iki ayrı iş yerinde 300 civarında işçi tam zamanlı olarak ve vardiya düzenlerinde hiç bir değişiklik olmadan, hatta sürekli fazla mesailer de yaparak çalışmaya devam ederken, son dört aylık süreçte şimdilik 18 kişilik sendikalı öncü işçi sözde “COVİD19” gerekçesi ile ücretsiz izne çıkarılmıştır. Bizlere, “siz neden ücretsiz izne çıkarıldığınızı biliyorsunuz”, “çoluk çocuğun var, bırak bu işleri, bu yaştan sonra iş bulamazsın,..”  gibi açık psikolojik şiddete varan baskılar da uygulanmıştır. Esasen ücretsiz izin uygulamasının, iş yerinden kaynanlanan haklı ve objektif bir nedeni veya bizlerden kaynaklanan öznel bir nedeni bulunmadığı gibi; ücretsiz izne çıkarılan işçilerin tümünün sendikal faaliyetlerde öne çıkan işçiler ve üyelerden oluşmasından, keza sendikadan istifa eden 3 işçinin ücretsiz izin uygulamasına son verilerek işe başlatılmasından da anlaşılacağı üzere, zincirleme şekilde sürüdürülen bu ücretsiz izin uygulaması tümden sendikal örgütlülüğün tasfiyesine yönelik bir caydırma ve cezalandırma polikasının sonucudur.

COVİD BAHANESİ

Kaldı ki, işveren vekilleri tarafından da, açık veya örtülü ifadelerle, ücretsiz izin uygulamasının sendikal örgütlenmeyi tasfiyeye yönelik bir uygulama olduğu ikrar edilmiştir. Bizler bu haksız ve hukuka aykırı zincirleme ücretsiz izin uygulamaları ile bu güne kadar fiilen işsiz ve güvencesiz duruma düşürülmüş bulunuyoruz.  Bizlerin mevcut işlerimizde çalışmamıza engel olacak hiç bir sağlık sorunumuz ve engelimiz bulunmadığı halde, yine iş yerinde vardiya düzeninde değişiklik olmadan tam kapasite çalışmaya devam edildiği halde, işveren tüm talep ve ihtarlarımıza rağmen bizleri çalıştırmaktan kaçınmakta, zincirleme ücretsiz izin uygulaması dayatılmaktadır. Bu durum iyi niyet kurallarına aykırı olup, işveren tarafından COVİD bahanesi ile, hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu süreçte, ücret ve diğer hak edişlerimiz ödenmediği gibi sigorta primlerimiz de ödenmemektedir. Ayrıca sigorta kaydımız prim ödemeden devam ettirildiği için, başka bir iş bulma imkanımız da bulunmamaktadır. Bu sebeple deyim yerindeyse fiilen işsizliğe, açlığa ve geleceksizliğe mahkum edilmiş bulunuyoruz.

HİÇBİR DENETİM VE YAPTIRIM UYGULANMADI

Bu uygulamalar ve sendikal baskılar nedeniyle ilgili kurumlar nezdinde kamusal denetim yapılması ve bu hukuksuzluğa son verilmesi için yazılı başvurular da yapmış olduğumuz halde, bugüne kadar hiç bir denetim ve yaptırım uygulanmamıştır. İşveren bu denetimsizlikten de güç alarak, keyfi ve haksız tavrında ısrar etmektedir. Tüm bu nedenlerle, gelinen noktada, sesimizi duyurmak için, adalet, iş ve ekmek talebimizi vurgulamak için, bir kez daha kamusal denetim yapılması gereğine dikkat çekmek için, siz değerli basın emekçileri vasıtası ile tüm sendikalı işçi kardeşlerimiz adına bu basın açıklaması zorunlu hale gelmiştir. Yasal ve meşru hak arayışımız her yerde ve her koşulda devam edecektir.  Hepinize gösterdiğiniz duyarlılık için teşekkür ederiz. Kurtuluş yok ya hep beraber ya hiç birimiz! Dayanışma kazanacak, biz kazanacağız!”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hedefgazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.